İstanbulda bulunuyorduk o yaz, babamın bir takım rahatsızlıkları vardı.Bunları öğrenmenin en iyi yolu cerrah olan dayımın yanına gidip baştan aşağıya kontrol ettirmek olucaktı. O yaz İstanbul öyle sıcaktı ki , düşüncelerimin stresten beni terlettiğini itiraf edemediğim için sıcak bir yazı tercih ediyordum.O sıcaklar adım adım yaklaştırıyordu sanki bizi sona… Git gide öbür dünya kavramına yaklaştığımızı nasıl da farketmem! Bir aylık bir sürece tabii geliyordu hastaneye mekik dokumamamız. Olan biteni kesin ve net bir şekilde öğrenmek isteyen dayım ilmek ilmek işliyordu bu süreci. Tüm aile içinden geçirdiklerini ağzına dökmeye korktuğu için bu sürecin daha da uzamasını istiyordu belki de kim bilir. Öyle ki ben ve iki ablam eylül ayının yaklaşması ve okulların açılmasından dolayı Adanaya dönmüştük. Annemle babamı öğrenecekleri bu sonuçla başbaşa bırakmıştık.Ben lise ikideydim o dönemde.O sene seçmiş olduğum fen ve matematik alanıyla ilgili sürekli kafam karışıktı.Belli ki bile istiye kafamı karıştırıyordum babamı düşünmekten yorulduğum için.En büyük ablamla aramda on beş yaş var.Benim için namıdeğer tekne kazıntısı derler ailede.Bir de ortancamız var onunla da aramda dokuz yaş var.Ortanca o dönemde üniversitesini yeni bitirdiği için yanımıza Adanaya dönmüştü. En büyük ise kariyerinin en mükemmel döneminde istanbulda adım adım ilerliyordu dilersiniz ki İstanbul bir kadının kariyerini ilerletip kendi ayakları üzerinde durmasını sağlayabilecek en güzel seçeneklerden biri ve ablamda bunun farkındaydı.Ancak herşey ablamın istediği gibi olmadı da diyebiliriz sonrası için.