Image for post
Image for post
Asu Maralman — Bana Güzel Bir Şey Söyle (Sel Plakçılık, 1972)

“Müzik dinleme” hareketini, salt bir dinleme eyleminin dışına çıkarırsak, bunu bir keyif hâline getirdiğim yıllar aslında uzun yıllara dayanıyor. Yaş itibariyle walkman denilen teknolojiye ortadan girmiş olsam da dönemin taşınabilir cd çalarlarıyla haşır neşirliğim ciddi anlamda büyüktü. Pikaptan müzik dinleme keyfi ise, daha küçük yaşlarımda evin içinde ebeveynlerimin yaptığı bir eylemken benim yaptığım şey daha çok bilinçsiz bir şekilde plaktan çalanlara mağruz kalmaktı.

Yıllar geçip, müzik endüstrisi fiziki kopyadan çok dijital dünyaya kaymaya başladığında çeşitli .mp3 denilen sıkıştırılmış ya da kaliteyi daha koruyabilen bir şekilde aktaran .flac uzantılı dosya türevleriyle müzik, hayatımıza -zaman zaman korsan bir şekilde- girmeye devam etti. Artık fiziki baskı olarak kaset ve cd almaktan çok, daha kolay ve ucuz hatta yasa-dışı yoldan ulaşılabilir bir biçim hâline geldi. Ancak o dönemde dahi, müzikleri biriktirirken id3 etiketleri dediğimiz dosya etiketlerini harfiyen doğru girme hastalığı bende mevcuttu. Şöyle örnekleyecek olursam: iPod’da çaldığım herhangi bir albümün tüm sanatçı, albüm adı, yıl, tür, albüm kapağı gibi bilgilerin harfiyen doğru olması gerektiğine inanma ve dikkat etme hastalığı diyebiliriz buna aslında. Neyse ki artık yasal şekilde çalışan dijital platformlar var ve bunlarla uğraşmıyoruz.

About

Recep Çimen

Digital Content Editor, Designer and Half Geek.

Get the Medium app

A button that says 'Download on the App Store', and if clicked it will lead you to the iOS App store
A button that says 'Get it on, Google Play', and if clicked it will lead you to the Google Play store