1.8K Followers
·
Follow

Image for post
Image for post

Aralık 2017.

Yine işe acayip geç kaldığım bir gün, taksideyim ve Twitter’da geziniyorum. O sırada karşıma İstanbul Film Akademi denilen bir kanalda yer alan Olmaz Öyle Saçma Şey programı hakkında bir tweet çıkıyor. Zaten işim gücüm içerik olduğu için de böyle güzel başlıklara ve isimlere sahip her şeye sazanlamasına atlıyorum.

Olmaz Öyle Saçma Şey’i açtıktan sonra tüm yol boyunca izliyor, adeta bitmesin istiyorum. Ancak ev ile iş yeri arası zaten 10 dakika. Tadım kaçıyor, kapatıyorum.

Ofise gidiyorum ve şunu fark ediyorum: Ösnurçum, yeni bağımlılığın hayırlı uğurlu olsun.

Çünkü işi sallamadan, bilgisayar başında çaktırmadan Olmaz Öyle Saçma Şey’in o güne kadar yayınlanmış tüm bölümlerini izliyorum. Yetiyor mu? Hayır, hemen arkadaşlarıma link atıyorum, eve gidiyorum erkek arkadaşıma art arda izletiyorum. …


Image for post
Image for post

İçinden geçtiğimiz bu zorlu dönemde…

Biliyorsunuz ki artık her içerik, her paylaşım, her konuşma bununla başlıyor. Yadsınamaz derecede büyük bir problemle baş başayız ve bu sırada markalar, marka yöneticileri, ajanslar ne yapıp ne edecekleri konusunda büyük bir efor ile karşılaşmak durumunda kaldılar.

Bir süredir aklımda olan bu konuyu yazmak için bekledim, iletişimin daha stabil hale gelmesini, herkesin söylemesi gerekeni söylemesini, üzerine ahkamlar kesilmesini, büyük büyük konuşulmasını bekledim. Çünkü biliyordum, bu konuda da parsasını toplamak isteyen çok fazla insan olacaktı.

Image for post
Image for post

Teşekkürler arkadaşlar, artık doyduğunuzu, REP barınızı doldurduğunuzu düşünüyorum ve bu sebeple daha çok sessiz kalmayı tercih ettiğim bu süreçte artık bayramlık ağzımı açmaya başlıyorum. …


Image for post
Image for post
Nasıl delirdim remastered edition.

Herkes en az bir kez Corona ile ilgili yazıp çizmişken bu konunun bir sonucu olan evden çalışmaya dair görüşlerimi sizlerle paylaşmak istiyorum. Yaklaşık 8 yıldır tam zamanlı işlerimin yanında freelance işlerimin olması, dönem dönem tamamen evden çalışmam nedeniyle açıkçası bu konuda daha önce de yazıp çizme hakkını kendimde görmüş, üstüne üstlük bundan arsız gibi 1 değil 2 değil, 5 değil. Pardon. Bir anda ilgim dağıldı. Bundan arsız gibi bir sürü içerik çıkarmıştım.

Ancak şu anda durumlar çok daha farklı, gönüllü bir uzaktan çalışma değil mecburi bir durum halindeyiz. Ve hazır olun, herkes delirmek üzere.

Neden delirmek üzereyiz?

Çünkü her ne kadar herkes işe gitmenin bir zul olduğunu düşünse de -hadi şimdi birbirimizi yemeyelim, işine her gün yepyeni bir heyecanla giden 3 tane kişi var onlar da zaten TEB şubesi gibi bulması aşırı zor- süreklilik arz eden, bizi belirli bir ritmin içinde tutan ve to-do listemizden ve takvimimizden “bu da tamamdır”ı işaretleten, minik minik bize adeta başarım açan bir durum. Bir anda elimizden bu başarımlar gittiğinde ise boşluğa düşme gerçeği ile karşılaşmış oluyoruz. Bu tabi ki yalnızca çalışanlar değil marka ve ajanslar için de geçerli. …

About

Öznur Doğan

Content creator, digital marketing addict, gamer, atom ant. Strategist.

Get the Medium app

A button that says 'Download on the App Store', and if clicked it will lead you to the iOS App store
A button that says 'Get it on, Google Play', and if clicked it will lead you to the Google Play store