2015 yılındaki son yükümü de kazasız belasız taşıdım…

Son seferim biraz stresli başladı ama ardından keyifli bitti…

Son 2 haftadır kuzey tarafa çalışıyorum. Oysa 2 hafta öncesine kadar hep güneydeydim, bol iniş-çıkışların olduğu, çok tecrübe gerektiren ve yorucu ama bir o kadar da keyifli kısımlar.

Dün bizim şoförlerden güneyde çalışan yanlış kullanımdan dolayı bizim aracın şaftının U-jointini kırmış, bölgede kalmış. Tamir için gece boyu uğraştılar filan. Tabii geç vakte kadar çalışılınca patron bana dedi, yarın güneye sen iner misin diye. O yüzden bugün güneydeydim. Meşhur Elevator yolunda. Neyseki gün ışığına denk geliyordu dönüşüm, gidişim her ne kadar karanlıkta da olsa. Dönüş daha önemli zaten yüklü olduğu için.

Bölgeye yaklaşmışken telsizden arkamda boş ağaç TIR’ları olduğunu fark ettim. Belliki benimle aynı bölgeye gidiyorlar. Muhtemelen tanıdıklardır, sonuçta hep birbirimizi görüyoruz ormana girip çıkarken. Yarım saat geçtikten sonra arkamda belirdi iki boş TIR. Ben aynamdan bakıp kim olduklarını anlamaya çalışırken bir tanesi telsizden;

- Okan sensin di mi önümdeki?

Baktım arkamdaki daha önceden muhabbet ettiğim şoförlerden biri, Hint’li Nev.

- Evet benim Nev. Naber nasıl gidiyor?

- İyidir. Çalışıyoruz işte. Nerelerdeydin? Yoktun bir süredir.

- Kuzeydeydim 2 haftadır. Bugün buraya beni yolladılar.

Ondan sonra Elevator’dan indik aşağıya arkalı önlü 3 TIR. Bölgenin içine girdik. Telsizi bölgenin kanalına aldım. Baktım telsizden başka bir tanıdığım şoför konuşuyor, çıkışa doğru geldiğini duydum, yüklemesi bitmiş. Biz 3 araç boş ilerliyorken telsizden Nev’e seslendim,

- Nev sen geç benim önüme. Sen zincirleri benden çabuk takıyorsun. Boşuna bekletmeyeyim seni.

Nev de hiç itiraz etmedi zaten, hemen zıpladı önüme..:) Yok ama iyi çocuktur. Nev’le yol üstündeki ceplerin birinde durduk arkalı önlü, zincirleri takacağız. O sırada karşı taraftan Henry geliyor, yüklenmesi bitmiş. Du bakayım dedim şu zincirlere dalmadan şunların yanına gideyim de bi, muhabbet ederiz 2 dakika. O sırada yükleme operatörü de bizim gelmemizi bekliyor bölgenin ilerilerinde bir yerlerde, çaktırma..:D

Gittim Henry’yle Nev’in yanına. Naber nasılsın filandan sonra gözlerim Henry’nin lastiklerde, kaç set zincir atmış bakayım, benim derdim o..:D

Baktım tek set, hem de ortada, 2. aksta. Bu arada 1. aks en avantajlı, torkun %50'si ilk aksa gidiyor, geri kalan %50 de %25–25 ikinci ve üçüncü aksa gidiyor. İlk aksta tutunma yoksa, yani zincir atmadıysan, direkman %50 torkunu kaybediyorsun patinaja düştüğün zaman. Ama tabii ilk aksa atmak da ekstra işkence, çünkü orada çamurluk var, kollar çok kolay girmiyor, ekstra iş.

Neyse… Baktım Henry sadece 2. aksa atmış. “Vaaaayyy” dedim, “Sadece tek set zincir atmışsın, ben de mi öyle yapsam acaba?” Aklım tek set zincir atıp 2 set için vakit harcamamakta ama bir yandan da içimde korku var tek setle nasıl çıkarım bölgenin en tepesindeki o en sondaki yokuşu diye. Henry: “Sen bana bakma. Dün kaç kişi 2 set zincir atmasına rağmen son yokuşta kaldı. Ben şansımı deneyeceğim bi.”

Döndüm Nev’e, o da zincirlerini takıyor, baktım 1 set takıyor gibi sadece. “Sen de mi 1 set takıyorsun yaw? Ben de 1 set mi takayım?”

Bir kişi de dese “Tek set yeter yaw, gerek yok 2 sete”, içimi rahatlatacam, derdim o..:D :D Nev de aynı muhabbeti yaptı: “Sen bana bakma, 2 gündür kalan kalana son yokuşta, hem de 2 set zincir atmalarına rağmen.”

“Yaw arkadaş” dedim, 2 hafta gelmedik bölgeye, o son dik yokuşun zemini ne hale gelmiş demekki. 2 set zincirle bile millet kalıyor. Dedim ben 2 setimi atayım, biraz daha vaktimi harcayıp, kafam rahat olsun. Ben daha birinci seti hazırlıyorken Nev işini bitirdi, ilerledi gitti yüklenmeye. Benim zincirlerimi de nasıl dolamışlar, açmakla uğraşıyorum. Benden önceki şoförün bok yemesi. Ondan sonra da atıp tutuyorlar, zincir atmak 5 dakikalık iş diye. Ulan herkes benim gibi bıraksa zincirleri, tabiiki 5 dakikalık iş anasını satayım. Kimse benim gibi düzenli bırakmıyorki. Milletin dağıntısıyla uğraşıyorum her seferinde. Neyse… Ben ilk set zincirle uğraşırken arkadan başka bir boş TIR geldi. Herif 2 set zinciri de atıvermiş, Nev’in arkasında girmişti bölgeye o da oysaki. Helal olsun. “Fişekleyeyim bi 20'lik benim zincirleri de tak sevabına” diyecektim..:D Geldi yanımda durdu, indirdi camını: “Yükleme operatörü sana sesleniyor telsizden. İkinci seti yüklemen bittikten sonra atarsın, şimdi bekleme yapmayalım bölgenin içinde diyor.” İyi tamam dedim sadece 1 set atıp ilerlerim bölgenin içine.

Ben tabii benim zincirle uğraşırken, bu arkadan gelen boş TIR da ilerledi gitti, yolu kapatmamak için. İyice sinirlendim benim zincirleri düzensiz bırakmalarına. Bok yere 1 kişi daha aldım önüme. Zincirimi hallettim, ilerledim içerilere, baktım benim önüme geçen herif beni bekliyor dönüşlerin birinde, kenara çekilmiş. Yeniden ben öne geçtim, arkalı önlü ilerledik.

Geldik yükleme operatörünün yanına. Nev yükleniyor. İndim araçtan 2 laflayayım diye arkamdaki şoförle. Adam 2 tane lastiğini patlatmış 5 dakika önce. Son 1 tane keskin dönüş yapmıştık, arka lastikler yolun dışından dönmüştü biraz, fazla genisletmemişler yolu. Orada 2 tane lastiği birden patlatmış, sivri ağaçlar olsa gerek. Eğer benim zincirler uzun sürmeseydi, oradan ilk ben geçecektim ve tabii benim lastikler patlayacaktı. Her işte bir hayır vardır hakikaten.

Nev’in yükleme bitti, ilerledi gitti. Benim yükleme başladı. Operatör 2 haftadır görmemiş beni, soruyor nerelerdeydim filan diye. Yüklenirken biraz lafladık. Yüklemem bitince ben de ufak ufak ilerlemeye başladım ve telsizden Nev’in sesi geliyor: “Son yokuşu tırmanamadım, takıldım, kaldım!!!”

“Aha” dedim “Şimdi boku yedik.” Bunca yıllık şoför kaldı tek set zincirle, bende de tek set zincir var, ben de kalırım. Gerçi tırmanış başlamadan önce halatlarımı atmak için duracağım, o sırada ikinci set zincirimi atabilirim ama benim kafamda tek setle tırmanmak vardı orayı. Kulağım telsizdeydi, merakla Nev’i dinliyordum. Nev telsizden KM.1'i okuduğu anda dikkat kesilmiştim, bakayım KM.0'ı okuyup kurtulacak mı diye. 0 ile 1. km.’ler arasında o son bela yokuş çünkü. Ama yapamadı, kaldı adam. Şimdi benim tek ümidim tek set zincirle denersem çıkmayı eğer, benim zincirler en ön aksta, en avantajlı yerde yani. Nev ikinci aksa atmıştı. Oradan biraz ümidim var, belki ben çıkarım orayı diye.

Nev tekrar seslendi telsizden: “İniyorum araçtan 2. seti atacağım. Yokuşu kitledim şu anda, haberiniz olsun.” Bir yandan yükleme operatörü sesleniyor: “Nev biraz daha dene, beceremezsen Mark’a haber vereyim, gelsin itsin seni.” Mark’ın gelmesi de en azından yarım saat. Uzaktan kamptan kalkıp gelecek. 15 dakika sonra Nev tekrardan seslendi: “Yok deniyorum deniyorum olmuyor. 2 set zincirle de çıkamıyorum. Zincirlerden birini kopardım.” Operatör: “Tamam bekle, Mark’a haber veriyorum.”

Ben o sırada indim araçtan, halatlarımı atıyorum. 2. set zinciri atmamaya karar verdim. Nasıl olsa Mark geliyor greyderle. Benim işime yaradı Nev’in yokuşta kalması. Mark oraya kadar gelmişken beni de iter. Halatlarımı da nasıl hızlı atıyorum, greyderi kaçırmayayım diye..:)

Halatlarımı attım, bindim araca, mesajı geçtim: “Yüklü TIR, çıkışa doğru ilerliyor.” Bir yandan da Nev’e seslendim: “Nev orada mısın hala?”. Ses yok… Bir daha seslendim, ses yok. Dedim “Bu adam yokuşu tırmanmış gitmiş, telsizin kanalını Elevator yolunun kanalına çevirmiş demekki, duymuyor beni.” Tamam dedim greyder orada bekliyordur o zaman, rahat rahat tırmanıyorum oraya doğru. Son yokuşa geldim ve baktım Nev filan yok, yokuş tertemiz. Baktım greyder filan da yok ortalıkta!!!..:( Kimsenin gelip gittiği yok. Belliki Nev kendi başına tırmanmış ben dışarıda halatlarımı atarken. Şimdi boku yedik, greyder de yok ortalıkta, kalırsam tam kalırım orada, rezillik… Arkamda bir sürü TIR var yüklenen ve en fazla 10–15 dakika sonra arka arkaya tırmanmaya başlayacaklar, hem de hepsinde 2 set zincir var. O yokuşta kalırsam arkadan gelenleri kitleyeceğim bok yere, herifler bir de uğraşıp 2 set zincir takmışlar. Çok fena dalarlar bana tek set zincirle o yolu kitlersem.

Kaç kere gitmişliğim var şu bölgeye, her defasında 2 set zincir attım, bugün tek set zincir atacağım tuttu nedense, üşengeçlik işte. Hem de milletin 2 set zincirle bile tırmanamadığı şu günlere denk getirdim özel olarak tek set zincir atacağım günü, bok var gibi..:)

2 hafta önce çıktığım vitese taktım aracı yokuşun başında, tüm diferansiyelleri baştan aşağıya kitledim. Bir Bismillah çektim şöyle kuvvetli..:) Başladım tırmanmaya. Dikleşti, dikleşti, kulağım aracın arkasında, titremeye başlamasın diye dua ediyorum. Ufak ufak zıplıyor, patinaj belirtisi… Veee çıktım sonunda. Hem de 2 hafta önce 2 set zincirle çıktığım rahatlıkta çıktım. Bu nasıl iş ben de anlamadım. Milletin 2 set zincirle kaldığı yeri tek set zincirle tırmandım. Son yokuşu tırmanınca Elevator yolu başlıyor zaten. Kanalı değiştirmeden önce bölgenin kanalından son mesajımı geçtim,

- Yüklü TIR 0. km’de, telsizi Elevator kanalına alıyorum.

0. km. mesajımı duyan yükleme operatörü ben kanalı değiştirmeden önce hemen seslendi: “Okan çıktın yokuşu herhalde. Problem yok gibi.”

- Evet Troy, çıktım, problem yok. Tek set zincirle hallettim. Sağol. Hadi mutlu yıllar, görüşürüz.

- Mutlu yıllar Okan. İyi yolculuklar.

Kanalı Elevator kanalına aldım, km. işaretlerini okuya okuya gidiyorum, bir yandan da Nev’i duyuyorum. 7–8 km. önümdeki işaretleri okuyor o da. Nev benim sesimi duyar duymaz sordu: “Okan çıkabildin mi yokuşu?”

- Evet çıktım, problem olmadı.

- İyi sevindim. İyi iş çıkardın. Hadi görüşürüz.

Elevator’ı tamamlayıp en yukarıda zincirlerimi çıkardım ve aracıma binmeden yılın son yükünün şerefine bir foto aldım.

4 saatlik yolun ardından fabrikaya ulaştım. Fabrikaya girerken arkamdan yüklenip gelen şoför bana yetişmiş. Selamlaştık. Yükümüzü boşalttıktan sonra çıkışta bunun yanına gittim,

- Jake. Bölgeden çıkarken kaç set zincir vardı sende?

- 2 set vardı ama kaldım, çıkamadım. Greyder itti beni.

“Oha” dedim. Adam da kelli felli adam, kaç yıllık şoför, bu da kalmış orada, hem de 2 set zincirle. Ulan bugün benim araca ne olmuş… Veya da ben gaz pedalına mükemmel mi kumanda etmişim? Veya da ben görmeden arkama sokulup greyder mi itti, gökten zembille inip. Herkesin 2 setle kaldığı yerden tek set zincirle çıktım, ufacık takılmadan. Bugün bende veya benim araçta bir şey vardı ama ben de anlamadım.

Neyse… Keyfim yerindeydi bugün.