Portföy Getirisi ve Hayat Üzerine

Finansçıları genelde anlamak bu konuda bir iki kitap karıştırmamış ya da eğitimini almamış insanlar için cidden zordur. Doktorlar, Avukatlar gibidirler. Bir sürü şey söylerler ancak hiç bir şey anlaşılmaz çoğu zaman. Jargonu biliyorsanız o başka da..Söz meclisten dışarı etrafta çokça görebilirsiniz. Neyse bunlar bir kenara, burada yazmak istediğim portföy getirisi konusunda bir nokta olan bu işin içinde olanların gayet iyi bildiği(!) ancak normal insanların bilmediği basit bir konuyu kısaca anlatarak aslında biraz bu hesabı hayata uyarlamak için farkındalık yaratma derdim. Belki hani bu satırları okuyan birisinin işine yarar üzerindeki ahmaklığı atar da bir an önce… kendisi için belki yol yakınken düzeltmeye çalışır da faydamız dokunur kabilinden alınız bu yazıyı.

Başabaş Noktası Safsatası

Mevzu Dot com balonu ile bilinen -bilenler bilir- dünya da Amazon.com ile başlayan İnternet furyası ve akabinde olanlar. 1990'ların ortalarından itibaren amazon.com ve benzeri bazı sitelerin şirket olarak arkalarına İnternet takarak über süper karlara ulaşması başta Amerika’da pek çok yatırımcının ve girişimcinin dikkatini çekmişti.Klasik bir yapıda olmayan yönetilmeyen ve kazanmayan bu şirketlerin teknoloji beslemeli süper kolay ve hızlı büyümeleri pek çok kişininde bu alanda yatırım yapması anlamına geliyordu elbetteki. Neyse uzatmayalım. Ancak Mart 2000'de bu rüzgarın büyüsüne kapılan açılan tonla dot com şirketi ve bunlara yatırım yapan dünya kadar insan bu şirketlerin birden bire Nasdaq üzerinde çakılmasından öyle paralar kaybettilerki sormayın gitsin. Buralara ciddi paralar yatıran profesyonel yatırımcılar, fon sahipleri bile ne olduğunu anlamaya fırsat bulamadan %50–60 gibi korkunç kayıplara uğradılar bir gün içerisinde. Sebep neydi peki. Piyasa genel olarak bu dot com şirketlerine alışamamış, bünyesi kabul etmemiş ve bu yüzden Risk sermayedarları yatırımlarını karşılığını alamayınca da birden bire bu fonlar çöp olmuştu. Çalışmadan üretmeden hampadan kazanacağım sevdası ile insanlar bu şirketlere var yok ne varsa elde avuçta yatırmışlar ancak şirketler bir bir iflaslarını vermeye başlayınca ya da beklenen gibi işler gitmeyince birileri huoop ne yapıyorsunuz deyip önüne dikilince (Örnek Napster) çarşı ağır karışmıştı. Fiyatlar birden bire aşağıya çok hızlı bir şekilde düşmeye başladı. O kadar düştü ki…. Hisselerin bini bin para neredeyse….

Ama adamlar profesyonel kardeşim. Düzelecek elbet bu. Piyasanın tepkisi değil mi?. Kalan sağlar bizimdir. Alışacak piyasa… bu kağıtlar düzelecek elbet.Sıkıntı(!) yok. Biraz bekleyelim toparlanır.En azından aldığımız fiyata kadar bekleyelim Başabaş’ta (ne kar ne zarar) çıkarız!... Dediler… Ancak unuttukları basit bir matematik hesabı vardı... Neydi o ?

Kaybın başabaşa gelmesi için artması gereken % oranı!

?????. Hemen açıklayalım.

Elinizde 10 TL’den aldığınız 1 adet Hisse var diyelim. Bu hisse 9 TL’ye düşmüş olsun. Kayıp ne kadar? 1 TL. Peki bu hissenin tekrar 10 TL’ye çıkması için şu andaki 9 TL’lik değerinden % ne kadar artması gerekir?. 1 TL artış olması gerekirde.. Ama % kaç?

Hesaplayalım…

10–9 = 1 TL Kayıp 
1 TL (Kayıp) / 9 TL (Yeni Hisse Fiyatı) = 0,11 Yani %11 artmalı. Yeeaaani… O kadar da çok değil sanki.

Peki. Devam edelim. Eğer hisse senedi 10 TL’den 6,5 TL’ye düşerse? Hımm…

10–6,5 = 3,5 TL Kayıp
3,5 TL (Kayıp) / 6,5 TL (Yeni Değer) = 0,54. Yani %54 artması gerekli. Oppss… :| Çokmuş be!. Neyse.. Battı balık hesabı.

Son olarak. Peki, eğer hisse senedi 10 TL’den 3,5 TL’ye düşerse? 
10–3,5 = 6,5 TL Kayıp 
6,5 TL (Kayıp) / 3,5 TL (Yeni Değer) = 1,85. Yani %185 artması gerekli. Hass.. Be Rıfat Abi. Bu ne !!!

1 TL’lik kaybın bile %11 artması gerekli. Bu öyle piyasalarda kolay kolay olacak bir iş değildir. Bakın piyasa artışlarına her akşam BIST ne kadar artıyor mesela . Ya da en yüksek artan kağıdı Google’a bir sorun bakalım ne kadar artıyor?. Kısacası piyasa için kısa vade de %11 artış çok yüksek, diğerlerini varın siz düşünün.

Gelelim hayat konusuna.

Bunu yaşamınız içerisindeki her yere uyarlayabilirsiniz. Çünkü ha piyasa ha hayatımızdaki olaylarımız. Değişen çok bir şey yok. (İstisnalar kaideyi bozmaz)

Eğer herhangi bir konuda kaybınız;

%10 ise başlangıca gelmeniz için %11 efor sarf etmeniz gerekli. 
%50 ise başlangıca gelmeniz için %100 efor sarf etmeniz gerekli. 
%70 ise başlangıca gelmeniz için %233 efor sarf etmeniz gerekli.

Demek ki “Asla Vazgeçme, Bırakma, Bir gün sende olacaksın. Yürrrü be koçum. Kim tutar seni.” mottosunu kendinize şiar ederken iki kez düşünün. Hayat kısa. İnat etmeye fazla gerek yok çoğu zaman. Bu hesaba göre en azından inadınızdan dolayı %50 kayba kadar dayanabilirsiniz. Mantıken. Eğer kazancınız kesin en az %100 ve üstü olacağına inanıyorsanız elbette. İnanç???… Hımm.. Neyse…

One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.