Said Atala
Nov 1 · 2 min read

Gündüz, öğleden sonra hızlı adımlarla Avm’ye doğru yürüyordum. Kulaklıkta Kızılordu marşı çalıyor, marş kan akışımı hızlandırmış olacak ki daha da hızlanıyorum, sigaradan son bir nefes alıp çöp kovasına atıyorum tam kapının girişinde. Kapıdan içeri Kızılordu marşı ile birlikte giriyorum. Her zaman ki gibi girişte polisler var polütbüroya bağlı çalışıyorlar sanıyorum ben de. Kimlik sorma gereği duymadıkları an farkediyorum ki SSCB dağılalı yıllar olmuş. Marş halen tekrar edip durmakta, polislerin yanından hızlıca geçip Starbucks’tan içeri giriyorum good bye Lenin deyip kahveyi yudumluyorum. Sovyetler dağıldı, kapitalizm neo dönemine girdi diyorlar sahiden de girmiş yoksa hiç alışkın olmadığımız White Chocolate Moka nasıl vazgeçilmez kahvemiz oluyordu. Biz eskiden güne Mırra denilen geleneksel acı kahve ile başlardık, başka bir yerde size ikram edilse onun fincanını geri verme kuralı bile vardı yanlış şekilde verilse veya fincanı yere koyduğunuzda onun bir yaptırımı olurdu, oysa Starbucks’ta öyle mi gider sıraya girer bardağınız üzerine isminizi yazdırır kahve hazır olduğunda çağrılır kendiniz alıp bir yere oturursunuz.

Edward Taylor;modern anlamda kültürü tanımlayan ilk kişi olarak bilinir. Taylor’a göre kültür;üst kuşaklardan alınan bir mirastır. Birikimli şekilde nesilden nesile bazı değişiklikler göstererek ilerler. Günümüzde teknoloji ile beraber artık kendine has diyebileceğimiz kültür veya toplum kalmadı gibi.Rekabetçi kapitalizm öyle bir hal aldı ki bizi tektipçiliğe doğru sürükleyip duruyor.

Baudrillard;Geleneksel çarşılar kentin tam merkezine yerleştirilerek kentliyle köylünün bulaşmasını sağlardı diyor. Hipermarketler bunu ortadan kaldırdı diye devam ediyor. Peki sahiden öyle mi? Sadece Starbucks ve Gümrük hanından bakıp evet öyle diyebiliriz. Gümrük han 16.yy Urfa’da inşa edilmiş bir han. Etrafında geleneksel çarşı Hamamlar, bedestenler, kahvehaneler lokantalar olan bir yer. Çok değil bundan 30 yıl önce orası köylü ile kentlinin buluşma noktasıydı.Büyük feodallerin kentlilere karşı gururlandığı hemen hemen her gün gidip kentlilere meydan okumaya çalıştıkları yerdi.Halen anlatılan olayları vardır. Mesela bir gün Halep’ten getirilen bir pipo’nun açık artırmayla satışı anlatılır, şöyle ki çok değerli olan piponun satışı için kentliler ile köylüler kıyasıya yarışır, feodallerden biri o günler için çok para değerinde olan iki ineği satıp pipoyu alır, alır almaz da handa herkese gösterip ayağının altına alıp kırar işte bu hikaye halen gururla anlatılır durur zira köylüler kentlilere karşı kazanmıştır peki bu feodal gurur bugün var mı? Hayır yok çünkü köylü ile kentlinin buluşma noktası yok edildi. Yok edilen şey sadece buluşma noktası değildi aynı zamanda nesilden nesile aktarılacak olan kültürel değerlerin varlığıydı.

Bugün dışarıdan sürekli olarak yeni şeylere maruz kalıyoruz. Hepimiz birbirimize benziyoruz. Eskiden burada bajari(şehirli) Gundi(köylü) ayrımı vardı. Bugün bu ayrım yok neredeyse. Hepimiz aynı şeyleri giyiyor, aynı şeyleri, yiyor, aynı şeylerden zevk almaya başlıyoruz. Önümüze sürekli yeni şeyler çıkarıyorlar bu yeni şeylerin çoğu artık zaruri ihtiyaç halini alıyor. O ihtiyaçları karşılayamazsak hayattan zevk almaz duruma geleceğiz.

Eskiden bir lokma bir hırka yeter derlerdi ama artık sadece bir lokman ve bir hırkan varsa başın belada demektir. Mutsuz olursun kardeşim. Birkaç hırkaya çok da lokmaya ihtiyacın var. Sovyetler dağıldı bu yaşadığımıza Neoliberal dönem diyorlar, postmodernizm diyorlar bak işte yine maruz kalmışız oysa biz daha modern dönemi yaşamadık ne ara bizi postmodern döneme soktunuz. Biraz yavaşlayın bari postmodern dönemi hazmedelim.

İşin özünü İsmet Özel bir şiirinde açıklıyor, şöyle diyordu:Köleler gördüm gözleri camekanlarda. Evet hepimizin gözleri camekanlarda köylüsüyle kentlisiyle. Merak ettiğim soru şu yarına bir kültürel miras bırakmamıza izin verecekler mi?

    Said Atala

    Written by

    Foucault'ya inanıyor, Allah'ın ve devletin dibinde yaşıyor.

    Welcome to a place where words matter. On Medium, smart voices and original ideas take center stage - with no ads in sight. Watch
    Follow all the topics you care about, and we’ll deliver the best stories for you to your homepage and inbox. Explore
    Get unlimited access to the best stories on Medium — and support writers while you’re at it. Just $5/month. Upgrade