HAYIR

2016 yılı planlarımla ilgili bir yazı yazmadığımı farkettim ve birkaç satır karalayım istedim. Gerçi planlarımı değil de en çok söylemek istediğim kelimeyi anlatacağım.

2015 ile ilgili en büyük pişmanlıklarımdan biri HAYIR kelimesini yeterince kullanmamamdı. İnsanları kıramadığım için her epostaya 48 saat içinde cevap vermeye çalıştım, geri bildirim isteyenlere “eğer ayaklarına çağırmıyorlarsa” destek olmaya çalıştım, ders vermek istemiyordum ama bir dönem daha “Girişimcilik ve İnovasyon Yönetimi” dersi verdim. Yine yüzlerce fikir dinledim. Dinlediğim fikirlerin çoğuna kibarca nasıl olabileceğini ve nasıl olmayacağını anlatmaya çalıştım. Eğer yanlış saymadıysam 17 konferans konuşma talebine HAYIR dedim. 1 tanesine EVET dedim, o da çok yakın bir arkadaşımın ricası nedeniyle oldu. Linkedin’de yine bir sürü bağlantı isteğine HAYIR diyemedim ve linkedin’imdeki kontakların yarısını tanımıyorum. Facebook’da biraz daha seçiciyim, tanıdığım, “hadi akşam bir şeyler içelim” diyebileceğim kişileri kabul ediyorum sadece. İş yaptığım insanları facebook’a eklememeye çalışıyorum. HAYIR’ların azlığı nedeniyle ile 2015'te cumartesileri ve bazı pazar günleri de ofiste çalışmak zorunda kaldım. Çalışmayı çok severim ama sürekli cumartesi ve pazarları ofiste olunca ve hayatın akıp gittiğini görünce ben de her insan gibi mutsuz olmaya başlıyorum.

2016'ya nasıl başladım ? Öncelikle artık ders vermiyorum ama hala yoğunluğum azalmadı. Ağırlık yapan başka şeylerden biri de bana gelen epostalardı. Artık düzgün, açıklayıcı ve öz eposta atmayanlara cevap vermiyorum. Sonra “eposta göndermiştim ama cevap yazmadınız” demeyin. Facebook ve linkedin’de bol bol bağlantı taleplerine HAYIR demeye başladım. Foursquare’de yakın arkadaşım değilse zaten HAYIR diyordum, 2016'da da HAYIR demeye devam edeceğim. Konferanslara da bir müddet HAYIR demeye devam edeceğim (Bunun nedenini başka bir yazıda yazarım), sadece İnovasyon haftasında bir panelde konuğum sanırım, onu da sonradan reddetmiştim ama başka birini bulamamışlar. “Girişimimle ilgili yorum yapar mısınız ?” diyenlere daha çok HAYIR diyeceğim çünkü zamanımı ayırıp yorum yaptığım insanların çoğunluğu beni dinler gibi yapıyor ama söylediklerimin tersini yapıyor. O yüzden boşa konuştuğumu düşünmeye başladım.

Bu HAYIR’lar kendime zaman ayırabileceğim bir alan yaratana kadar devam edecek, ne zaman ki okumak istediğim makaleleri, kitapları (şu anda 20 makale ve 4 kitap okunmayı bekliyor) okuyacak zaman bulabiliyorum o zaman EVET sayısını biraz artıracağım. Ha bu arada hala yarısı yazılmış, diğer yarısı için araştırma yapmam gereken bir yarım kitabım var, ona da zaman ayırmam lazım.

not: yarın ve pazar ofisteyim.

Şimdilik bu kadar… Gerçi son bir HAYIR daha diyip öyle kapatayım yazıyı.