Ah Şu Üniversite Tercihleri :)

Kaynak: American Bar Association for Law Students

Her sene üniversite tercihleri zamanı, yakın çevremden fikrimi alan çok oluyor. Üniversitede okuduğum dal ile yaptığım iş birbirine oldukça uzak, belki de bu sebeple farklı bir bakış açısı sunabileceğimi düşünüyorlardır fikrimi alanlar.

Özellikle son 5 senedir hiç değişmiyor cevabım, hep kendi hikayemi anlatıyorum.

Artık üniversitede okunacak dal, bundan 20 sene öncekiyle aynı anlamı ifade etmiyor çünkü. Ne okursan oku, yeterince isteyip kafa da yorarsan her mesleği yapabiliyorsun. Bunun en bariz örneklerinden biri de bizzat benim. Hakkımda detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

Elbette hukuk okumadan avukat, tıp okumadan doktor olunmuyor, bunun gibi birkaç istisnayı buna katmayalım.

Benim üniversiteye girdiğim dönemde tercihler sınavdan önce yapılıyordu ve İstanbul Tıp, 6 mühendislik tercihimin ardından son tercihimdi. İstanbul Tıp’ı kazandığımı öğrenince ailemin beni teselli etmesi gerekmişti 😊

Çok isteyerek girmedim İstanbul Tıp’a ama çok keyifli bir üniversite hayatım oldu, yalan yok. Tıpla hiç ilgim yoktu ama ister istemez okulu bitirmek için de öğreniyordum bir şeyler. Şimdi bile çok faydasını görüyorum bunların. Hatta öyle ki insan bedeni ve beynine dair öğrenmiş olduğum her şeyin bugün bulunduğum yere katkısı olduğunu düşünüyorum. An itibariyle okuduğum iki ayrı kitaptan, internet ve bilgisayar dünyasının önde gelen kişilerinden bazılarının hem mühendislik hem de psikoloji diplomaları olduğunu öğrendim. Elbette ileride teknoloji dünyasında başarılı olmama katkıda bulunabilir diye 6 sene tıp okumanızı önermeyeceğim, sadece tecrübemi aktarmak istedim.

Üniversite hayatım boyunca akla gelebilecek her türlü sosyal etkinliğin başlatanı ya da katılanı oldum. İş yaşamımda bunun hâlâ çok faydasını görüyorum.

6 sene boyunca pazarlama, iletişim, satış gibi sonradan uğraşmaya başladığım şeylerin tek bir saat eğitimini almadım. İlaç sektöründe geçen 10 senemin sonunda 210 kişilik bir pazarlama — satış ekibini yönetiyordum ve sorumluluğumda 100 milyon dolarlık bir hacim vardı.

Sonra pat diye onu bırakıp dijital pazarlamaya merak sardım ve kendi işimi kurdum. O kadar sevdim ve öğrendim ki yüksek lisansta bunun dersini verebilecek seviyeye geldim ve buna 3,5 sene devam ettim.

Pek çok etkinliğe bu konuda konuşmacı olarak davet edildim. Tek saat sunum teknikleri veya sahne eğitimi de almış değilim ama bunu çok seviyorum ve emek harcıyorum.

Birçok dergide, bir kitapta, kendi blogumda 250'den fazla yazım var. Yazmayla ilgili de bir eğitimim yok, dilin gücünü kullanmayı seviyorum ve daha iyi yazmak için çok okuyorum.

Yukarıda özet olarak şunu demek istiyorum; mesele gidip de bir diploma alıp, duvara asmak değil.

Bu yaşımda, bu tecrübemle şunu çok net söyleyebilirim ki 17 yaşındaki bir gencin yapabileceği en iyi tercih, canı neyi istiyorsa odur. Zaten bugünün çocukları ve gençlerinin üçte ikisi çalışma çağına geldiklerinde, bugün adı bile konmamış işlerde çalışacaklar (Dünya Ekonomik Forumu öngörüsü). İşlerin çoğunun doğası ve yapış şekli, yapılış yeri de değişecek. Bugünkü kocaman ofislerin çoğu olmayacak ileride.

Pek çok iş de otomatize olacak önümüzdeki 10 sene içinde. World Economic Forum’un (Dünya Ekonomik Forumu) hazırladığı kapsamlı bir rapor var bu konuda. Future of Jobs 2016 isimli bu raporun tüm detaylarını görebilir ve indirebilirsiniz.

Türkiye için TÜİK’in yapmış olduğu bir araştırma var, hangi bölümleren mezun olanların daha kolay iş bulabildiği (daha az olasılıkla işsiz kaldığı) ile ilgili, aşağıdaki grafikte detaylarını görebilirsiniz.

Kaynak: Doğruluk Payı

Bugün yakın çevremin yönlendirmesiyle Facebook ve Twitter’dan, bu yazıda değinmemin isabetli olacağı belirtilen ana başlıkları da hızlıca gündeme getireyim…

*Geleceği olan meslekler hangileri? 5 yıl içerisinde hangi sektörlerin onu açık?

Dünyadaki tüm verinin %95’i son 2 senede oluşmuş. Birilerinin bu veriyi toplayıp analiz etmesi ve anlamlandırması gerekiyor. Şüphesiz önümüzdeki 5 senede daha çok yazılımcı, daha çok analist, daha çok mühendise ihtiyacımız olacak. Dünya yerle bir olmadığı sürece iyi bir pazarlamacıya her zaman ihtiyaç olacaktır. Öte yandan iyi bir pazarlamacı olmak için ne işletme ne de endüstri mühendisliği okumanın gerekli olduğuna inanmıyorum. Kendi kariyerim, birlikte çalıştığım ve yönettiğim kişiler benim bu düşüncemiz temelidir.

*X bölümden mezun olunca nerelerde çalışabilirim?

Günümüzde nereden mezun olduğunuzdan çok, üniversitede okurken kendinize neler kattığınız önemli. Kurmuş olduğum dijital pazarlama ajansı Social Touch’ta her yerden mezun arkadaşlarımız oldu geçtiğimiz 5 senede. Genetik mühendisi de vardı, biyolog da, halka ilişkiler mezunu da, radyo televizyon ve iletişim de, endüstri mühendisi de. Hiçbirini özel bir bölümden mezun diye işe almadık örneğin, hiçbirinin bir diğerine üstünlüğü yoktu gözümüzde.

*Üniversitelerdeki akademik kadro mu önemli yoksa üniversitelerin imajları mı?

Yemişim imajı :) Gerçekten yemişim imajı! Akademik kadro elbette daha önemli. İstanbul Tıp herhalde Türkiye’nin en iyi ilk 3 Tıp fakültesinden biridir. Gidip görseniz o eski binaları, bir daha önünden geçmezsiniz. Ama orayı orası yapan değerli akademisyenleridir.

*Yurt dışı partnerligi olan bir üniversite mi seçmeliyim?

Dünyanın birbirine bu kadar hızlı bağlandığı bir çağda kesinlikle avantajlı olur.

*Bölüm mü üniversite mi önemli?

Her bölümün güçlü olduğu bir üniversite bulunabilir. Mesela Diş Hekimliği için Yeditepe’nin çok iyi bir seçim olduğunu biliyorum ama Türkiye’nin başka yerlerinde o kadar iyi bir eğitim alabileceğinizin garantisi yok. Yine tıptan örnek vereyim. Doğru düzgün klinik pratik yapmadan mezun olunan özel vakıf üniversitelerinde tıp okumak ne kadar anlamlı, emin olamıyorum.

İşletme bölümüne özel bir paragraf açmak istiyorum. İşletme mezunu olup da çok başarılı olmuş büyüklerim, dostlarım ve çalışma arkadaşlarım oldu elbette. Ben onların herhangi bir yerden mezun da olsalar en az bu kadar başarılı olacaklarından eminim. Bugünün şartlarında bana üzerine para verseniz işletme lisans eğitimi almam. Bugünün şartlarında işletme eğitiminin hiçbir geçerliği olduğunu düşünmüyorum.

*X bölümünü okusam, üniversite ile birlikte kendimi okuduğum bölüm hakkında nerelerde geliştirebilirim? Ve bu geliştirme ile iş bulma olasılığım artar mı?

Stajyerlik bunun için var :) yine bizim ajanstan örnek verecek olursam, stajyer olarak bizimle mesai harcamış pek çok arkadaşımız şu anda çok güzel yerlerde çalışıyorlar. Sadece iş açısından gelişmektense, sosyal açıdan zenginleşmeyi de önemsenenizi öneririm.

Son olarak yine World Economic Forum’da 2020 ve sonrası için, profesyonel hayatta başarılı olma yolunda ihtiyaç duyulan becerilerin sıralandığı tabloyu paylaşayım sizinle. Bu listede “herhangi bir üniversitenin herhangi bir bölümünden mezun olmak” diye bir madde olmadığını altını çiziyorum. Yolunuz açık olsun, dilediğiniz gibi bir işe ve hayata kavuşmanızı umuyorum.

Like what you read? Give Sertac Doganay a round of applause.

From a quick cheer to a standing ovation, clap to show how much you enjoyed this story.