Büyük Veri, Büyük Fikirler! — Part 1

Teknoloji, günlük yaşamımızın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğinden beri iletişim ve alışveriş alışkanlıklarımız da kökten değişti, neredeyse her anımız 7/24 online hale geldi. Dijital mecralarda gerçekleştirdiğimiz eylemler neticesinde kendimiz ile ilgili birçok veriyi de farkında olmadan ardımızda bırakmaya başladık. Birçok firma ise, tıpkı geçmişte var olan sadakat kartlarındaki mantıkla bu verileri bir havuzda biriktirip, müşterilerine daha hedefli ve etkili kampanyalar sunmak amacıyla stratejiler oluşturuyor.

Küresel çapta dönen verinin büyüklüğü o kadar baş döndürücü durumda ki, bu sebeple otoriteler tarafından bu durumu tanımlamak için “Big Data” yani büyük veri terimi kullanılıyor.

Dünya çapında 6 milyar mobil abone var. 1.1 milyar Facebook kullanıcısı ve her gün atılan ortalama 400 milyon tweet bulunuyor. Dünyadaki mevcut datanın yüzde 90′ı son iki yılda oluştu ve akıllı telefonlar ile internet sayesinde her geçen saniye daha da büyüyor. 2016 yılında toplam internet trafiğinin yüzde 61′i kablosuz cihazlardan, geri kalanı ise kablolu olanlardan sağlandı. Online dünyadaki dijital içerik 2012 yılında 2.7 zettabayt iken, bu rakam 2016 yılında 7.9 zettabayta ulaştı.

“Veri madenciliği” gibi yeni uzmanlık alanları ortaya çıktı.

Başta da belirttiğimiz gibi kullanıcı verileri ile çok daha efektif satış ve pazarlama stratejileri geliştirilebiliyor. Bu sebeple markalar, bu veriyi daha anlamlı hale getirmek amacıyla adeta bir yarış halindeler. İnovasyon, üretkenlik, müşteri memnuniyeti gibi konularda firmalara bambaşka dünyaların kapılarını aralayan “big data”nın bu denli popüler olmasının ardından, sadece bu alanda uzmanlaşmış meslek dalları ve departmanlar oluşturuldu. “Veri madenciliği” denilen ve bu datayı adeta yerin altından çıkarırcasına ayıklayan ve anlamlandıran uzmanlık alanları ortaya çıktı. Gerçek olan şu ki, bu veriyi değerlendirmeyi bilen uzmanlar şu sıralar büyük firmalar tarafından adeta havada kapılıyor.

Big Data dediğimizde hem geleneksel hem de dijital kaynakları kastediyoruz. Bunların içine, işletmeler arasındaki alışverişler, işlemler, mailler, Facebook paylaşımları gibi birçok bilgi girmekte. Sayılarla Big Data’ya baktığımızda özellikle dijital ortamda astronomik rakamlarla karşılaşıyoruz. Öncelikle en şaşırtıcı verilerin başında internette bulunan verilerin yüzde 90’ının geçtiğimiz 2 yılda yaratıldığını görüyoruz. İnternette bir dakika içinde, 20 bin tumblr fotoğrafı yükleniyor, 20 milyon flickr fotoğrafı görüntüleniyor, 2 milyon google araması gerçekleşiyor. Bu sayılar internette sadece bir dakikanın karşılığı.

Bugün dakikalar içine sığan milyonlarca verinin gücü ve potansiyeli 1940’larda Wesleyan Üniversitesi’nde görev yapan ileri görüşlü bir kütüphane sorumlusu tarafından fark edilmiş ve datanın büyüme hızı üzerine öngörülerine dayanan çalışma zamanında dikkat çekmişti. 1980’lere gelindiğinde ilk veri depolama sistemleri dünya çapında bilgileri organize etmek ve takip etmek üzere kullanılmaya başlanmıştı. Bilgi bilimciler ve analistler çalışmalarının sonuçlarına göre, satın alım trendlerini, kullanıcı profillerinin yanında, ekonomi veya sektörlerin büyüme hacimleri gibi daha büyük resimleri öngörmeye başladılar.

Markalar “Büyük Veri”yi kullanarak ne elde edebilir?

Öncelikle büyük veriyi anlamlı kılan ; kullanıcı verilerine erişmek, bu veriyi anlamlandırmak ve buna uygun stratejiler geliştirmektir. Peki markalar bu süreçlerin ardından ne gibi faydalar sağlayabilir? Büyük veri, çok daha yüksek frekanstaki bilgiyi şeffaf ve kullanışlı hale getirerek önemli bir değerler kilidini açabilir ve müşterilere ulaşma konusunda daha derinlemesine kararlar alınmasına olanak sağlar. Şirketler, dijital formatta daha fazla veri oluşturup, depolayarak ürün stokları hakkında daha doğru ve ayrıntılı sipariş ve satın alma bilgilerini toplayabilir ve bu bilgileri performans artırıcı eylemlerde kullanma imkanına erişir. Büyük Veri, dar segmentasyondaki müşterilere çok daha özel ürün veya hizmetleri sunma imkanı verir. Büyük verinin iyi analiz edilmesi derin ve karmaşık bilgiyi daha anlamlı hale getirerek, karar alma sürecinde markalara ciddi bir kolaylık sağlar. Son olarak ise firmalar bu veriyi kullanarak, geliştireceği bir sonraki ürün veya hizmet hakkında fikir sahibi olabilir.

Şirketler müşterilerinin alışveriş işlemlerini kaydetmekle, kendi performanslarını, ürün envanterlerini, müşteri memnuniyetini, belli profilde müşterilerin alışveriş sıklığını Big Data sistemleri içerisinde anlamlandırmakta. Örneğin, bir e-ticaret sitesi müşterilerini bu veriler ışığında daha iyi tanıyabilmekte: Müşterilerimizin yüzde 50’si 35 yaş altında ve kredi kartıyla alışveriş etmekte. Bu grubun aylık harcamaları 250 ile 500 TL arasında değişmekte. ‘’Aldıkları ürünlerin çoğu gıda ürünleri’’ gibi bilgiler şirketin hangi alanlara daha çok yatırım yapması gerektiğinden, site kullanımında hangi tasarımın kullanım kolaylığı getirdiğine kadar birçok detaya ışık tutmakta. Bireysel ve toplu müşteri davranışlarının analizinin yanında, Visa gibi şirketler kredi kartı dolandırıcılığını en aza indirmek için Big Data çözümleri üzerine çalışıyor.

Şirketler için Big Data’nın bir diğer büyük avantajı, sağlık ve eğitim sektörleri gibi kişiye özel hizmetlerin uygulandığı alanlarda müşterilerinin istek ve ihtiyaçlarına tam olarak cevap veren çözümler ve hizmetler tasarlamak veya müşteri satın alım tercihleri doğrultusunda kişinin beğeneceği ürünleri tavsiye etmek üzerine kurulu. Amazon bu konuda başarılı çalışmalar yapmakta. Satın alım geçmişinize bakarak sistem sizin beğeneceğinizi tahmin ettiği ürünleri siteye giriş yaptığınızda doğrudan ana sayfanızda sıralamakta. Ayrıca, bütçeleme ve sağlıklı yaşam/fitness araçları gibi alanlarda kişinin alışkanlıklarına ve yaşam biçimine özel hizmetler geliştirmede kullanılmaktadır. Big Data, şirketlerin doğru kararlar almasında, masraflarını azaltmasında ve yeni ürünler tasarlamasında çok değerli bir kaynak.

Ölçülebilen veri 21.yüzyılın en büyük gücü. Big Data’nın takip edilmesi sayesinde, yeni ürünlerin gündelik verilerinin analiz edilmesi ve zaman içinde meydana gelebilecek felaketlerin önüne geçilmesi mümkün olabilir. Ayrıca, Big Data kullanımının yaygınlaşması bu alanda çalışacak profesyonellerin istihdamını sağlayacak. Data Analistleri, Data Mühendisleri ve Data Müdürleri gibi birçok pozisyon, şirketlerin büyümeleri için stratejik konumlar haline gelecektir.