Sade

“Hikâyeler bu dünyada mümkün olan tek büyüdür. Çünkü yaşadıklarımızın bir hikâye olduğunu gördüğümüz zaman onu değiştirme imkânına sahip oluruz.”

“Peki, siz tam olarak neredeydiniz?”

“Bozcaada.”

Bulutsuz mavi bir gökyüzünün altında, bembeyaz tiril tiril elbisesi, başında kocaman şapkası ve elinde lavantalarla girdi kapıdan içeri. Kapının üstündeki çıngırak sesi içeriye birinin girdiğini iletti hemen dükkân sahibine. Kaldırdı başını ve “buyurun” dedi içerideki.

“Buyuralım bakalım” dedi içinden. “Yara bandı var mıydı?”

“Ne için istemiştiniz bayan” dedi dükkan sahibi.

“Kalbim için” dedi şapkasının altından kısık sesi ile.

“Şu sıralar en çok aranan şey bu bantlardan, ancak elimizde kalmadı. Onun yerine hafıza silici bir bileklik veya daimi güldüren bir çayımız var, ister miydiniz.” dedi içinde sadece yara bandı olmayan dükkanın sahibi.

“Neyse kalıcı bir çözüm aramıştım ama..” dedi.

“Hmm kalıcı çözüm için bayan, size bu aynayı öneririm, yaranız her acıdığında bu aynaya bakıp kendinizi görün. Sevgiyle, şefkatle, hürmetle karşılayın yaranızı. Sizi siz yapan o yaralarınızdır bayan. Kendinizi unutmayın. He bir de bir sade kahvemizi içer miydiniz. 40 yıllık muhabbet arttırıcı özelliği yeni eklendi.”

Bir elinde lavantaları diğer elinde aynası ve ağzında sade kahve tadıyla ayrıldı dükkandan. Kendi ve kendi gibilerle 40 yıllık muhabbete doğru.

Show your support

Clapping shows how much you appreciated Rey’s story.