BİLGE KRAL, BÜYÜK DEVLET ADAMI ALİYA İZZETBEGOVİÇ’İ VEFATININ 14. YILINDA SAYGIYLA ANIYORUZ

Türkiye’de yaşamak, bu cennet vatanda hayatını ve neslini devam ettirmek büyük bir ayrıcalık. Aynı zamanda büyük bir sorumluluk da. Demir perdenin yıkılışının hemen ardından on yıllardır Sovyet baskısı altında yaşayan birçok millet bağımsızlığını elde edebilmek için harekete geçti. Orta Asya’daki kardeşlerimiz bunlardan. Rumeli coğrafyasında da Boşnak, Kosovalı, Makedonyalı kardeşlerimiz de demir perdenin yıkılmasının ardından bağımsızlığını elde eden kardeşlerimiz.

Rumeli’deki kardeşlerimizin bir özelliği var: Etnik kökenine bakılmadan bu kardeşlerimiz TÜRK olarak adlandırılıyorlardı. Çünkü yüzyıllarca Batılılar Müslüman olarak atalarımızla muhatap olmuşlardı. Eskisi kadar yaygın olmasa da halen bu kardeşlerimiz TÜRK olarak adlandırılıyor.

Bize birşey yapmaya cesaret edemeyenler, yüzyılların hesabını bu kardeşlerimiz üzerinden görmeye çalıştılar, çalışıyorlar. 1990'ların ilk yarısında Boşnak kardeşlerimiz TÜRK olarak görüldükleri için modern tarihin en kanlı soykırımına maruz kaldılar.

Boşnak kardeşlerimize bağımsızlıklarını kazanma mücadelesinde liderlik eden ve onlara bir Devlet kazandıran Aliya İzzetbeoviç’ti. Bugün Aliya Izzetbegoviç’in vefat ettiği gün.

Aliya, İslâm coğrafyasının yirminci yüzyılda yetiştirdiği en büyük siyasal düşünürlerinden biridir. Bunun temelinde ise hatıralarında anlattığına göre çok iyi bir eğitim almasının yanı sıra çocuk yaşında annesinin her gün onu sabah namazına göndermesi yatar. Yine anlattığına göre en büyük etkiyi de Rahman Suresi oluşturur.

“Tarihi Allah yapar. Önemli olan bu tarih yapılırken bizim nerde durduğumuzdur” diyen Aliya, bize ve Batılılara bu tarih yapılırken nerede durulması gerektiğini en bariz şekilde göstermiştir.

Türkiyemiz de tarih yapılırken mazlumların, muhtaçların yanında durulması gerektiğini dost düşman herkese gösteriyor. Hem de yıllardır.

Boşnak kardeşlerimizi Türklere emanet edecek kadar TÜRK dostu olan Aliya, “Savaş bittiğinde hatırlayacağımız şey düşmanlarımızın sözleri değil, dostlarımızın sessizliği olacak” diyecek feraset sahibi bir liderdi. Ve Müslümanlara, “Müslümanlar, Kur’an hayata nasıl uygulanacak sorusundan kaçmak için Kur’an’ın nasıl okunması gerektiği hususunda geniş bir ilim ürettiler” diyerek mazeret üretmenin hiçbir işe yaramadığını gösterdi.

Aliya Izzetbegoviç’in ölüm yıldönümü vesilesiyle merhumu yadedelim istedim. 2003 yılı Ekiminde ebedi yurdumuza hicret eden Aliya’ya rahmet diliyorum. Allah mekânını cennet eylesin.

Bu duygularla tüm Aliağalılar’a selam ve hürmetlerimi sunuyorum.