Değerli Dilimiz

Türkçe’mizin zenginliği konusu son derece geniş detay ve kapsama sahip bir konudur. Ben “dilbilim” alanında bir uzman değilim.

  1. Ben bir “besteci”yim.
  2. Beni bir “öğretmen”im. “Üniversite Öğretim Üyesi”yim (Prof.)
  3. Özgür Yazılım destekçisiyim.
  4. İTÜ Radyo Klasik radyo kanalında radyo programı hazırlıyor ve sunuyorum. Radyo programlarım Çarşamba günleri saat 21:00'da İTÜ Radyo Klasik radyo kanalında yayınlanıyor.
  5. Borusan Klasik radyo kanalında radyo programı hazırlıyor ve sunuyorum. Radyo programlarım Pazar günleri saat 21:00'da Borusan Klasik radyo kanalında yayınlanıyor.
  6. Babam Kâmi ACİM TRT Ankara radyosunda başlamış olduğu teknisyen, ses kayıt uzmanlığı (tonmaysterlik) çalışmalarını ve iş yaşamını TRT İstanbul Radyosu’ndan “şef teknisyen” olarak emekli olarak tamamlamıştır. Babam emekli olmadan önce TRT İstanbul Radyosu’na gider, orada babamın yanında gezerdim. İstanbul Radyosu’ndaki büyük A stüdyosunu, orta büyüklükteki B stüdyosunu ve daha da küçük olan C stüdyosunu gezdim. O stüdyolardaki ses kayıtlarının ve canlı yayınların nasıl yapıldığını gözlemledim. TRT’nin Türkçe’nin doğru kullanımı konusunda ne denli titiz ve özenli olduğunu daha küçük yaşlarda iken idrak ettim.
  7. Güzel dilimizi doğru şekilde kullanmak görevi ilk olarak radyo ve televizyon sunucularına, öğretmen ve öğretim üyelerine düşmektedir. İngilizce dilindeki bazı kullanımların dilimize uyarlanmaya çalışması gibi uğraşları kınıyorum. Böyle bir şey yapmaya gerek yoktur.

Reklama Gitmek!

Bu terimi “kendilerini aydın ve çağdaş bir tarz içinde topluma sunmaya çalışan kişilerin” televizyon yayınlarındaki sunuculuk görevleri sırasında kullanmakta olduğunu görüyor ve çıldırıyorum. Şu sorular aklıma geliyor:

  1. Reklam, gidip gelinen bir ada mıdır? “Reklama gidiyoruz!” kısa cümlesi nasıl bir kullanım dır? Televizyonlarda bu terimi duyunca bunu söyleyen kişilere “İyi yolculuklar” diyerek televizyona doğru bağırıyorum.
  2. Türkçe’mizin doğru kullanımını savunan televizyon sunucuları “Bir reklam arası veriyoruz.” gibi bir kullanım yolu ile doğru yapmaktadır.

Sahne Almak!

Bunu da bir yarışma programına katılan bir yarışmacının söylediğini duymuştum. Ne demek “sahne almak?”. “Sahne alınıp satılan bir meta mıdır?” Birisi bakkala girip “Ver ordan bana 250 gram sahne, Bakkal amca” mı demektedir? “Sahneye çıkmak” terimini neden kullanmıyorsunuz?

Konservatuvar Okumak!

Bu çarpık terimi de yine bir şarkı yarışmasına katılan bir yarışmacıdan duymuştum.

“Konservatuvar kitap mıdır?” -ki okunsun?

Lütfen güzelim Türkçe’mizi, aklımızı kapının dışında bırakarak katletmeyelim. Bu konuda çok ama çok dikkatli olunması gerekir.

Show your support

Clapping shows how much you appreciated Mr. Server ACİM’s story.