Benjamin Franklin’inin Kendini Geliştirme Yöntemi: Ahlaki Mükemmelliğe Ulaşmak

Shilmiakbas
Nov 3 · 3 min read

İnsanlarla ilişki kurma, kendinizi yönetme, kişiliğinizi geliştirme konusunda iyi öneriler istiyorsanız Benjamin Franklin’in özyaşam öyküsünü ve mükemmelliğe ulaşmadaki çabasını okuyunuz. Şimdiye dek yazılmış en ilginç yaşam öykülerinden birisi.

Döneminde böyle bir kavramın ortada olmayışına istinaden Benjamin Franklin’i kişisel gelişimin öncüsü olarak nitelendirmemizin bir mahsuru yoktur. Franklin 20 yaşına bastığında son derece hırslı bir amaç edinmişti; ahlaki mükemmelliğe ulaşmak. Henüz çok genç yaşta kendimizi tanımamızı ve gelişmemiz için bizden daha iyi insanların yöntemlerinden ilham almamızın önemini kavramıştı. Bu bakış açısıyla vaktini eski zamanların büyük şahsiyetlerinin biyografilerini okuyarak geçirdi.

“Benjamin Franklin’in 13 erdemi” olarak bildiğimiz, ahlaki mükemmellik için gerekli 13 nitelik keşfetti: Ölçülülük, sessizlik, düzen, azim, tutumluluk, çalışkanlık, samimiyet, adalet, ılımlılık, temizlik, dinginlik, iffet ve tevazu.

  • Ölçülülük: “Ne bıkana kadar yiyin, ne sarhoş olana kadar için.” Japonların uzun ve mutlu yaşam için midenin yüzde 80'ini doğduğunu hissettiğimiz anda yemeği bırakmamızı öneren gelenekleriyle de örtüşür.
  • Sessizlik: “Başkalarına ya da bizzat kendinize yanlızca faydalı olacak sözler sarf edin, boş konuşmalardan kaçının.”

“Bugün söylemeniz gerekenleri yarına bırakın.”

  • Düzen: “Her şeyin bir yeri, her işin bir zamanı olur.”

Hayatı sadeleştirmek için derle, topla, rahatla.

  • Azim: “Ne yapmanız ve neye bağlı kalmanız gerektiğine karar verin.”

Azim ve çaba yaşamın her kademesinde büyük öneme sahiptir.

  • Tutumluluk: “Yarar sağlayacak harcamalar yapın. Har vurup harman savurmayın.”

Yaşamınızı sadeleştirin.

  • Çalışkanlık: “Zaman kaybetmeyin, her daim faydalı şeyler yaparak meşgul olun, gereksiz tüm faatliyerlerden kurtulun.”

Tv’den, sosyal medyadan mümkün olduğunca uzaklaşın. Her geçen gün hayatınızı biraz daha iyileştirmeye bakın.

Samimiyet: “İnsanlara zarar vermekten kaçının, her zaman doğru ve adil şekilde konuşun ve bunu dürüstlükle yapın.”

“Düşündükleriniz, söyledikleriniz ve yaptıklarınız ahenk içinde olduğu sürece mutlu olursunuz.”

Daha çok genç olup kendi deyişiyle budalaca hareket ettiği günlerde bir arkadaşı Franklin’i bir yana çekip, bir takım gerçekleri ortaya koymuş.“Bak Benjamin, seninle geçinmek artık neredeyse olanaksız. Senden farklı düşünenlere düşünceni bir tokat gibi indiriyorsun. Artık kimse senin görüşlerini önemsemiyor. Dostların senin bulunmadığın toplantılarda daha çok eğleniyorlar. Sen o denli çok şey biliyorsun ki kimse senin yanında bir şey konuşamıyor. Aslında kimse konuşmaya da çalışmıyor. Çünkü bu çaba sonuçta konuşanın rahatsız olmasına yol açıyor. Böyle giderse bildiğin çok az şeyden daha fazlasını öğrenemeyeceksin. Franklin bu şiddetli paylamayı anlayışla kabul etmiştir. Arkadaşının söylediklerinin gerçek olduğunu anlayacak kadar da akıllıydı. Böyle giderse başarısızlığa uğrayabilir ve toplumun dışına itilebilirdi. Hemen bu saygısız ve dar görüşlü tutumunu değiştirmeye koyuldu. Kitabında şöyle anlatıyor:“Başkalarının benim düşüncelerimle çelişen düşüncelerine katlanmayı kural olarak benimsedim. ‘Kesinlikle’, ‘Kuşkusuz’ gibi kesin görüş ifade eden sözcükler kullanmama kararı aldım. Bunların yerine ‘Bence’, ‘Sanırım’, ‘Bana öyle geliyor ki’ gibi kesinlik ifade etmeyen sözcükler kullanmaya alıştırdım kendimi. Birisi yanlış olduğunu düşündüğüm bir şey söylediğinde ona karşı çıkma, ya da dediğinin gülünç olduğunu söyleme zevkinden kendimi yoksun bırakıyor, yanıtıma şöyle başlıyordum: ‘Kimi durumlarda görüşünüz çok doğru olabilir, ancak bu koşullarda bana öyle geliyor ki…’ Tutumumu değiştirmenin yararını hemen gördüm; katıldığım konuşmalar zevkli geçiyordu. Görüşlerimi öyle uysalca sununca dinleyiciler dediklerime karşı daha az karşı çıkıp, daha kolay kabul ediyorlardı, yanıldığımı söylediğimde ise kimse beni küçük düşürmeye çalışmıyordu.”

Adalet: “İnsanları, onları incitecek ya da onlara karşı görevlerinizi unutturacak kadar kötülük etmeyin.”

Adil olmak size zihinsel bir huzur sağlar, enerjiniz ve başarınızı korur.

Ilımlılık: Hak edilmiş olduğunu düşünseniz bile aşırı tepkilerden ve hareketlerden kaçının.

Olumsuz ve kötü sözler sarf etmek,iki taraf için de tehlikelidir.

Temizlik: Beden, kıyafet ve ev temizliğine her daim önem verin.

Dinginlik: Hayatın karşınıza çıkardığı sıradan ve kaçınılmaz kazalara ya da ufak tefek şeylere takılıp kalmayın

“Sessiz, sakin, barışçıl.”

İffet: Kendinizi cinselliğin hazzına nadiren bırakın; cinselliğe yalnızca sağlık ve üreme için başvurun; asla yorulmayın, zayıf düşmeyin ve ne başkalarının ne de kendinizin itibarına leke sürdürün.”

Tevazu: “İsa’yı ve Sokrates’i örnek alın.” Başka bir şey söylemeye gerek yok.

Benjamin Franklin’in ahlaki mükemmellik arayışında disiplinli kalabilmesinin altındaki başarının ne olduğunu düşünebiliriz. Franklin haftanın günleri ve bu 13 erdemi bir tabloda buluşturmuş, her hafta içlerinden birine yoğunlaşıyor ve aksalıkları not alıyordu.

Kendinize böyle bir tablo oluşturun. Erdemlere siz karar verin; minnettarlık, sadakat… Her hafta yoğunlaşmak istediğiniz erdemi seçin ve güne belirlediğiniz bir amaçla başlayın. Haftanın sonunda, tablonuzu inceleyin. Yedi günü tamamlayamadığınız erdemleri tablonuza bir kez daha ekleyin. 13 haftanın sonunda sıfırdan başlayın.

“Mutluluk, bir insanın nadiren karşılaştığı iyi bir talihin büyük parçalarına değil, her gün alınan hazlarına küçük avantajlarına bağlıdır.” Benjamin Franklin

İlham veren kaynaklar: IKIGAI: Japonların Uzun ve Mutlu Yaşama Sırrı. Walter Isaacson: Benjamin Franklin

Welcome to a place where words matter. On Medium, smart voices and original ideas take center stage - with no ads in sight. Watch
Follow all the topics you care about, and we’ll deliver the best stories for you to your homepage and inbox. Explore
Get unlimited access to the best stories on Medium — and support writers while you’re at it. Just $5/month. Upgrade