Önünüze eskitilmiş bir tepside dosya koyuyorlar. Dosyanın içinde sıcacık makinadan adeta yeni çıkmış parşömen kağıdı. Sizi bir süprizin beklediğini söylüyorlar. O an ki beklentilerinizi gerçekten çok merak ediyorum. Acaba bekledikleriniz öğreneceklerinizin yanında nasıl bir oranla uçup giderdi aklınızdan. Oran kelimesi, numaralar, sayılar, her biri matematiksel dört işlemden ibaret. Ama baktığınızda hayatta dört işlemden ibaret değil midir? O eskitilmiş tepsideki dosyanın içinde dünyada var olacağınız ömrünüz yazıyor olsaydı ilk hangi duyunuzu farkında olmadan çalıştırırdınız acaba ? Duyularımız bizi dünyaya bağlamakla birlikte dünyayı keşfetmemize yardımcı olur. Ömrünüzü a4 kağıdının ortasında sayısal şekilde görünce önce kulaklarınız ısınmaya başlar. Şakaklardan akan belli belirsiz bir ter damlacığı gözünüzden akan anlamsız göz yaşıyla karışır. Sebebini anlamadan ve bilemeden çıkan çığlıklar ya da mutluluk tepkilerini duyarsınız etrafta. Gözlerinizden akan yaşı silmek için kullandığınız parmaklarınız dudaklarınıza değer ve o tuzlu tadı alırsınız. Karşınızda olmayan bir aynada kendinizi görüverirsiniz ve kaybolursunuz. Bütün bunları farkında olmadan duyularınızla hallettiniz. İşte hayatta farkında olmadan kullandığımız keşfettiğimiz bu mucizevi duyulardan ibarettir. Sana verilen ömür için iki seçeneğin var. Ya onu ikiye katlarsın ya da cezaya.. O hayat bir yerden illa katlanacak. Önemli olan tek şey dünden geriye kalanlarla idare etmeyi bilmek. Dünde kalan emanetler,anılar,dostluklar,kavgalar,gürültüler,aşklar,sevgiler,aile.. Bil idare etmeyi..Bu güneş insanlık için her sabah doğuyor , ve aynı şekilde sanki yine bizler için batıyor ki çok şımarmayalım.. Şükretmek! Ömrünü geçirebildiğin kadar kıymetli ve bir o kadar da dopdolu yaşa. Her sabah sadece uyanabildiğin için bile şükret..
Toprak kokusunu sev, ayakların çırılçıplak yürü bir kere ömründe! En önemlisi sadece ama sadece asla korkma kendinden. Kendinde ki gücü keşfet ve asla inancını kaybetme. Güneş doğarken senide uyandırır merak etme.. Kendinde her gün keşfedilmemiş başka bir yön bul. Kusurlarını ayrı bir sev, onlar olmasa bu kadar farklı nasıl olabilirdin ki ?Aslında bence yaşamanın asıl formülü ne zaman öleceğini bilmemek…Gün ayarken, o günü de düne teslim et korkusuzca..
