Çocuklarımızı Sağlıksız Gıdalardan Nasıl Koruyacağız?

Salih Deniz
Sep 5, 2018 · 3 min read

Hafta içi bazı günler değişiklik olsun diye öğle yemeklerini dışarıda yiyoruz. Zaman zaman da sağlıksız olduğunu bildiğimiz halde “fast food” yediğimiz oluyor. Yine böyle bir gün meşhur hamburger zincirlerinden birine gitmiştik. Seçtiğimiz yer şehrin yoğun bölgelerinden birinde, okul ve kursların bulunduğu bir caddedeydi. İçeri girdiğimde ortaokul öğrencilerinin çoğunlukta olduğunu fark ettim. Hemen hemen hepsi, kasiyerin her seferinde küçük bir fark ödeme ile teklif ettiği “Büyük seçim” yapmışlardı. Devasa gazlı içecekler içiyor, kocaman kutulardaki patates kızartmalarını yiyorlardı.

Bu tablo, yakın zamanda izlediğim ünlü şef (ki kendisini ailece yakından takip ederiz) Jamie Oliver’ın “Food Revolution” (Yemek Devrimi) isimli program dizisini aklıma getirdi. Sonrasında da bu yazıyı yazma gereğini hissettim.

Son zamanlarda hayatın hızlanması (neye yetişmeye çalıştığımızı da bilmiyorum) nedeniyle kolay yemeğe olan rağbetin artması, hazır gıda sektörünün çok hızlı gelişmesi ve buna bağlı tüketim artışı sonucunda maliyetlerin azalması gibi sebepler sayesinde hazır ve sağlıksız gıdaların tüketimi hızla artıyor.

Jamie Oliver

Yapılan araştırmalar kötü beslenme sebebiyle ortaya çıkan sağlık sorunlarının ve bunların maliyetlerinin sigara, kanser gibi başka önemli sorunların önüne geçtiğini gösteriyor. Artık şeker, tuz ve unun ne kadar zararlı olduğunu biliyoruz. Ancak tükettiğimiz gıdalar neredeyse tamamen bunlardan oluşuyor. Örneğin bir kutu kolada 15 tane küp şeker bulunuyor ve bu miktar bir çocuğa hiperaktivite ve dürtüselliğe neden olacak enerji yüklemesi yapabiliyor. Ayrıca damak tatları çok gelişmemiş çocuklar kısa zamanda bu gıdaların bağımlısı hale gelebiliyorlar. Uzun vadede şeker, tuz ve un temelli gıdalar ve bunların içindeki katkı maddeleri çocuğun bedensel ve zihinsel gelişimine ciddi zararlar verebiliyorlar.

Ne Yapmalı?

Öncelikle iyi örnek olun ve evde sağlıklı gıdalar bulundurun, siz de bunları tüketin. Katkı maddeleri içeren gıdaları evde bulundurmamaya çalışın veya tüketimini sınırlandırın.

Çocuğunuz gazlı içecekler yerine süt, ayran veya kendi yapacağınız doğal meyve sularını verin. Dışarıda bunlara imkan bulamadıysanız son çare olarak kutu meyve sularını sulandırarak verebilirsiniz.

Abur cuburları ödül olarak kullanmayın, evde bulundurmayın.

Trans yağ içermeyen Nutella’nın %56'sı şekerden oluşuyor.

Ürün kutularının üzerinde yazanlara şüpheyle yaklaşın, Örneğin üzerinde “Trans Yağ İçermez” ibaresi bulunan bir yiyecek yüksek miktarda şeker veya onlarca katkı maddesi içeriyor olabilir.

Çocuğunuzla evde beraber yemek hazırlayın, bunları ona tanıtın, farklı tatları öğrenmesi için seçenekler sunun.

Yemeklerden 1–2 saat öncesinde bir şeyler atıştırmasına izin vermeyin.

Düzenli aile yemeği saatleriniz olsun. Bu saatlerde hep beraber yiyin ve sohbet edin. Yemek odanızda televizyon olmasın. Çok ilginçtir, bir araştırma, çocuklar aileleri ile ne kadar düzenli yemek yerlerse, sigara, içki, uyuşturucu ve depresyondan o kadar uzak kaldıklarını gösteriyor.

Yemek konusunda demokrat olmanıza gerek yok, nasıl çocuk okula gidip gidemeyeceğine kendisi karar veremiyorsa ne yiyeceğine de her zaman kendisi karar veremez. Ne yiyeceğini siz seçin, ancak ne kadar yiyeceğini kendisi seçsin. Yemek istemiyorsa zorlamayın. Ancak yemek yemediğinde abur cubur yemesine izin vermeyin.

Yemek saatlerini keyifli hale getirin. Küçük çocuklar için yemek tabaklarını eğlenceli şekilde sunmaya çalışın. Bu konuda internette binlerce öneri bulabilirsiniz.

Okul kantinini kullanmasın, çünkü çoğu kantin kar etme isteğiyle sağlıksız ürünler satmaktadır. Beslenme çantasına sağlıklı yiyecek ve içecekler koyun.

Her şeye rağmen çocuğunuzu zararlı gıdalardan tamamen uzak tutamazsınız. Yaşıtları beraberce bir fastfood restoranına giderken onu arkadaşlarından ayıramazsınız. Ancak tamamen yasaklamak yerine belirli günlerde yemesine izin verebilirsiniz. Bu şekilde sosyal açıdan da yaşıtlarıyla sorun yaşamayacaktır.

Kapitalizmin gözünün çocuğunuzun üzerinde olduğunu unutmayın. Size, sağlıksız yemekler, gereksiz oyuncaklar, faydasız eşyalar satmaya çalışıyorlar. Çocuğunuzu reklamlardan koruyun. Bunu yaparken yasakları kullanmayı değil, bu ürünlerin zararları hakkında bilgilendirmeyi ve onların yerine alternatifler sunmayı deneyin.

Son olarak Jamie Oliver’ın TED konuşmasını paylaşıyor, ebeveynlere mutlaka izlemesini öneriyorum.


Originally published at www.psikolojidefterim.com on January 27, 2018.

Facebook | Twitter | Instagram | Slack | Kodcular | Editör | Sponsor

Welcome to a place where words matter. On Medium, smart voices and original ideas take center stage - with no ads in sight. Watch
Follow all the topics you care about, and we’ll deliver the best stories for you to your homepage and inbox. Explore
Get unlimited access to the best stories on Medium — and support writers while you’re at it. Just $5/month. Upgrade