Erken Boşal(t)ma


“Beni evine davet etmen büyük incelik.”

Hilesi olmayan kadınlardandı. Memelerini kastediyorum. Üzerindekileri çıkardığında yerçekimine bir gram bile taviz vermeyeceği o kadar açıktı ki. O vücudu bir yandan dünyanın en normal şeyiymişçesine üzerinde taşırken bir yandan da yeri geldiğinde vâkur bir duruş eşliğinde aslında her şeyin farkında olduğunu imâ etmeyi asla ihmâl etmiyordu. Üstelik tüm bunları kılına bile zarar vermeden perişan ettiği kırmızıya boyanmış sigarasının dumanını dudaklarından dışarı salarken anlamıştım. Yine olsa yine anlarım: Küçümsemiyordu ama fırsatını bulduğunda siken tarafın kendisi olacağını sezdiriyordu.

Yolda yürürken koluma doğru yaptığı hamleden irkilmem değil belki ama şaşkınlık duymam son derece doğaldı. Tam da bu sebeple gülümseyerek “Korkma, önce üşüdüm bahanesiyle koluna girip sonra da elimi tutmanı sağlayacak değilim” dedi ve ekledi; “düşer gibi oldum sadece.”.

“Biliyorum, ama korkumu mazur gör. Olmayan bir şey değil bu.”

“Tek gecelik ilişkiye tek gecelik değilmiş gibi bir paye verme çabası.”

“Vicdan mastürbasyonu.”

“Evet.”

“En az kendisi kadar akıl yoksunu olan en yakın arkadaşına olayı anlatırken el ele yürüme detayını tüm ahmaklığıyla belirtecek ki o en az kendisi kadar akıl yoksunu en yakın arkadaşı bu büyük dedikoduyu üçüncü bir en az kendileri kadar akıl yoksunu arkadaşıyla paylaşırken kendine orospu denmesin.”

“Yine de diyecekler ama.”

“Üçü de birbirinden ayrı orospu.”


*****


“Hay anas.. ah… of.. Ya özür dilerim.”

“Neden? Bunu yapacak kadar iyi değil miydim? Bunu hak ettim bence.”

“Yani, ne diy..”

“Deme zaten. Sana bunu yapan ben ve vücuduma birazdan bunun bedelini ödet sadece.”

“Cizıs. Fak.”

(…)

“Biraz dinleniyim.”