Neden yazıyorum?

İlkokul yaşlarındayken günlüklerim vardı. Yatak altlarına, çekmece köşelerine sakladığım. Kimseler okumamalıydı , onlar büyüyünce benim hatıralarım olacaktı. Çocuklarıma okutacaktım. Ancak annem ve ablam şimdilik okumasındi…

ve büyürken evden eve, sehirden şehire göçlerim sayesinde o günlükler birer birer eksilip gittiler yakınımdan… aklımda kalanlara yolumda olanları ekleyip ara sıra tazelendim başka kağıtlarda..

Gidenler ve eklenenlerle birlikte bir hayalimi hiç unutmadım.

“Bir gün benim bir kitabım olacak, en olmadı ben bastırıp eşe dosta hatıra bırakacağım. Ancak olacak. Ben bu dünyadan gitmeden buralarda bir izim kalacak.”

Derken büyüdüm ve anne oldum.

“İyi ki anneyim” lerle başlayan ve sonlanan yazılarım oldu.

Sonra bir de baktım ki eklenenlerim var. Kabullendim. “Serde otizm var” demeye başlamışım.”

Ve dönüm noktası.

Artık sonunda “serde otizm var” diyeceksem ne kalem tükeniyor ne kağıt yetiyordu bana.

Peki neden yazıyorum?

Çünkü ben otizmli bir Yiğit’in annesiyim. ( bu cümleyi kurabildikten sonra hayat neymiş de aslında ne değilmiş :))

Çocuğunun otizmli olduğunu söylediğinde bir anne “aaa hiç belli olmuyor söylemesen anlamazdım” tepkisinde düğümlenen boğazların derin nefes alması icin,

Çocuğun otizm şüphesinde veya tanısında dede, babaanne, hala gibi yakınların genetik öyküyü dün gibi öne serip; belirtilerin normalleştirilerek kabullenme sürecini zorlaştırmaması için,

Otizmli çocuk sosyalleşme uğruna binbir gayretle herhangi bir ortama dahil olduğunda, çocuğun istemsizce çıkardığı anlamsız seslerden rahatsız olanların bir sebebi olabileceğini düşünmesi, sessizliğini koruması ve yüz ekşiterek rahatsız etmemesi için,

Normal gelişim gösteren çocukların içine karışmaya çalışan farklı gelişim gösteren bireylere vebalı muamelesinden uzaklaşılması icin,

Kaynaştırma ögrencisi nedir? Otizmli ve arkadaşları icin neden hayati önem taşır? anlatabilmek için,

“Herkesin derdi kendine ağır” diyerek türlü sabır ve kolaylık temennileriyle uzaklardan izlemenin faydasızlığını zerre kadar da olsa hissettirebilmek için,

Farkındalık denilenin senede bir gün veya bir hafta değil ömürlük olabileceğini anlamlandırmaya vesile olabilmek için,

“Bir”ken hiç, “biz”ken var olmak mümkün. bilincinin lafta kalanını alıp hayatımıza sığdırabilmek icin

Yazıyorum.

Ve ben bütün bunları ve daha fazlasını; “bugün doğan her 59 çocuktan 1i otizmli olduğu icin” yazıyorum!