Lider değil Sistem ülkesi olabilmek

Evet Atatürk müthiş bir liderdi, belki bu günlerde daha da iyi anlamamız gereken, Türkiye’ye inanılmaz değerler kazandırmış eşsiz birisiydi. Ama artık ona veya bir liderin yol göstermesiyle değil kendi başımıza yürümeye başlamamız gerek. Şu gerçeği sosyolojik olarak kavramamız gerek; o artık yok ve yolumuzda kendi ayaklarımızda, tercihen de bir başka liderlerin peşinden değil de geliştirdiğimiz sistemler üzerinde ilerlememiz gerekli.

Genelde millet olarak puta tapar gibi liderlere tapmayı çok seviyoruz, Demirel Ecevit vardı, ölümüne destek olduk onlara. Sonrasında da yeni liderler çıkarttık, onlara taptık, anayasamızı ilerletmekle uğraşmadık, liderlerimizle uğraştık. Hep bilinçaltımızda Atatürk gibi bir lider alsın bizi götürsün istedik belki de.

Ne zaman kavimimiz, puta tapar gibi liderleri düşünmekten vazgeçerse ve kişileri değil de, fikirleri, yasaları ve sistemleri tartışıyor olursa, o zaman bu “”lidere Tapma””

Bu gün CHP’nin (veya AKP’nin) başına kim geçeceği sorun olmamalı artık, sistem nden çok

Hatta iş dünyasına indirgersek, aile şirketlerinin, aile büyüklerinin izinden giden değil de sistem.

Bir söz vardır şirketler hakkında; şirketin başına birgün elbet bir salak geçecek, şirketin sistemi öyle iyi olmalı ki, o bile şirkete zarar verememeli.

Sistemlere değil liderlere taptıkça, çoğumuzun beğenmediği liderler başımızdan hiç eksik olmayacak.

One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.