Proust Hakkında Not

Neden Böyle Tanrıyım? Neden Birazdan İntihar Etmiyorum? ya da Horror-Vacui

Horror-vacui kelime anlamı olarak “boşluk korkusu” demektir. “Vacui” nin etimolojik (kelime köken bilimi) kökeni ise “vacuum”, akılda ya da düşüncede boşluk/tembellik (vacancy in mind or thought) anlamına gelir. Kişi zihninin boşluk anında (bu bilindik bir günde bilindik bir andır) olağan biçimde insani zamansallık çizgisinde zihnini yorar. Bu şu anlama gelir kişi boşluk anlarında sonları, geçlikleri, geçmişi, ileriyi (ve zamansallığın insanı bağladığı çoğu şeyi) düşünecektir.

Bu anlamda kişi ve içindeki boşluk korkusu en gerilimli olanıdır. Bataille’da şöyledir: “Ölümlü olduğumuzun bilincinde olduğumuz gibi her şey olmadığımızın bilincinde olsaydık sorun yoktu. Ama eğer uyuşturucu bulamazsak dayanılmaz bir boşluk ortaya çıkar.” İç Deney, s.20, Georges Bataille, YKY.

Dayanılmaz boşluk dayanılmaz kederdir. Her şey olmak isteriz, Ivan İlyiç’in Ölümü’ndeki gibi her cismin nihai kaderi olan ölümü de yaşama katmak isteriz. Ama çok az gözlem gücümüz biraz da düşünecek vaktimiz varsa şunu görmekte zorlanmayız: Maddi zamanla sınırlı her şey eninde sonunda boşluktur: Güzel bir kız boşluktur, sağlıklı bir vücut boşluktur, düşünmeyi(cogito) sağlayan bilinç bile bir boşluktur: Peki neden bunca boşluğun içinde ürpermeyiz, bizi bunca boşluğa, hiçe bağlayan şey nedir? Neden biraz sonra intihar etmeyiz? Eğer dindar birine sorsaydık bu sorunun dünyayı aştığını söylerdi, amaç dünyadan ötededir diyebilirdi. Peki dünyada sorulan bir sorunun burasını aşmayan bir cevabı yok mudur? Proust için vardır. O dünyayı kusurlu bulur, Kayıp Zamanın İzinde yaratılışa en büyük şirktir. Nesneleri, ömrü, ölümü, dünyayı bir kez de kendi, yeniden yaratmak ister. Bunca boşluğu kendi kuşatır, tekrar yaratır. Onların zamansallığını “kendilerinde” bozar: Proust için dünya kendi yarattığı ölçüde yaşanırdır.