Hatayı Meşrulaştırmak

Ekonomi, oyun teorisi, mekanizma dizaynı gibi konularda karşınıza sık sık çıkan şu soru var: “İnsanların belli bir şekilde davranmasını (veya davranmamasını) istiyorsanız, hangi kuralı nasıl koymanız gerekir?”

Bunun bir örneği, “istenmeyen davranış için ceza vermek”. Ceza da para cezası olur, yaptırım olur farketmez.

İnsanın aklına ilk gelen şey, “ceza verince istenmeyen davranış azalır, cezayı artırdıkça da daha da azalır” oluyor. Ancak ne yazık ki öyle değil.

Örneğin, şu habere bakacak olursanız, ceza miktarı düşük olduğunda bir adet insanın hatalı davranışı (yasak olduğu halde sigara içmek) gönül rahatlığıyla yapabildiğini, bunu ödediği parayla meşrulaştırdığını görüyoruz. Bu sırf sigara için değil, başka bir sürü konu için geçerli.

Çok basit oyun teorisi kavramlarıyla şu şekilde açıklayabiliriz: Hatalı davranışın size sağladığı bir fayda var (bu var ki o davranışı gösteriyorsunuz). Bunun üzerine, hatalı bir davranışı yapmanızın size verdiği “ahlaki huzursuzluk” var, ve de cezası varsa ödeyeceğiniz cezanın götürüsü var. Fayda ile iki farklı zararı karşılaştırdığınızda, ilki daha baskınsa o davranışı yapmayı, ikincisi daha baskınsa o davranışı yapmamayı seçiyorsunuz.

Diyelim ki başlangıçta ceza yok, ama sırf tasvip edilmeyen, yapmanız istenmeyen bir davranışı ahlaki yükümlülüğünüz yüzünden yapmamayı tercih ediyorsunuz. Başkaları da bunlara farklı değerler verdiği için yapmayı tercih ediyor olabilir, herkesin geliri farklı, tasvip edilmeyen davranıştan kazandığı fayda farklı. Eğer bu davranışa bir ceza konursa, safça beklenen şu muhtemelen: Ceza konunca başka insanların hem ahlaki huzursuzluğu, hem para cezası toplanınca aldıkları faydayı geçeceği için o davranışı yapmamayı seçecekler, o davranışı göstermeyen insanların sayısı artacak.

Pratikte böyle olmuyor halbuki. Çünkü, insanlar ceza ödemeleri gerekince o “ahlaki huzursuzluk”tan kurtuluyorlar, bir nevi hatalarını meşrulaştırabiliyorlar. Kısaca “ben bunun gereğini yaptım, huzursuzluk duymama gerek yok” deyip cezayı ödeyip davranışı göstermeye devam edebiliyorlar. Hatta birçok durumda normalde ahlaki huzursuzlukları yüzünden bu davranışı göstermeyenler bile o davranışı göstermeye meyledebiliyor. Yukarıdaki haberde de bu var, Okan Bayülgen cezasını ödedi diye çok daha rahat sigara içebiliyor eskisinde göre.

Bir benzerini üniversitede ödev notlarken görüyorum: Bir ödev için “dışarıdan kaynak kullanmamaya çalışın” denildiğinde hemen herkes uyuyor buna. “Dışarıdan kaynak kullanmamaya çalışın, kullanırsanız şu şekilde yaptırımı olur” denildiğinde ise yaptırımı karşılayabileceğini düşünüp, dışarıdan kaynak kullanmayı seçen öğrenci sayısı çok oluyor.

Onun için “toplumda bunun yapılmaması lazım” dediğimiz her şeyin çözümünü direkt tekdüze bir cezada bulmamız yanlış: rastgele miktardaki bir ceza hiç beklenmeyen sonuçlara yol açabiliyor. Bu da yukarıda bahsettiğim sezgisel olarak dediğimiz “ceza arttıkça istenmeyen davranış azalır”a oldukça ters.

Email me when simendiferlerin efendisi publishes or recommends stories