Premature Bebek Gelişiminde Müzik

Müzik benim hayatımda her zaman geliştirici ve iyileştirici olmuştur. 8 yaşımdan beri amatör korolarda şarkı söylüyorum ve bunun detayını, hayatıma kattıklarını bir gün ilgilenen olursa vaka vaka anlatmaya hazırım. Fakat konumuz bu değil.

Konumuz şu: Bir hobiden beklenenin katbekatını hayatıma kazandırıp yaşam şeklimi etkileyen müzik neden bebeklerimi de geliştirip iyileştirmesin fikrim…

Bebeğiniz yoğun bakımdayken, yani yuvasında yatağında, sizin yanınızda değilken, binbir türlü tedaviler görürken insanı çılgınca bir ne yapabilirim, nasıl destek olabilirim arayışı sarmalıyor ki bu konuda yaptığım yaratıcı çalışmaları ayrı bir yazıda ele alacağım.

İşte bu arayışla daldığım internette, müziğin prematurelerdeki geliştirici etkisine dair bir sürü haber, bilimsel makale, yazı olduğunu gördüm. Bazıları için bknz;

Sonuçta hem ses kaydedebileceğim hem müzik yükleyebileceğim hem de çalabileceğim basit minik bir cihaz aldık. Hem internetten hem Eminönü’nden hem mahallenizdeki elektronikçiden vs her yerden Philips, Sony vs marka veya markasız kolayca temin edilebilecek bir cihaz…

Ve bir liste oluşturduk. Hamileliğinizden itibaren Youtube’daki bir sürü saatlik bebeğin beyin gelişimini etkileyen vs Mozart, Bach, Beethoven kayıtlarını eminim biliyorsunuzdur ve dinletmişsinizdir. Müziğin zaten kötü bir etkisi olamaz ama bundan daha faydalı (ve daha samimi) bir şey daha varsa o da halihazırda sizin için bir anlamı olan veya halihazırda dinlediğiniz (illa Mozart, Bach olmak zorunda değil Barış Manço da olur) şarkılar ile kendi kaydettiğiniz sesinizden (iyi sese sahip olmak tabiki kesinlikle sorun değil, önemli olan sizin sesinizin olması) oluşan bir müzik listesidir. Tabiki bu detayda yapılan bir çalışma yok, kendi fikir ve deneyimlerim…

Örneğin bizim müzik listemiz şu şekildeydi;

Fazıl Say — Kumru

Fazıl Say — Ses

Beethoven — Moonlight sonata

Beethoven — Silence

Chopin — Nocturno

Fazıl Say — Yeni bir gulnihal (jazz variations)

Cat Stevens — father and son

Cat Stevens — morning has broken

Barış Manço — kol düğmeleri

Zülfü Livaneli — İstanbulu Dinliyorum

Mozart — Lacrimosa

Schubert — Serenade

Anjelika Akbar — Love

Ella Fitzgerald — Blue Skies

Oya Kucumen- Bana bir masal anlat baba

Swingle Singers — Star Wars Theme

Squirrel Nut Zippers — Blue Angel

Goran Bregovic — Lullaby

Sonat Bağcan — Annenin Kalbi

Shostakovich — Waltz no2

Lullabies for Babies — Beatles Set

Boğaziçi Caz Korosu — Katibim Türküsü üzerine Varyasyonlar

İlkokulda Ankara Çoksesli Müzik Derneği Çocuk Korosu’nda öğrendiğim bir sürü çocuk şarkısı

Bana kalırsa bebeğinize ne size bir şey çağrıştıran ne bir anısı olan soğuk bir müzik dinletmektense ona enerjinizi aktarabileceğiniz bir müzik listesi oluşturmak daha faydalı.

Diğer önemli olan şeyse kendi sesiniz demiştik…Utanmayın, çekinmeyin. O Ses Türkiye’ye katılmıyorsunuz, bebeğinizin sizin ses tonunuzu, sesinizdeki sıcaklığı duyması detone olmanızdan daha önemli. Şarkı mı bilmiyorsunuz, “mini mini bir kuş”u söyleyin o zaman ama söyleyin…

Bir üçüncü alternatif de sevdiğiniz bir müzik çalarken ona eşlik ederek sesinizi kaydetmeniz, bu yukardaki iki seçeneğin kombinasyonu aslında.

Sonrasında hangi şarkı en favorisi, hangisinde ne gibi tepkiler veriyor, bunların hemşirelerle konuşma konusu olması (bir sürü numerik değer konuşması arasında) bile harika…

Şimdilik ilk listede Barbaros’un favorisi Shostakovich’in 2. Waltz’ı. Birbirinden farklı hemşireleri “bu şarkıyı duyunca direk huzurlu oluyor” diye yorum yapıyor. Belki de şarkının Engin’le bendeki mini anısının enerjisini hissediyordur, belli mi olur ;)

Şaka bir yana bebeğin bir sürü makine, alarm sesi arasında bağ kurabileceği bir enstruman. Huzurlu hissetmesini sağlaması, kalp atışını düzenlemesi, solunumunu düzenlemesi, bakışlarının canlanması, bu etkilerin hepsini yaşadık…Daha fazlasının olduğuna eminim…

One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.