Degisik bir gun daha…

Bolgede yuklendikten sonra yukarilara ciktim, genis bir yerde durup halatlarimi atacagim. Halatlari atarken tabii soyle bir aracin etrafinda gezip ters bir sey var mi diye bakarim, yola cikmadan once. Lastiklerden birinin patlak oldugunu gordum. Daha da bolgedeyim, sehre en uzak noktada. Olabilecek en kotu yerde patlamis lastigim. Zaten patlasa patlasa ormanin icinde patlar, yerdeki sivri-keskin agaclardan. Karda ilerledigim icin karin altinda kalmis keskin bir odunun ustunden gecmisim muhtemelen. Lastigi yarmis. (Fotolardan teki).

Patronu aradim, mesaj biraktim, ulasilamaz oldugu icin. Sehre 140 km. uzakliktayim. Lastikcinin oraya gelmesi tahminimce 1,000 dolar tutacaktir. Ufak ufak giderim diyip yola ciktim. Yolda patron aradi, durumu anlattim. Fabrikaya lastikciyi yollayacagini soyledi. Ben fabrikada yukumu bosalttiktan sonra lastigim orada degisti ve 2. yuk icin yeniden yola ciktim. Esas olaylar simdi baslar…

2. yuke gittim. Bolgeye vardigimda 19:30 filan gibiydi. Onumdeki araclardan biri bolgeden cikiyordu, adam halatlarini atti ve yola cikti. Adam halatlarini atarken ben 1 foto cektim. Adam bolgeden ayrilip yola cikti, ileride yokuslardan inisini-cikisini izledim bulundugum yerden, aklim durdu. Uzaklardan bakinca insanin akli almiyor, o kadar dik yerden 80–90 km/h’yle inip daha sonra yokusun tepesinde 15 km/h’ye kadar dusup tirmanmak. Insan direksiyondayken farkinda olmuyor, disaridan bakinca epey korkunc gorunuyormus..:(

3 saat bekledikten sonra yuklenebildim ancak. Bolge yeni oldugu icin makinalari duzenliyorlardi ve biraz da sira vardi. Zincirlerimi cikardim, agaclarin ustune halatlarimi attim ve yola ciktim.

Yokus ustunde yuklendigim icin agirlik gostergelerim duzgun gostermiyor tabii, yine fazla yuklenmisim. 70 yerine 75 ton. Yokuslari tirmanirken buyuk problem yaratiyor 5 ton fazlalik. Yokuslardan birinde her gun tirmandigim vitesi deneyince arac cekmedi ve mecburen durmak zorunda kaldim. Yer kar. Cakil atmislar ama cok cok az bir sey var. Araclar gectikce o cakillar dagilip duruyor kenarlara. Vitesi LOW’a alip kalkmayi deneyecegim ama yokus cok dik. LOW’a aldim, tum diferansiyelleri kitledim, denedim, patinaja kaldim. Kotu!!! Havali suspansiyonun havasini indirdim, arac ziplamasin, daha iyi bassin yere diye, yine dustu patinaja. Bir iki adim geri kaydirdim araci, lastikleri degisik zemine getirmek icin. Bir daha denedim, ufak ufak titreye titreye kalktim ve moralim yerine geldi.

Sicaklik da dun nedense 0 derece civarlarinda filandi. Hava cok fazla soguk olmayinca zemin kayganlasiyor hemen. Yapiskan buz avantajimiz kalmiyor. -10 -15 dereceler cok iyi aslinda. Buz yapiskan oluyor, tam ideal kis kosullari.

Onumde normalde 3 saatlik yolum var. Yarim saat sonra yagmur basladi. Rezalet bir sey! Yerler kar, o yagmur karin ustune yagdi mi tam kabus. Aslinda araci kenara cekip duracaksin, en dogrusu o ama kimsenin yaptigi yok.

Zorunlu halat kontrol noktasina yaklasiyorum, son 1 km. Telsizden “Yuklu agac TIR’i 288'de” mesajimi gectim, son yokusu tirmanip yukarida duzlukte duracagim zorunlu kontrol noktasinda. Viraji dondum, tirmanmaya baslarken yokusun tepelerine yakin 200–300 m. ileride yuklu bir agac TIR’inin flasorlerinin yandigini gordum ve yokusu daha fazla tirmanmadan durdum. Yerler cok fena kaygan, o yokusu hiz alip cikmak istedigim icin kendime mesafe biraktim yokusun tepesine kadar. Tepelerde daha da diklesiyor cunku. Onumdeki herif dik kisimlarinda kalmis zaten. Karsi taraf da kitlenmis tabii, yol kapandigi icin. Ben uzaktan, adam araci kaydirmis, yolun disina cikmis gibi goruyorum tabii, cok da anlayamiyorum problemin ne oldugunu. Telsizden sordum: “Hey millet 288'deki durum nedir?” Cevap yok. Birkac kere daha sordum, yine cevap yok. Kimse aracinin icinde degil herhalde dedim. Sonra bana biri sordu: “Ne oldu yuklu TIR, neden durdun?”

- 288'in tepesinde problem var, yol kapali.

- Tamam.

Aractan inip ileriye yuruyeyim dedim, ne oluyor ne bitiyor gormek icin. Cektim park frenlerini, asagi indim, yere adimimi attigim gibi kaydim. Yere zor basiliyor. Zemin buz pisti gibi resmen. O zaman emin oldum, ben benim araci buradan hayatta kaldiramam, zincir atacagim muhtemelen…

Yukarida kalmis adamin yanina gittim. Adam zincir atiyordu ciktigimda. Herifin goruntusunden belli, tecrubeli bir tip. Biraz oralarda takildiktan sonra indim kendi aracimin yanina, baktim asagidan greyder geliyor, yola bakim yapmaya. Tamam dedim, greyder yeri duzeltince cikarim zincirsiz. Greyder gecti onume, basladi yolu kazimaya. (Fotolardan biri. Ileride kalmis arac da gorunuyor.) Ondeki TIR zincirle bile cikamadi ki, yukaridaki bir is makinasi geldi onu cekmeye. Yukarisi acilinca greydere sordum ilerleyebilir miyim diye. Onayi alinca, vites LOW’da ilerlemeye basladim. Patinaj ceke ceke tirmaniyordum ufak ufak, greyderin actigi cizgilerin uzerinden, 1 dakika gecmeden tumuyle patinaja dustum ve ben de kaldim. 2–3 kere denediysem de olmadi. Ben de indim zincir attim ve oyle cikabildim. 500 metre ilerideki kontrol noktasina vardim. Kontrol noktasindan sonra da cok kotu devam ediyor inis-cikislar. Baktim kimse zincirini cikarmiyor ben de ustunde biraktim aracin ve oyle devam ettim.

Telsizden arkamdan yuklu bir agac TIR’inin daha geldigini farkettim. Benim arkamdaki km. tabelalarini okuyordu. Arayi kapatiyordu. “Yaw adamlarda ne cesaret, kuru havada gider gibi gidiyor adamlar bu zeminde.” dedim. Bir sure sonra arkama kadar geldi adam. Dag inisi kisimlarina gelmeden, guvenli yerde gecsin beni dedim bari. “Arkamdaki yuklu TIR, yavasliyorum senin icin, gecebilirsin beni. Benim ilk kışım, yavas gidiyorum ben.” dedim. Adam tesekkur etti: “Guvenli olsun, gec olsun, iyi yapiyorsun.” dedi ve gecti. Baktim herifte zincir mincir de yok.

Dag inislerinden birini yapip kopruyu gectim, tirmanisa baslamistim ve 5 dakika sonra telsizden konusmalar gelmeye basladi, koprunun orada spin atmis araclarla ilgili. 5–10 dakika once oradaydim. Ben gectikten sonra bir iki kisi kaymis, cikmis yoldan.

3 saatlik yolu belki 8 saatte tamamlayip varabildim fabrikaya. O zeminde zincirsiz birkac TIR vardi giden. O tipler zaten ya Kanada’li, adamlar dogdugundan beri buzun ustunde, ya da Hint’li, onlar da dogustan yetenekli zaten. Helal olsun adamlardaki cesarete…