En Kötü Senaryo
Aykut Oğut’un çok sevdiğim bir tekniği vardır: “En kötü senaryoyu kabul etmek”
Özetle der ki, istediğin bir şeyin olmaması durumunda olacak en kötü şey ne olur düşün ve bu ihtimalle barış. Çünkü arzunun bağımlısı olursan o sana gelmez.
Şimdi, şu anda, şu gözle bi geriye doğru bakınca çok hata yapmışım.
Pişman mıyım?
HAYIR.
Söz dinleseydim, yaşamadığım şeyler o kadar aklımda kalırdı ki, şimdi pişman olurdum.
Yorgun muyum?
EVET.
Mutsuz muyum?
HAYIR.
Çünkü en kötü senaryoyu okeyledim. Bazılarının verdiğim kararlar sonucu bana bencil deme ihtimaliyle, bazı şeyler olmazsa başa dönme ihtimalimle, herkesi aynı anda mutlu edememe ihtimalimle, bazı klişe, gelenek ve görenekleri doğru bulmadığım için “sen de çok rererö oldun” denmesi ihtimaliyle…
Hepsiyle barıştım.
En çok kendimi seviyorum. En çok kendimi dinliyorum.
Bu yüzden biliyorsunuz ki samimiyim.
Bu yüzden bazılarınızla birbirimizi çok seviyoruz.
Öptüm.