Girişimcilik Hikayem ve Happy Partners

Fotoğraf: Yuxelmedia

Üniversite 2. sınıfı bitirip, 3. sınıfa başladığımız dönemde benim gibi reklamcılık öğrencisi 3 arkadaşımla günün birinde işimizi İstanbul’a taşıma hayaliyle home ofis bir ev tutup; Garaj Reklam Atölyesi’ni kurmamızla başlıyordu girişimcilik hikayem.

4 kişiydik, Salih müşteri yönetimini yapacak, Burak fotoğraf ve videography işini gerçekleştirecek, Özgün kurgu-montaj-jingle’da harikalar yaratacak; ben de grafik ve iletişim tasarımları ile ilgilenecektim.

image1: Bir müşterimiz için kullanma kılavuzu çiziyorum, ilk ticari reklamcılık işim :)

Üniversite dönemindeki birçok proje gibi kendi işimizi kurma planlarımız da sekteye uğruyor, okuldan ve derslerden vakit bulamıyor, sektör tarafından pek de ciddiye alınmıyorduk. Nitekim ben bir yıl sonra ekipten ayrılıp İstanbul’a yerleşiyordum.

3 ayrı reklam ajansında toplamda 13–14 aylık bir staj deneyimi edindikten sonra mezun olmanın hazırlıklarına başlayıp, nasıl bir iş yapmak istediğimle ilgili planlar yapmaya başlıyordum.
Yine bu zamanlarda yolum KariyerİST Projesi ve Kamil Kasacı, ile kesişiyordu. Orada şöyle bir felsefe ediniyordum;


‘Konumlanan, odaklanır. Odaklanan, farklılaşır. Farklılaşan markalaşır!’
Kaynak: Türk Markacı-Mevlüt Güleç

Mezuniyetim sonrası artık karar vermiş, konumlanmış, odaklanmıştım. Sırada farklılaşmak ve nihayetinde markalaşmak; yani girişimci olmak vardı.

İlk Fırsat: Farklılaşmak

Üniversiteden mezun olduktan sonra istediğiniz kadar başarılı olun, aile şirketinin başına geçmiyorsanız yaşayacağınız bir stres var, ‘Ben nasıl bir iş yapmak istiyorum?’ dahası ‘İstediğim işi nasıl bulacağım?’ … 
Ben de durum farklı bir boyuttaydı,

Beni farklılaştıracak işi nasıl bulacağım?’

Tam da bu noktada yolum Esas Sosyal’in İlk Fırsat Projesi ile kesişiyordu. Farklılaşmak için harika bir fırsat, Üniversite mezunu başarılı gençleri sivil toplumda istihdam etmek harika bir fikirdi ve farklılaşmak, markalaşmak için en önemli şeyi sunuyordu, Network!

İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nda geçirdiğim 1 yıl boyunca deneyimime deneyim ekliyor, İlk Fırsat Akademisi ve söyleşileriyle de heybeme bir bir dolduruyordum markalaşmanın ipuçlarını.

Denizbank Genel Müdürü Hakan Ateş’le gerçekleştirdiğimiz bir söyleşide bazı şeylerin kararını net olarak veriyordum.

Sizin de bildiğiniz gibi Denizbank bu ülkede bankaların kapandığı, insanların bankalardan paralarını almak için cumhurbaşkanının önünü kestiği dönemlerde kuruldu. Bu hikaye bana çok farklı geliyordu ve kafamdaki sorunun cevabını kuruluşun mimarı Hakan Ateş şöyle cevaplıyordu;

‘’Evet, ülkede 39 banka kapatılmıştı ve evet kriz vardı... Fakat toplumun da buna en çok o zaman ihtiyacı vardı!’’
image2: Bu da o günden bir fotoğraf.

Temmuz 2016 itibariyle kendi işimi kurmak için harekete geçmiş, freelance dijital medya danışmanlıkları yapmaya başlamıştım. Taşlar her geçen gün biraz daha oturuyordu. Çevremi dikkatli incelemeye, fırsatlar ve ihtiyaçlar yakalamaya çalışıyordum. En önemlisi 2016 toplum için kötü bir yıldı ve toplumun en çok bu zamanda buna ihtiyacı vardı.

Öte yandan edindiğim sivil toplum bilinci iyiden iyiye beni stk alanına yönlendiriyor, toplum odaklı bir girişimci olmayı kendime misyon ediniyordum. Fakat toplum odakli bir girişimci olmak için toplum odakli bir girişime ihtiyacım vardı :)

Bir girişimci olmak istiyorsanız ihtiyaç duyduğunuz şey çift yönlü bir güven oluyor. Birincisi yakın çevrenizden ve network’ünüzden aldığınız güven, ikincisi biraz da kendini keşfetme ile ilgili olan özgüven…

İlk Fırsat ailesi Türkiye’nin önemli STK’ları ile iş birliği yapıyor, katılımcılar olarak 35 kişi oluyorduk. Bir sonraki yıl 50,60,100… Bu benim için iyi bir fırsat, yakın çevrem iletişimini yapmak istediğim ekosistemde olan harika insanlarla doluydu. Özgüvenim zaten hali hazırda bir şeyler yapmam için beni zorluyordu.

image3: İlk Fırsat 2016 kapanışında proje ve bizim için çok değerli olan Emine Sabancı Kamışlı’dan sertifikamı alıyorum.

Nitekim Aralık 2016 olduğunda İKSV’ye hüzünlü bir veda ediyor, Happy Partners’ı ete kemiğe bürümek için yeni ofisime geçiyordum. Bu arada İlk Fırsat Projesi’ni başarı ile tamamlıyor fakat sivil toplum için çalışmaya devam ediyordum. Kapanış etkinliğinde Emine Kamışlı gibi topluma mal olmuş, başarılı bir iş kadınından da projemle ilgili olumlu düşünceler alınca ayrıca güven duyuyordum kendime.


Yeni Nesil Dijital Network: Happy Partners!

Pazarlanamadığı için duran veya büyüyemeyen girişimler

Bir arkadaşımla buluştuğumuz bir gün bana;

‘’Çok iyi bir uygulama fikrimiz vardı, 3 ay boyunca uğraştık lakin pazarlamada yaşadığımız problemlerden dolayı istediğimiz ivmelenmeyi bir türlü yakalayamadık.’’

Diye sitem ettiğinde dijital dünyaya adaptasyonunu gerçekleştirememiş veya ilk defa adım atacak startup’lar için de çözümler üreten bir platform olmak yeni hedefimiz oluyordu. Happy Partners, sivil toplum pazarlamasına odaklanırken aynı zamanda girişimciler için de ivmelenme sağlayacaktı.

Yeni Nesil Yatırımcılık: Dijital Yatırımcılık

Happy Partners, Türkiye’nin gelişimine katkı sağlayacak girişimcilerin ve kurumların önündeki engelleri görüyor ve en büyük engellerden biri olan tanıtım çalışmalarına nitelikli desteği sağlayacak bir platform olmayı hedefliyor.
Bu kapsamda girişimciler ve kurumlarla onların projelerine ilgi duyacak destekçiler bir araya gelecek, dijital çalışmaları için Happy Partners’ın profesyonel network’ünü kullanabilecekler.

Dijital Çözüm Partnerleri

Dijital alanda çalışan reklam ajansları, dijital medya uzmanları, organizasyon şirketleri, yazılım ve tasarım profesyonelleri, fotoğraf ve videography profesyonellerinden oluşan bir network!

Sivil Toplum Kuruluşları İçin Happy Partners

Toplum yararına çalışan sivil toplum kurumları projelerini daha çok kişiye ulaştırmak için dijital sponsor bulabilecek, iletişim çalışmalarını daha profesyonel bir destekle gerçekleştirebilecekler.

Startup’lar için Happy Partners

Halihazırda çalışmalarını gerçekleştiren girişimciler daha çok etkileşim sağlamak için ürün ve hizmetlerini daha büyük kitlelere iletecek kaynağa erişebilecek, dijital yatırımcılarla buluşacaklar.


Happy Partners’ı kurduğumuz günden bu yana hep dile getirdiğim bir şey var;

‘Toplum için çok güzel projeler üretiyoruz lakin toplumun bundan haberi yok!’

Önümüzdeki dönemde Happy Partners dijital network’ü olarak biz ve çözüm ortaklarımız toplumu ileriye taşıyacak projeler ve fikirlere destek olarak, içinde bulunduğumuz ekosistemi etki’lemek için Create Great Effect’ mottosuyla çalışacak!

Sivil toplum alanı ve girişimcilik ekosistemi’nin dijital etki platformu Happy Partners, çok yakında yayında olacak ve benim hikayemi de farklı bir boyuta taşımış olacak.

Yukarıda belirttiğim o iki güven unsununu birincisi olan yakın çevre ve network’ümde olan her kişi ve kuruma sonsuz teşekkür ediyorum.

Çok yakında toplum için yarattığımız etki hikayelerini sizinle paylaşınca duyacağım hissiyatın heyecanı içerisindeyim.


Bizi Takip Edin | İletişime Geçin.

Girişimcilik, reklamcılık, dijital pazarlama, dijital strateji, kişisel gelişim, sivil toplum iletişimi, sosyal medya ve dijital trendlerle ilgili yazılarım yayınlandıkça haberdar olmak için beni takip edebilir, dijital bültene kaydolabilirsiniz:

Linkedin’de takip et:
https://www.linkedin.com/company/happy-partners
http://linkedin.com/renesyayla

E-bültene kaydol: http://happypartners.org

İletişime Geç: effect@happypartners.org

Like what you read? Give Enes Yayla a round of applause.

From a quick cheer to a standing ovation, clap to show how much you enjoyed this story.