13 Dolar için hayatımın 1 saatini sattım

Çağımızda hepimiz doğup büyüyor ve sisteme dahil edilip hayatımızı sürdürmeye çalışıyoruz. Her şeyi bize dayatılan şekilde yaşıyor ve günbegün bazı değerlerimizi kaybediyoruz. Çoğumuz, hayatlarının belirli bir kısmından sonra saatlerini para karşılığında satmaya başlıyor. Fakat aklımızda tek bir soru: “Değer mi?”

Her bir birey bir iş sahibi olduğu takdirde saat başı belirli bir miktar para almaktadır. Örneğin saat başı 13 dolar kazanan birisini ele alalım. Bu kişi, günlük hayatında kazancından bahsederken “Saat başı 13 dolar kazanıyorum.” diyecektir büyük ihtimalle. Sadece bu kişi değil, şu anda iş sahibi olan çoğu kişi kazancını bu şekilde tarif etmektedir. Fakat hiç bakış açımızı değiştirip farklı bir yönden bakmayı denedik mi bu duruma? Örneğin “13 dolar karşılığında hayatımın 1 saatini sattım.” gibi. Çünkü şu anda sistem tam olarak da bu şekilde işlemektedir. İnsanlar, eşyaları parayla değil, ömürleriyle satın almaktadırlar. Örneğin sabah 8, öğle 4 çalışan bir kişi, o gün hayatından 8 saat satarak karşılığında ay sonu belirli bir miktar para almaktadır.

Her bir insanın hayatına sistem tarafından belirli bir değer ölçülür. Kimilerinin hayatı, diğerlerinden daha değerli ve daha pahalıdır. İşte tam da bu yüzden bazıları diğer insanlardan daha fazla maaş alır ve hayatlarını daha fazla para karşılığında satarlar.

Aslında hepimiz belirli bir amaç uğruna kullanılmaktayız. İşte bu denli yalan bir dünyada, fazla hırs yapmanın ve hırs yüzünden bazı değerlerimizi ve en önemlisi de insanlığımızı kaybetmemizin bir anlamı yok. Ne diyor Mevlana:

Hırsı bırak, kendini boş yere harcama. Şu toprak altında çırak da bir usta da.

Yanlış anlaşılmayı istemediğimden dolayı ilaveten bir açıklama daha yapma gereği duyuyorum. Tüm bu bahsettiklerimden, aslında hiçbir şey yapmamamız, çalışmamamız, okumamamız, boş bir insan olmamız gerektiği anlamı çıkarılmasını istemiyorum. Tam aksine bizler, çok okuyan, üreten ve ilkeleri olan bireyler olmalıyız. Çünkü okumayan bir insan, boştur. Bizi hayvanlardan ayıran kabiliyetimizi, yani düşünme ve aklımızı kullanma yeteneğimizi sonuna kadar kullanmalı ve ondan faydalanmalıyız. Fakat fuzuli işlerle uğraşmak yerine, kendimize ve çevremize faydalı olabilecek olan konular üzerinde yoğunlaşmalı ve o konuların uğruna çaba sarf etmeliyiz. Etrafımızda olup bitenden haberdar olmalı ve nasıl bir oyun içerisinde rol aldığımızın farkında olmalıyız. Zaman çok değerlidir; gitti mi geri gelmez. Marifet onu akıllıca kullanmaktır.

Like what you read? Give Ozan Ali a round of applause.

From a quick cheer to a standing ovation, clap to show how much you enjoyed this story.