SÜTÇÜ AYTEN TEYZE

16 Mar 2017

Ayten teyze İstanbul’un tam göbeğinde Levent’te bir gecekonduda yaşıyordu. Evinin bahçesinde inekleri, tavukları vardı. Birde kangal köpeği. Her sabah kınalı dediği ineğinden sütü sağar mahallemize getirirdi. Her gün Ayten Teyzenin getirdiği o ılık sütü annem hemen tencereye koyar kaynatırdı. Mis gibiydi. 25 yıl geçmiş aradan…

Ayten teyzelerimiz gibi değil şimdiki sokak sütü satışları. Ayten Teyze’nin evinin bahçesinde ineklerini otlatacakları boş araziler vardı şimdilerde ise plazalar mevcut.

Ben bu kültürle büyüdüm.

Siz de hatırlar mısınız mahallemizin sütçülerini?

Tabi dünya gelişiyor, teknolojiye ve yeni dünya düzenine ayak uydurmak mutlak gerekiyor.

Geçtiğimiz ay (ASUD) Ambalajlı Süt ve Süt Ürünleri Sanayicileri Derneği Genel Sekreteri Burhan Sakkaoğlu ile “Akdeniz ve Sütçülük” panelinde bir araya gelmiştik.

Dikkatimi çeken en önemli konuların başında ambalajlı, güvenilir, UHT kutu sütlerin olduğu ve milletçe etiket okumama özrüne sahibiz.

Oysa ki “Sağlıklı, güvenli gıda tüketiminin temel şartı, tüketilecek gıdaya ilişkin doğru bilgilere ulaşmaktır. Bunu da sadece etiketler sayesinde öğrenebiliriz. Hangi firmaya ait olduğunu, nerede üretildiğini, besin ve enerji içeriğini ve son tüketim tarihini öğrenebiliriz. Burada sadece bizim sağlığımızın garantörlüğü değil, ülkemiz adına da kayıt dışı ve denetimsiz satışların önüne geçmiş oluruz.

Geçtiğimiz gün TUIK, verilerinde ocak ayında ticari süt işletmeleri tarafından içme sütü üretimi bir önceki yılın aynı ayına göre %8,9 artığını ve 146 bin 110 ton olarak gerçekleştiği yazıyordu. Burak Sakkaoğlun’a dönüp 2016 yılı sektör ihracatı nasıl geçti diye sordum.

“Türkiye son yıllarda ihracatta, içinde bulunduğumuz coğrafyadaki çatışma ortamı ve gerilimler ile ihracat pazarlarında yaşanan daralma nedeniyle sıkıntılar yaşıyor. Rusya’nın Ocak 2016’dan itibaren Türk tarım ve gıda ürünlerine ambargo koyması, turizm başta olmak üzere bazı sektörlerde uygulamaya koyduğu yaptırımların da etkisiyle 2016 yılı, ihracatta kayıpların yaşandığı bir yıl olarak kayıtlara geçti.

2015 yılı, sektör ihracatında kayıp bir yıldı. Rusya’ya ihracat girişimlerimizi kesintiye uğratan gelişmeler bir yana, Avrupa Birliği’nde kota uygulamasının sona ermesiyle yaşanan üretim artışı, küresel piyasalarda süt ürünleri fiyatlarına düşüş olarak yansımış, dolayısıyla sektör ihracatımız yüzde 20 azalarak 271 milyon dolara gerilemişti. 2016’da ise ülkemizin toplam ihracatında yaşanan düşüşe karşın, süt ve süt ürünleri ihracatımızı, 290 milyon doların üzerine çıkarmayı başardık. İhracatta özellikle devletin verdiği destekler neticesi süttozu ihracatı miktar olarak artmıştır. Ancak yurt dışına sattığımız süttozunun birim fiyatı 2015 yılında 1.752 dolar/ton iken, geçen yıl 1.464 dolar/ton olmuştur. Bu noktada beklentimiz, ihracatın sürekliliğini sağlamak amacıyla süttozu desteğinin devam etmesinin yanı sıra ıslak ürünlerin de ihracat desteği kapsamına alınmasıdır.” dedi.

Son yıllarda AB standartlarında süt üreten çiftlik sayısındaki artışa rağmen halen ülkemizde çiğ süt kalitesinin düşük olması büyük talihsizlik. Tabii düşük kaliteli süt sanayide kullanılamamakta, bu da sanayinin kaliteli hammadde tedarikinde sıkıntıya yol açmaktadır. Peki bunun sebebi nedir?

Tabii ki süt fiyatları.

Yaptığım araştırmada Türkiye’de süt fiyatları, uluslararası piyasa fiyatlarının üzerindedir. AB ülkelerinin çiğ süt maliyeti 26-27 avro/cent civarında iken, Türkiye’de bu rakam 32 avro/cent civarındadır. Kaliteyi dikkate aldığımızda ise rakam 38 avro/cente kadar ulaşmaktadır. Bunun da nedeni, çiğ süt üretiminin önemli girdi kalemlerinde maliyetlerin yüksekliğidir. Üreticiler, hayvan beslenmesinde özellikle yüksek yem fiyatları ile karşı karşıya kalmakta, bu da maliyetleri artırmaktadır.

Çiğ sütte tavsiye niteliğinde referans fiyatı belirleyen USK Yönetim Kurulu, 1 Ocak 2017-1 Temmuz 2017 tarihlerini kapsayan 6 aylık dönemde geçerli olmak üzere yüzde 3,5 yağ oranı ve yüzde 3,1 protein içerikli çiğ süt için referans fiyatı, litre başına 1 lira 21 kuruş olarak belirledi.

Sonuçta, süt ve süt ürünleri ihracatçısı firmaları, başta AB olmak üzere uluslararası piyasalardaki düşük fiyatlarla rekabet etmekte zorlanmaktadır.

Show your support

Clapping shows how much you appreciated Serpin Alparslan "Presenter"’s story.