MAVİ KANATLAR

25 May 2017

İkinci el oto pazarı nihayet belli bir disiplin altına alınıyor. Zaten uzun süredir gündemdeki yerini koruyordu.

Beni iyi tanıyanlar bilir otomobil sevdamı, motoruna kadar severim. Her otomobilime isim takarım. Yaşamım boyunca sevincime, üzüntüme tanık olmuş, hayat ortağımdır adeta.

İlk sevdam merhum dayımın otomobilini gördüğümde başlamıştı.
1970 model bir beyaz Chevrolet.. İç rengi mavi, direksiyonu ince beyazdı.. Uzun motor kaputu ile yanlardan arkaya süzülen kocaman kanatları vardı, kuyruk tabir edilen. Çamurluklar beyaz, parlak, desenli metaldi. Hep uçak gibi gelmişti bana.
Yaşlıydı ama çakı gibi duruyordu. Hiç yorulmadan, arıza çıkarmadan daima hazırdı bizim ‘Mavi Kanat’.. Kendimce adını ben koymuştum. “Dayımın şoförü” gibi gelirdi bana. Çocuk aklı işte.

Şimdilerde ise o efsane “Mavi Kanat”ları genellikle düğün araçları olarak görüyorum.

Teknoloji gelişti. Otonom, insansız araçlar ve hibrit araçlar yollarda.

Hibrit yani melez araçların satışı ile alakalı Türkiye Elektrikli ve Hibrit Araçlar Platformu'ndan (TEHAD) yapılan açıklama, Türkiye'de geçen yılın ilk üç ayında 23 adet elektrikli ve hibrit aracın satıldığını, 2017'nin aynı döneminde ise bu sayının 563'e yükseldiğini ortaya koyuyor.

Konunun başında sözünü ettiğim ikinci el araçlardan konu açılmışken;

Bu pazara çok şükür bir disiplin geldiğini görmek mutluluk verici.. Garanti ve ekspertiz mecburiyeti ile hem kayıt dışının, hem de kazaların önüne geçilebilecek nihayet..

Önceleri;

Dileyen herkesin kendi başına alım satım yolu ile ticaretini yaptığı bir alandı.

Şimdilerde ise ikinci el araç alım-satımlarda bu işi yapanlar sertifika almak ve bir ticari işletme açmak zorunda.

Hatırlayacaksınız, oto pazarlarında alıcı motordan anlayan genelde sanayiden birini mutlaka yanımızda bulundurur, ekspertizi de hemen orada göz kararı yaptırırdı.

Ne kadar sağlıklı olabilirdi artık orasını siz düşünün. Sıfır araçların bile hasarlı olabildiği ki örneklerine rastladık, ikinci el hasarlı araçların satışı sonrası karşılaşılan masraflar, ödenen paralar ve bir o kadar sürpriz faturalar.. Bu sorunlar bir tarafa, yollarda kazaya sebebiyet vermesiyle karşı karşıya kalınması da cabası. Anlayacağınız suistimale çok açık.

Neyse ki son yıllarda özellikle internetin hayatımıza girmesiyle birlikte hem hızlı bilgilere ulaşmak, hem de alternatifleri süzgeçlemek, dolayısıyla da sağlıklı tercih yapabilmek mümkün olabilmişti. Kısaca galerilerin dahil olduğu alan artık neredeyse yok denecek oranda küçülmüştü. Şimdi ise tarafsız ve bağımsız ekspertiz ile birlikte birçok testten geçerek daha sağlıklı araç alıp satmak mümkün olabilecek.

Konu ile alakalı Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci’nin açıklaması ve oto rapor merkezinden bir açıklama geldi.

Şöyle ki, 3 ay içinde 5 bin kilometre ile ikinci elde garanti zorunluluğu geliyor. Her ikinci el araç alım ve satımında araçlar ikinci el araç oto ekspertiz raporu almak zorunda. Yönetmeliğinin meslek itibarının korunması, vergi kaybının önüne geçilebilmesi gibi amaçları olduğunun aktarıldığı Oto Rapor Merkezi’nin yönetim kurulu üyesi Eray Üner, yeni çıkacak ikinci el araç alım satımını düzenleyen yönetmelik ile ilgili de bilgi verdi. Yönetmeliğin meclise geldiğini ve temmuz ayı gibi yürürlüğe girmesini beklediklerini belirten Üner, artık kişilerin bir sene içinde 3 arabadan fazla araç alıp satamayacağını ve otomobil ticareti yapanların, şahıslarla rekabet eder hale geldiğini bu yönetmelik ile bunun da önüne geçildiğini, sadece ikinci el araç almak için yetkilendirme ve sertifikasyon zorunluluğu geldiğini belirtti.

Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci ise, İkinci El Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti hakkındaki Yönetmelik Taslağı'na ilişkin, "İkinci el motorlu kara taşıtlarının ticaretinin yetki belgesi almış ve yalnızca bu işle iştigal eden tacirlerle esnaf ve sanatkarlar tarafından yapılmasını öngörmekteyiz" dedi ve ekledi: “Özellikle yurtdışından getirilen araçlar yurda girdikten sonra ikinci, üçüncü hatta dördüncü ele ulaşmıştı ve buradaki gümrük mevzuatının uygulanması ile beraber iyi niyetli üçüncü kişilerin mağduriyetine yol açan uygulamalarla karşılaşmıştık. Yapmış olduğumuz incelemelerde Türkiye'de bu mevzuat tehdidi altında bulunan yaklaşık 40 bin araç mevcuttu. Bunların bir kısmı incelemeleri tamamlanmış ve gümrük otoparklarına çekilmiş, bir kısmının da incelemesi ve takibatı devam ediyordu. Son çıkan torba yasa ile beraber bu alanda bir düzenleme ihtiyacı hissettik ve kısa zamanda bu düzenlemeyi yaparak hayata geçirdik:”

Bir noktada takıldım kaldım.. Eray Üner’in sözünü ettiği yönetmelikteki “Garanti”yi kim verecek? Yaşayıp göreceğiz sanırım. Temmuz ayına kadar bu boşlukların doldurulacağına inanıyorum.

Show your support

Clapping shows how much you appreciated Serpin Alparslan "Presenter"’s story.