Kadınların Cüretkar Eylemleri ve Dijitaltopuklar’ a Atıflar

Kadın olmanın çok da kolay olmadığı bir dünyada yaşıyoruz. Cinsiyetler arası kayda değer, uçurum farklar olmadığına inansam da motivasyon, yetenek veya tercihler gibi pek çok alanda çeşitli farklılıklar olduğu aşikar. Profesör Simon Baron-Cohen’ in bu farklılıklara dair yerinde tespitler içeren bir çalışması var. 100' den fazla yeni doğanı henüz 1 günlükken videoya kaydediyor ve kız bebeklerin hareketli bir yüze daha çok ilgi gösterdiğini; erkeklerin ise hareketli bir mekaniğe daha fazla yoğunlaştığını gözlemliyor. Deney sonucunda şu kanıya varılıyor; kadınlar insan yönelimli, beyinleri empati ve bağlantı için kodlanan erkekler ise; nesneye yönelimli, sistem kurmak için kodlanan beyinlere sahipler. İki taraf da kendi içinde önemli faydalara sahip. Ortalama IQ’ larımızın hemen hemen eşit olduğu da bir yandan kanıtlanmışken kadınların zekalarını küçümseme, erkeklerinse abartma eğiliminde olduğunu hepimiz gözlemlemişizdir. Bunu yapmayalım kendimize, kadın olmanın avantajlarından yararlanmamız lazım :)
Neyse ki bugün kadınlar, iş dünyasında çok daha etkili roller alabiliyor ve şirketler de çok yönlü varlıklarımızın bilincinde esnek çalışma saatleri olsun, çocuk yetiştirmeye dair daha elverişli yöntemler sunmaya dair olsun işlerimizi kolaylaştırıyor. Yine de tüm bunlara rağmen bazı rolleri yeterince yerine getiremediğimizi düşündüğümüz, çıkmaza düştüğümüz, umutsuzluklar yaşadığımız dönemler oluyor. Mekanizmamız genel anlamda işleri mükemmel yapmaya programlı ve istediğimiz gibi yapamadığımızda bunalıma girdiğimiz zamanlar yaşayabiliyoruz. Kadınların hikayelerini, hayata, kadınlığa veya anneliğe dair deneyimlerini birbirleriyle paylaştıkları zaman karşı tarafın hikayesinde kendine dair bir şeyler bularak güçlendiklerine, motive olduklarına çok tanık oldum. Bazen bir kadının hikayesinin bir yerinden öyle derin etkileniriz ki onu fark etmeden rol model alıp yitirdiklerimizi o güçle kazanmaya başladığımızı fark ederiz. İşte böyle konuların konuşulabildiği , hikayelerin özgürce paylaşılabildiği platformların olması bu açıdan çok kıymetli çünkü bazen gerçekten güçlük çekebiliyoruz sesimizi duyurma konusunda.
Kadınların dijital dünyaya yön veren, değer katan duruşunu duyurmak diye yola çıkan @dijitaltopuklar kurucuları @blogcuanne Elif Doğan ve Perihan Çıragöz iki değerli içerik üreticisi dijitalde ve anneler. Dijital dönüşümün etkilerini hayatımızda, iş dünyasında bu denli görür ve yaşarken bu dönüşüme dair yapılanlara kayıtsız kalmak imkansız hele bir de içinde kadın faktörü varsa. Bu yıl dördüncüsü düzenlenen #cüretet temalı zirve, alanda yaşanan internet sıkıntısı dışında oldukça doyurucuydu; adını dijitalden alan bir platformun dijital aksaklıklar yaşayan bir alanda yapılması biraz ironikti gerçi ama neyse olur böyle talihsizlikler.. Kadınlara ilham ve cesaret verecek içerikleri barındıran zirvede; psikoloğundan avukatına, reklamcısından içerik üreticisine, fotoğraf sanatçısından öğretmenine, öğrencisine ( @fatoskarahasan ın tabiriyle pure dijital çocuklara:), yazarına pek çok meslek grubundan insan konuşmacı olarak konuk edildi. Panellerin çoğu keyifliydi, birkaçından kısaca söz etmek istiyorum. İkinci panelde Eylem Erdem Uğurlu’ nun hikayesi salonu derinden etkiledi. Ailesiyle yaşadığı yangının, bir travmasını tetiklediği, beş yaşında bir çocukken maruz kaldığı cinsel istismarı yıllar sonra hatırladığı hüzünlü fakat cüretkar bir hikayesi vardı, tüm salon anlattıkları karşısında buz kesildik. Bunun üzerine gidip şu an bununla bir savaş veriyor ve bu yolculukta ona müzik yoldaş oluyor, kendi bestelerini yaparak şarkılar söylüyor ve hayata yeniden tutunmaya çalışıyor, daha güçlü ve korkularının üzerine giderek..
@borusanlojistik genel müdür yardımcısı Tuğba Paşalı Karacan’ ın lojistik gibi erkek egemen bir sektörde var oluş mücadelesini anlatırken ki samimiyetine de hayran kaldım. Belki konuşmasında zaferinden çok yolculuğunu vurgulaması beni etkilemiş olabilir. Toplantılar esnasında bir tarafta akşama ne yemek pişireceğini veya çocuğunun evdeki problemlerini telefonda görüşürken ilk başlarda aldığı tepkileri fakat sonra sonra bu çok yönlü rol mücadelesi veren kadın profilini erkeklerin anlamaya başladığını samimi bir dille anlattı. Şirket tepe yönetimlerinin artık yönetim kadrolarında kadınlara yer vermenin önemi ve katkısına dair farkındalıklarını vurguladı. Her birimiz yaşamadık mı bunları?
Kadınlık mı, annelik mi panelinde ise her kadının anne olmak gibi bir misyon edinme zorunluluğu olmadığını; sadece kadın olma rolünün de bir kadını mutlu edebileceğini avukat Hande Kuday, ilk doğumundan bebeğini 4 aylığa getirene kadar ki pişmanlık serüveninden yola çıkarak cüretkar bir biçimde anlattı ( 4 aydan sonra bebeğine alışmış ve şimdilik hayatından memnun :) Ama böyle değil midir zaten, illa annelik muazzam bir deneyim olmak zorunda değil herkes için, bunu aşırı anaç bir insan olmama rağmen saygıyla karşılayabiliyorum ve her kadının da birbirini bu anlamda desteklemesi gerektiğine inanıyorum.
Açık ara en iyi panel ise üç nefis çocukla bir öğretmenin katılım sağladığı paneldi. Bu çocuklar genel anlamda teknolojiyi doğru ve verimli kullanan harukulade çocuklar. @alibaba.com’ un felsefesi; ‘’Teknolojiyle yapamadığınız hiçbir işten verim alamazsınız.’’ üzerine kuruludur ya heh işte bu çocuklar bunun bilincindeler; hepsi bu bilinçle kendilerini geliştirecek şekilde pozisyon almışlar. İklim aktivisti olan Atlas Sarrafoğlu İsveç’ teki iklim krizi çağrısı yapan Greta’ ya Türkiye’ den ilk yanıtı veren 12 yaşında bir çocuk, çalışmalarını takip etmenizi öneririm, gelecek kaygısı yaşayan ve bunu cüretkarca dile getirebilen, kendini bu kadar rahat ve güzel ifade edebilen çocukları takip etmemiz, paylaşmamız lazım. Konuşmasını ‘’Hepimiz bilimin arkasında birleşelim.’’ diye kapatan bir çocuktan bahsediyorum!
Köy okullarına müzik projesiyle tam 70 tane org bağışı toplayan, sanal orman projesi gibi faydalı bir çok proje üreten Sera Çamaş ‘ ın hikayesine de mutlaka göz gezdirin. Beşinci sınıf öğrencisi Ezel Kazancı da tam bir disiplin örneği futbolcu :) Pırıl pırıl, gelecek vaad eden bu çocukları izlerken içinde bulunduğumuz dünyaya çocuk getirme endişelerimi bir kenara bırakıp umut dolduğumu ve dünyaya gelmeyi bekleyen yoldaki bebeğimi şevkatle okşarken gözlerimin dolduğunu ifade edebilirim :)
Çok konu konuşuldu, başka başka şeylere cüret eden kadınlarımızın hikayeleri vardı ve eminim bilmediğimiz yüzlerce hikaye var sokakta kadına dair. Bunların konuşulması, duyurulması, paylaşılması önemli. Hayatımız şüphesiz ki erkeklerinkinden çok daha karmaşık. Kendimiz için neyin daha önemli olduğuna ancak ve ancak biz karar verebiliriz öyle değil mi? Havada o kadar çok top döndürmemiz gerekiyor ki o yüzden ilk yapmamız gereken belki de önceliklerimizi belirlemek ne dersiniz? Kariyer, çocuk sahibi olmak, dünyayı gezmek, insanlara ve sokak hayvanlarına yardım etmek.. Hangi rol önceliğimiz ise ona yer verelim önce..Başarılı ağ kurma, empati yeteneği gibi bir sürü özelliğimizin farkında olarak bir şeylere cüret etmekten çekinmediğimiz, daha çok yerde var olduğumuz, sesimi duyurduğumuz bir dünya yaratalım, bunu yapmak için dijital iyi bir kaynaksa neden yararlanmayalım?
Bu arada oturumun videolarını merak edenler için; tüm oturumların videoları yakında dijital topuklar youtube sayfasında olacakmış benden söylemesi.
Sevgiyle..
