Savaş, Alman Faşizmi ve Sanat

(Spoiler: Almanlar kaybediyor, sanat kazanıyor)

Merhaba.

Tarihin en büyük deniz facialarından birini anlatmak üzere buradayım. Leonardo Di Caprio’nun başrolünü oynadığı Titanic, bir başka büyük faciayı yeryüzündeki hemen herkesin bildiği bir lirik öykü haline getirmişti, ancak bugün Titanic’den değil başka bir faciadan bahsedeceğim. 2. Dünya Savaşı sırasında gerçekleşen, Titanic’den çok daha fazla cana malolmuş bir faciadan; size Wilhelm Gustloff’u anlatmak istiyorum.

Wilhelm Gustloff (Görsel: europebetweeneastandwest)

Wilhelm Gustloff, Alman bir tüccar olan Herrman Gustloff’un oğludur, İsviçre hükümetinde bir meteorolojist olarak çalışmaktadır. Populizmin Alman yorumu olan Völkisch Hareketi kitleleri romantik ve folklorik bir propagandayla peşinden sürüklemeye başlayalı yaklaşık on yıl olmuştur. Wilhelm Gustloff, 1929'da Hitler’in Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi’ne yani kısaca Nazi Partisi-NSDAP’a (Nationalsozialistische Deutsche Arbeiterpartei) katılır. Gustloff kısa sürede İsviçre’deki Nazi hareketlerinin öncülerinden biri haline gelir, Swiss NSDAP/AO adlı kuruluşun (The Nazi Party Organisation for German Citizens Abroad at Davos) kurucusudur. Gustloff, o dönem meşhur olan antisemitik “The Protocols of the Elders of Zion” kitabının basılarak İsviçre’de dağıtılmasında önayak olur ve çok çaba gösterir. (İddia edilir ki bu kitap Yahudi topluluğunun dünyayi ele geçirme planı toplantılarından birinin kayda alınmış halidir.)

The Protocols of the Elders of Zion’un ilk edisyonunun kapağı. (The Great within the Minuscule and Antichrist) (Görsel: Wikipedia)

Burada bir ara vererek, sizi başka bir insanla tanıştırmak istiyorum: David Frankfurter ile. David Frankfurter aslen Avusturya-Macaristan topraklarında doğmuş bir Yahudi’dir. Dişcilik eğitimi almak üzere önce Leipzig’e, sonra da Frankfurt’a gelir. Almanya’da Nazizm’in yükselişi ile birlikte, Yahudilerin Alman üniversitelerine girmeleri yasaklanır, halen öğrenim görmekte olanların okulla ilişikleri kesilir, kaba tabirle okuldan kovulurlar. David, Frankfurt’taki okulu yarım bırakarak, 1934'te İsviçre’ye, Bern şehrine yerleşir.


Bu esnada, Wilhelm Gustloff, meşhur kitabin yayılması için çabalarını sürdürmektedir. 1936'ya geldiğimizde, Yahudilerin maruz kaldığı aşağılama ve saldırılara daha fazla dayanamayan David, bir tabanca satın alır. David, Yahudilerin başına gelenlerden Nazileri ve liderleri Gustloff’u sorumlu tutmaktadır. David, telefon rehberinden Gustloff’un adresini bulur, evine gider. Kapıyı Gustloff’un karısı Hedwig açar. Hedwig hiçbir şeyden şüphelenmeyerek, David’i Gustloff’un çalışma odasına davet eder, eşinin telefonda olduğunu, birazdan geleceğini söyler.

David Frankfurter (Görsel: Wikipedia)

David, Gustloff’un çalışma odasında bulunan Hitler portresinin yanına oturur. Gustloff odaya girdiğinde, David ayağa kalkar, kendisinin bir Yahudi olduğunu söyler ve Gustloff’un başına, boynuna ve omuzlarına beş el ateş eder. David, polis merkezini arayarak işlediği suçu itiraf eder ve polis tarafından tutuklanıncaya kadar evde sakince oturur.


Dava şehidi olan Wilhelm Gustloff için devlet tarafından resmi bir cenaze töreni düzenlenir. Törene Adolf Hitler, propaganda bakanı Joseph Goebbels ve Parti’nin önde gelen erkanı katılır. Tören oldukça şaşalıdır. Cenaze geçidi boyunca, binlerce Hitler Youth üyesi (Nazi Partisi Gençlik Örgütlenmesi) iki taraflı sıra oluşturmuşlardır. Hitler Youth’un sloganı “blood and honour” yani “kan ve onur”dur. Adolf Hitler, Gustloff’un karısı Hedwig’e taziyelerini doğrudan kendisi iletir, aylık 400 Reichmark onur aylığı bağlatır, bugünün parasıyla 13000 dolar.


David Frankfurter yargılandığı mahkemede (Görsel: europebetweeneastandwest)

İsviçre hükümeti David’e 18 yıl hapis cezası verir, cezasını çektikten sonra da sınırdışı edilecektir. Babası David’i ziyaret edip “Bunun kime ne faydası vardı?” diye sorar. David’in babası daha sonraları, Hırvatistan’daki bir toplama kampında bir cinayete kurban gidecektir. Savaşın bitiminde, hükümet David’den resmi olarak özür diler, fakat sınırdışı hükmünü kaldırmaz. Hapisten çıkan David, Tel Aviv’e göç eder, 71 yaşında İsrail’de ölür.

David Frankfurter’in 22 Temmuz 1982'deki ölüm ilanı (Görsel: Jewish Telegraphic Agency)

Joseph Goebbels (Görsel: Dailymail)

Almanya, 1936 Yaz Olimpiyatlari’na ev sahipliği yapma hakkını elde etmiştir, fakat ülkedeki antisemitik uygulamalar, uluslararası toplumda tepkilere yol açmaktadır. Gustloff’un bir Yahudi tarafından öldürülmesi, propaganda bakanı Goebbles için bulunmaz bir propaganda fırsatıdır ancak bu fırsat, daha fazla tepki toplayarak olimpiyatlara ev sahipliği yapma hakkını tehlikeye atmamak için hemen kullanılmaz. 1938'de bir başka Alman diplomat olan Ernst vom Rath’ün de öldürülmesiyle, Goebbels, Gustloff cinayetini bir propaganda aracına dönüştürür.

1936'da, yine Goebbels’in bir fikri olarak, bir gemi inşa ettirilmektedir. Bugunku cruise (üzerinde tatil yapılan) gemilerine benzeyen bu gemi, Alman işcilerine ucuz tatil imkani sağlayacaktır. 208 metre uzunluğundaki bu gemi, yaklaşık 1500 yolcu kapasitelidir. Toplumu (işçi topluluğunu demek daha doğru) komünizmden uzaklaştırmak amacıyla pompalanan Populist-Völkisch Hareketi’nin ilkelerine uygun olarak, görünürde işçilere ucuz-kaliteli tatil imkanı sağlayacak olan bu gemi, aslen Alman deniz subaylarını eğitmek için kullanılacaktır.

MV Wilhelm Gustloff gemisi inşa aşamasındayken (Görsel: wilhelmgustloffmuseum)

Geminin adı, dava şehidi Gustloff’un anısına, MV Wilhelm Gustloff konulacaktır. Almanların geri çekildiği topraklardan kaçan yaklaşık 10 bin mülteciyi ve askeri Gotanhafen’den kaçırırken Sovyet denizaltısı S-13 tarafından vurulur ve Baltık denizinde batar. 1500 kişilik gemi, çoğu mülteci olan halk ve yaralı askerlerden oluşan 10 binden fazla insan taşımaktadır. İnsanlık tarihinin bu en büyük deniz faciasında 9500 kişi hayatını kaybeder. Acılar kıyaslanamaz ama not düşmek adına, Titanic faciasında yaklaşık 1600 kişi hayatını kaybederken, MV Wilhelm Gustloff’un batırılmasıyla 9500 kişi ölür.

Wilhelm Gustloff faciasından sonra karaya vuran bedenler (Görsel: wilhelmgustloffmuseum)
MV Wilhelm Gustloff’u batıran Sovyet denizaltısı S-13 hatırasına bastırılmış bir Sovyet posta pulu (Görsel: Wikipedia)

MV Wilhelm Gustloff gemisinin son seferinin detaylarını, taşıdığı yolcuları ve batırılışını ikinci bir yazıda anlatacağım.

(Haftasonu Ruta Sepetys’in Wilhelm Gustloff faciasını anlatan Salt to the Sea kitabını bitirdim. Ruta Sepetys 2. Dünya Savaşı’nı çok iyi betimleyen bir yazar ve çok güçlü bir kalemi var. Lütfen kitaplarını edinip okuyun, olanı biteni benden çok daha iyi anlatıyor olduğu aşikar. Bu yazı ise faşizmin sanatla olan ilişkisinin aklımdaki karşılığını anlatmaya çalışacağım 3 yazılık bir dizinin ilk yazısı.)

Kaynaklar:

MV Wilhelm Gustloff, https://en.wikipedia.org/wiki/MV_Wilhelm_Gustloff

Wilhelm Gustloff Museum, http://www.wilhelmgustloffmuseum.com

David Frankfurter, https://en.wikipedia.org/wiki/David_Frankfurter

Wilhelm Gustloff, https://en.wikipedia.org/wiki/Wilhelm_Gustloff

Protocols of the Elders of Zion,

https://en.wikipedia.org/wiki/The_Protocols_of_the_Elders_of_Zion

Völkisch movement,

https://www.revolvy.com/topic/Völkisch%20movement&item_type=topic