Müze şehir Fes

YAŞAYAN MÜZE ÜLKE FAS, MÜZE ŞEHİR Fes

Fas Akdeniz, Atlas okyanusu ile çevrelenen Atlas dağları ile ikiye bölünen ve sahra çölü ile sınırlanan büyük bir Coğrafya ya sahip. Burada eski ve yeni bir arada. Eski şehirlerin dar sokaklarındaki dükkanlarda her türlü eşyanın satıldığı, neredeyse bitmeyen pazarlıkların yapıldığı baharat ve yemek kokularının içi içe geçtiği sizi zaman tünelinde gibi hissettiren bir film seti adeta.

Fas da şehirlerde eski yerleşimler korunmuş ve her şehrin eski kent mimarisinin karakterini oluşturan kendine özgü bir rengi var. Kırmızı denilince Marakeş, mavi denilince Şafşavan chefcahouen), beyaz denilince Kasablanka, sarı denilince Fez akla geliyor ve bu renklerle anılıyorlar.

Surlarla çevrili sarı rengin hakim olduğu ve Dünya’da orta çağ yerleşimini bütün olarak koruyabilmiş şehirlerden biri. Fez 9.yy’da kurulmuş. Unesco miras listesinde yer alan Fez Medinasının buram buram tarih kokan kültürel ve dini yapılarıyla sizi sarmalıyor ve içine çekiyor. Labirent gibi daracık sokaklarında gezerken adeta kayboluyorsunuz. Cadde ve sokaklarda gezerken her an bir sürpriz ile karşılaşabilirsiniz. Kimi zaman iki kişinin yan yana zor geçtiği daracık sokaklarda karşıdan eşya taşıyan bir eşek geliyorsa onu beklemeniz gerekiyor. Medina’ya farklı yönlerden ayrı mimariye sahip kemerli 14 farklı kemerli kapıdan girilebiliyor. Bu kapılardan en önemlisi turkuaz renkli çinilerle süslenmiş Fas’ın önemli simgelerinden de olan Bab Boujloud kapısı. Bu kapıdan girip ana caddeden ilerleyen insan kalabalığına takılır ve ara sokaklara sapmazsanız görkemli El Karain cami ve medresesine ulaşıyorsunuz. Müslümanlara açık olan cami ve medreseyi gezip fotoğraf çekebilirsiniz. Görkemli avlusu minaresi ve arabesk süslemeleri görülmeye değer. Ama çıkarken unutmamanız gereken bir şey var. Bahşiş. ☺ Buraya çok yakın olan Al Attarin medresesindeki taş oyma işçiliği sizi hayran bırakıyor.

İnce taş işçiliği ile bezenmiş Al Attarin medresesini gördükten sonra Medinanın dar sokaklarında kaybolmamak içten bile değil. Gerçekten kaybolabilirsiniz. Sokaklara girmeye başladığınızda sokakların farklı meslek gruplarına ayrıldığını fark ediyorsunuz. Dünyanın en büyük yaya alanına sahip, arabaların giremediği Fez Medinasında günümüzde bazı karışmalar olsa da 13.000 farklı dükkanın bulunduğu 90 km uzunluğundaki 9.700 sokakta marangozlar, demirciler, dericiler, halıcılar, ayakkabıcılar, kumaşçılar, baharatçılar ve aklınıza gelmeyecek kadar çeşitli esnaf kendi mesleklerini geleneksel yöntemlerle bugüne kadar sürdüre gelmişler. Fez’de bizdeki aktarlara benzeyen bu dükkanlarda her derde deva otlar, baharatlar bulabilirsiniz.

Sokaklarda ilerlerken karşınıza size yardım etmek isteyen insanlar çıkıyor. Bu yardımı kabul ederseniz sizi götüreceklerini söyledikleri yere götürdüklerinde mutlaka bahşiş isteyeceklerdir. Buna hazırlıklı olmalısınız. Fas da sosyal alanlarda bahşiş çok önemli ve buna dikkat etmeniz gerekir. Sokaklarda ilerlerken burnunuza gelen ağır deri kokularını takip ederseniz dünyanın en eski ve geleneksel yöntemlerle deri işleyen tabakhanelere yaklaşmışsınız demektir. Ancak gideceğiniz yeri daracık sokaklarda harita ile bulmanız neredeyse imkansız. Sokaklar çok dar olduğu için GPS de yanılabiliyor. Burada sizi mutlaka en iyi derici dükkanına götürmek isteyen insanlar çıkacaktır eğer çıkmazsa en iyi yol sokaktaki insanlara sormak ve zaten sonrasında size yardımcı olmak isteyen ve bahşiş usulüyle çalışarak harçlıklarını çıkartan genç rehberler (!) ile karşılaşacaksınız, istediğiniz yere geldiğinizde bahşişi unutmayın☺))

Kokular yada genç rehberiniz sizi Fez’deki ortaçağ dan günümüze ulaşan en büyük tabakhane Chouara ya ulaştırdı ise, deri satan dükkanların teraslarına çıktığınızda Fez’de ve belki hiçbir yerde göremeyeceğiniz en otantik yerdesiniz. Burada deriler doğal sebzelerden (Nane, kına, sedir, ve safran) elde edilen boyalar kullanılarak boyanıyor. Derici dükkanı çalışanları size kapıda “ücretsiz seyir terası” şeklinde pazarlama yapıp içeri davet edeceklerdir. Derici dükkanlarında tabakhanenin kokusundan rahatsız olmamak için size verilen nane demeti ile rahat dolaşırken deri ürünlerine bakıp dükkanın terasından tabakhane ve boyama çukurlarının rengarenk fotoğraflarını çekmek çok ilginç olacaktır. Eğer derdiniz terasta sadece fotoğraf çekmek ise de burası da tam size göre. Terasta siz fotoğraf çekerken size derinin nasıl işlendiğini adeta bir rehber edasıyla anlatacaklar. Sonunda herhangi bir şey almazsanız mutlaka bahşiş isteyeceklerdir. Unutmayın bahşiş önemli. ☺) (50 dirhem makul) (Yazılı olmayan ama uymak zorunda kaldığınız Fas kuralı gereği )

Dinlenmek için bir yere oturup çay içebilirsiniz. Çay ülkemizde sevildiği gibi Fas da da çok sevilerek içilen bir içecek. Ancak siyah çay beklemeyin, Fas da nane çayı bol şekerli içiliyor ve şekeri içine konularak geliyor. Şekersiz çay tercih ederseniz sipariş verirken mutlaka belirtmelisiniz. Cafelerde İngilizce biliyorlar. Sokakta konuştuğunuz insanlar Fransızca ve İspanyolca yı da biliyorlarlar sakın şaşırmayın

Şehir ve sokaklar oldukça güvenli olmakla beraber tedbirli olmakta fayda var. Orta çağdan kalan film platosunu andıran sokaklarda yürürken yorulduk. Ara sokaklarda yemek yiyecek yer ararken birkaç lokantaya girdik ama beğenmedik. Tam vazgeçmişken yanımızdan elinde tepsi ve yemek taşıyan bir çocuğu görünce tamam dedik işte burası ve çocuğu takip

edince ara sokakta küçük izbe görünümlü bir yere ulaştı. Kendimizin bulması asla mümkün değildi. Ve gidince gördük ki esnaf orada yemek yiyordu. Doğru yeri bulmuştuk. Lezzetli balık, kuru fasulye ve salata yedik. Lezzetli bir öğlen yemeği için lokantacı çıraklarını takip etmeniz gerekiyor.

Fez de gününüz az ise Medina da görmeniz gerekli yerleri önceden belirleyip ona göre bir rotanızı yapmanız önemli. Zamanınız az ise Fez Medina da dolaşırken profesyonel bir rehber almanızı öneririm. Hele de bir grup ile gidiyorsanız mutlaka. İnsanlar bir anda sokakların dayanılmaz büyüsüne kapılıp dükkanlar arasında kaybolabilirler. Aksi halde dar sokaklarda kaybolup yine mutlaka çok ilginç yerler görüp insanlarla sohbet edebilirsiniz, alışveriş yapabilirsiniz belki. Beğendiğiniz bir şeyi de bulduğunuzda mutlaka pazarlık yapın ve alın derim; sonra aynı şeyi bulamayabilirsiniz. Fas da bir şeyler almak isterseniz sıkı bir pazarlık yapmanız gerekir. Unutmayın ki size mutlaka bir şeyler satacaklardır. Almak için niyetiniz varsa fiyat sorun ve inanın ki siz 1/3 fiyat teklif etseniz bile söylediğiniz fiyata verebilirler.

Akşam yemeği için Türk-Arap mutfağına oldukça yakın geleneksel Fas mutfağı için her yerde bulabileceğiniz Tajin ve Kuskus sofranın vazgeçilmezleri ve kesinlikle denemelisiniz. Yüzlerce çeşidi olan Kuskusun bizde yapılan ile ilgisi yok ve ince bulgurdan yapılıyor. Genel olarak haşlanmış ince bulgurun üzerine sebze, tavuk veya et ile servis ediliyor. Servis edilme şekli ile Paella’ya ( İspanya da yapılan bir çeşit pilav) benzediği bile söylenebilir. Mutfağın ikinci önemli yemeği “Tajine”, bir tür güveç yemeği adını da özel pişirme kabı olan “tajine”den alıyor. Et ve bol sebze, bolca baharat, ile Fas’a özgü lezzetli bir tat. Kebap lezzeti arayanlar için de bizdeki kebaplara benzer yiyecekler bulmak mümkün elbette.

Fas hayatını görebilmeniz en iyi şehirlerin başında Fez’in geliyor.

Marakeş, Rabat, Tanca, Chefchaouen (Şafşavan), Kazablanka, Essaouira (Suveyr), Aid Ben Haddou, Quarzazate, ve Merzouga (Sahara) ile ilgili deneyimlerimi sizlerle paylaşacağım

Mutlaka görmelisiniz.

Bab Boujloud,

Al Attarin,

Dar Batha,

Medersa Bou Inania,

Zaouia Moulay Idriss II, Kairaouine Cami ve Üniversitesi,

Endülüs Camiisi, Chouara Tabakhanesi, Place R’Cif