Türk’ler iş başında yine…

Yük aldığımız terminalin 10 devresinden 2 tanesi bizim şirkete ayrılmış vaziyette. O iki devreye sadece bizim şirketin araçları yanaşıp petrol alabiliyor. Yükleme/Boşaltma, şoförün sorumluluğunda olan bir şey ve yükleme sırasında hortumun ve pompanın başında durmak zorundayız, herhangi bir kaçağı erken fark edebilmek için. Tabii insan 40 dakika boyunca dur dur sıkılıyor, dolanıp durmaya başlıyor…

Kaç gündür benim tankeri doldururken orada dolanıp duruyorum. Bakıyorum yerlerde ayçekirdeği kabukları var. Bizim şirketten bazıları dolum sırasında ayçekirdeği yiyor belliki. Kabuklarını da yere atıyor tabii, o da ayrı bir olay. Kirliliği ayrı, ayı mayı gelecek bir gün, o da ayrı bir olay… Bir gün hortumun başında dolanırken kafayı bir çevirecez, karşımızda ayı… Olur yani, olmayacak şey değil. Bölge ayı kaynıyor zaten, yol boyu görüyoruz, terminale gelene kadarki 15 km.’lik offroadta.

Neyse… Bugün en sonunda bizim şirketten mesaj geldi. Belliki terminalde devrelerden sorumlu amir durumu fark etmiş, bizim şirkete uyarı çekmiş. Bizim şirket de herkese toplu mesaj yolluyor cepten. Bak mesaj aynen şu, kopyalıyorum;

“Whomever is spitting sunflower seeds all over riser 6, STOP!!! If it was you and you are still down there or going back for another load, then clean up the mess! Keep our area clean. This includes the risers assigned to us! Thanks guys.”

Düşünüyorum da ayçekirdeğini kimler yer? Türk’ler, İran’lılar, hadi bi de belki Indian’lar. Bizim şirkette Indian yok, biliyorum. 2 tane İran’lı var. Çoğunluğu beyaz Kanada’lı. 6 tane filan Türk çalışıyoruz bizim şirkette. Bütün Türk’lerle kankayım tabii. Bakayım bi soracağım bizimkilere… Bizimkiler filan mı attı acaba… Başka aklıma gelmiyor. Beyaz Kanada’lı ayçekirdeği mi yer yaawww...

Ulan her yeri kendimize benzetiyoruz heeee… Ulan ben bu zihniyetin var yaaaaaaaa…….. Arkalı önlüüüüüü…..:D :D :D

One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.