YES MAN: Evet, yeni hayır demektir!
Son yıllarda “hayır” demeyi öğrendiğimizde mutlu olacağımız söyleniyor. Bununla alakalı epey de kitaplar basılıyor, youtube videoları çekiliyor, makaleler yazılıyor.
Hayır diyerek fırsatları kaçırıyorsan? Belki de; yıllardır aradığın AŞK, daha dün arkadaşının kahve içmeye çağırdığı kafede arkadaşlarıyla otuyordu. Ama sen “hayır, yorgunum istemiyorum.” diyerek oraya gitmedin ve kaçırdın. Belki de.

Kahramanımız Carl, hayatının aşkı olduğunu düşündüğü karısından boşandıktan sonra içine kapanmış, insanlarla bağ kurmaktan korkar hale gelmiş bir adam. Bütün gün televizyon karşısında film izliyor. Her teklifi düşünmeden geri çeviriyor. Arkadaşlarıyla arası bozuk, sevgilisi yok, kariyeri yerinde sayıyor.
“Derken, şu postmodern dinlerden birinin toplantısına katılıyor. Cemaatin sloganı; yeni hayır, evet. Yani, eskiden hayır demek iyi bir şeydi. Plan değişti, şimdi evet deyin. Carl zoraki de olsa evet demeye başlıyor ve hayat önünde açılıveriyor. Evet dediği en berbat teklif bile hayırlara vesile oluyor.
Buyrun bakalım! Biz yıllardır hayır demeyi öğrenmeye çalışmıyor muyduk? Hayatı başkalarına değil, kendimize göre yönlendirmek yapılması gereken değil miydi? İnisiyatifi ele almayacak mıydık? Bunun için psikiyatrlara dünyanın parasını dökmemiş miydik? Evet dersek insanlar bizi kullanmaz mıydı?

- Her şeye evet demek kişilik zaafı inadına hayır ise pasif saldırganlık
“Hayır” veya “evet” diyebilmenin erdem mi yoksa biat ve teslimiyet mi olduğu içinde bulunulan duruma ve niyete bağlı olarak çok değişir. Bireylik ve bireyleşme ile bireysellik ve bireysel olma çok sık birbirine karışıyor. Bireylik sağlıklı psikososyal gelişimin zaruri bir parçası. Birey olabilmiş kişi kendi kararlarını alıp uygulayacak yetkinlikte, olgun insandır; gerektiğinde başkaları için fedakarlık da yapabilir.
Bireyselleşme ise daha çok yarışmacı Batı kültürünün dayattığı nörotik bir varoluş tarzı. Hani “hep bana, Rab bana” denen ve ucu egoizme uzanan duruş. Bu, genellikle sadece başarıya odaklanmış kişilerin tavrı.
Çekingen, bağımlı, ezik veya ürkek kişiler kolay kolay “hayır” diyemezler. Ayrıca, şu veya bu sebeple korktuğu için “hayır” diyemeyenler de var tabii… Kendine zulmedici kişilik sorunu olanlar ise, bilhassa zor duruma düşecekleri şeylere bir nevi zihinsel mazoşizm ile “evet” derler.” [alıntıdır]

Fırsatları kaçırma!
Evet dediğinizde, olasıklara kucak açarsınız. İnsanlara evet demek, yeni fırsatlara kendini açmak demektir. Evet demeye başlayarak hayatını değiştirebilirsin, sevgili bulabilirsin, arkadaş edinebilirsin, işinde yükselebilirsin.
Fakat filmin sonunda da vurgulandığı gibi, esas olan “hayır” ve “evet” demenin sınırlarını bilmek, bunu fark edebilmek. Mamafih, birisi sizden uzaklaşmak veya aranıza mesafe koymak istiyorsa, eskiden paylaştığınız hiçbir şeyi önemsemeden gitmesine “evet” demeli. Enerjimizi sömüren insanlaraysa “hayır” demeyi bilmeli. Bazen patavatsızlık etmek o kadar da büyütülecek bir şey değil. İnsan her zaman kibar olamaz öyle değil mi…
