Çağdaş Sanatın Yeni Cazibe Merkezi: Afrika
Marakeş ve Cape Town’da açılan iki müze ve ilk kez düzenlenen 1–54 sanat fuarıyla Afrika çağdaş sanat sahnesi, koleksiyoner ve sanatseverlere renk ve naifliğin ötesinde bir dünya sunuyor.
Cape Town’da açılan Zeitz Museum of Contemporary Art Africa, Marakeş’teki Al Maaden Museum of Contemporary Art ve geçtiğimiz Ocak ayında ilki düzenlenen 1–54 çağdaş sanat fuarıyla Afrika Kıtası koleksiyoner ve sanatseverlerin kayıtsız kalamayacağı yükselen bir değer haline geldi. Simlerden, takma tırnağa ve benzin bidonlarına gündelik hayattan objelerin sosyal ve politik tarihle yüzleşen sanat eserlerine dönüştüğü Afrika sanatının Batılı koleksiyoner ve sanatsever için cezbedici yanı naifliği. Ancak estetik, daha güçlü ve varoluşsal meselelerin anlatısı için sadece bir aracı…

54 ülke ve çok daha fazla kültür ile lehçeye ev sahipliği yapan Afrika zengin çağdaş sanat sahnesiyle post-kolonyal klişeleri yense de sanat piyasasının uluslararası pazarda payı hala düşük. Afrika sanat piyasası, yükselmesinin ardından kısa sürede üçüncü en büyük pazar haline gelen Çin’e göre yavaş ilerliyor. Açık artırma raporlarına göre, Afrikalı sanatçılar uluslararası fuar ve sergilerde yüksek bedellere alıcı bulsalar da bu rağbet kıtadaki sanat piyasasına yansımıyor. Piyasa uzmanları bu yavaş ilerlemenin istikrarlı büyüme ve sağlam yatırıma işaret etmesi açısından hem sanatçı hem de koleksiyonerler için daha faydalı olduğunu savunuyor. Koleksiyonerliğin varlıkla olan yakın ilişkisi son yıllarda hızla büyüyen Çin sanat piyasasını ve Amerika’nın uzun yıllardır süren piyasa hakimiyetini açıklıyor. Global gayrimenkul danışmanlık firması Knight Frank’in 2018 Varlık Raporu’na göre sanat, dünya zenginleri arasında lüks yatırım alanında ilk tercih. Yine aynı rapora göre 5 milyon dolar veya üstü kazanç sahibi kişilerin sadece yüzde 10’u Afrika’da yaşıyor. Afrika’nın zengin çağdaş sanat sahnesine rağmen satış rakamlarında geride olması dünya ilk 200 koleksiyoner listesinde sadece, Kenya’da yaşayan Jochen Zeitz ile yer almasıyla da açıklanabilir.

Zeitz’ı Afrika sanatının kurtarıcısı olarak görmek için tek sebep bu değil; Alman girişimci, Eylül 2017’de Cape Town’da açılan çağdaş sanat müzesi Zeitz Museum of Contemporary Art Africa’ya (Zeitz-Mocaa) hem ismini hem de koleksiyonunu verdi. Tahıl ambarından dönüştürülen müze binası Afrika’nın ilk çağdaş sanat müzesi değil ancak dokuz kata yayılmış yüz galerisi ve çatısındaki butik oteli ile en büyüğü. Odağı 21. Yüzyıl çağdaş Afrika ve diaspora sanatı olan müzede sürekli koleksiyon dışında, fotoğraf, sahne sanatları, sinema ve sanat eğitimi merkezi, kostüm enstitüsü ve küratörlük programı var. Müze, baş küratör Mark Coetzee’nin de belirttiği gibi Afrikalılara kendi hikayelerini anlatabilecekleri bir alan yaratmayı amaçlıyor.
Zeitz’ın koleksiyonu, geleneksel Afrika sanatları ile kıtanın kendine has kültürel birikimini ve popüler kültürü harmanlıyor. Koleksiyonda Afrika çağdaş sanatının önemli figürlerinden olan Chéri Samba’nın da eserleri var. Kariyerine tabela boyayarak başlayan Samba alaylı bir sanatçı. Doğup, büyüdüğü Kongo Cumhuriyeti’nin başkenti Kinşasa’daki gündelik yaşamı ve dünyadan politik olayları çizgi roman tarzı konuşma balonlarıyla resmeden sanatçı İngiltere ve Almanya’da bir çok kez sergilendi.

Zeitz Koleksiyonunda toplumsal cinsiyet rollerini tartışan birçok eser var. Bunlardan biri takma tırnak, kirpik ve mücevher gibi kadın kimliğiyle özdeşleştirilmiş kimi zaman da toplum tarafından dayatılmış objelerle, güzellik rutinleri ile obsesyon ve nevroz arasındaki ilişkiyi kendine has sarkastik bir üslupla ele alan Frances Goodman…

Güney Afrika’nın şiddet ve baskı içeren tarihini sosyo-ekonomik ve politik bağlamlarıyla video, heykel, enstelasyon, performans ve fotoğraf gibi farklı disiplinler aracılığıyla tartışan Mohau Modisakeng ve ırkçılık ve söylemlerini, kimlik politikaları ve kültürel miras üzerinden değişik kostümlerle oluşturduğu oto-portrelerle sorgulayan Thania Petersen koleksiyonun çağdaş sanatta giderek politikleşen günceli yakalayan isimlerinden.

Afrika’da sanat piyasasını canlandırmak adına atılan diğer bir adım da Marakeş’te kurulan Museum of African Contemporary Art Al Maaden(MACAAL). Müze, geçtiğimiz Şubat ayında uluslararası ziyaretçilere açıldı. Bağımsız ve kâr amacı gütmeyen MACAAL bu bakımdan Afrika’da türünün tek örneği. Farklı türlerden Afrika sanatının hem adını duyurmuş hem de genç temsilcilerini bir araya getirmeyi amaçlayan MACAAL’ın sürekli koleksiyonunu oluşturma süreci devam ediyor.

Kıtadaki kültürel çeşitlilik ve yaratıcı enerjiye dikkat çekmeyi amaçlayan müzenin kuruluşu Fas’ı hareketli bir çağdaş sanat merkezi olarak konumlandırma programı dahilinde. Müzenin ilk sergisi “Essentiel Paysage” modern ve çağdaş birçok Afrikalı sanatçıyı bir araya getirerek insan, hayvan ve doğa ilişkisini sorguluyor. Serginin öne çıkan iki ismi; benzin bidonlarından geleneksel Maasai maskelerini yeniden üreterek petrol ticaretinin yarattığı modern köleliğe dikkat çeken Romuald Hazoumè ve Afrika’da çevre kirliliğinden en çok etkilenen bölgeleri gezerek topladığı çöplerden tekinsiz tanrı ve tanrıçalar yaratan Fabrice Monteiro…

2013’ten beri Londra ve New York’ta düzenlenen Afrika sanat fuarı 1–54 bu yıl ilk kez geçtiğimiz Şubat ayında yine Marakeş’te yapıldı. 17 uluslararası galerinin 60 sanatçıyla katıldığı fuarın Avrupa’ya yakın olan Marakeş’te yapılması ve yerel halkın ikinci dil olarak Fransızca bilmesi sayesinde Batılı koleksiyonerleri Afrika sanatı çevresinde bir araya getirmesi bekleniyor. Fuara katılan dikkat çekici isimlerden biri ilhamını şehir hayatı ve kapitalizmin bireylere dayattığı gündelik hayat, rutin, sıkıntı ve aldırmazlıkla arzunun çelişkisinden alan Moshekwa Langa.

