Rutinlerimizin Olması Neden Önemlidir?

’Rutin’’ kelimesini duyduğumuzda zihnimizde beliren durumlar çoğumuz için aynıdır. ‘’her zaman yapılan iş’’ ‘’alışkanlıklar’’ ‘’Tekdüzelik’’ böyle değil mi? Aksini düşünen çok az kişi çıkacaktır.
Bu yazımda size, aklımızdaki -evden işe, işten eve- rutininden çok farklı olan, uygulandığında yaratıcı düşünmeyi arttıran rutinlerimi anlatacağım.
Bildiğimiz rutin aktivitelerin aksine, kendi düzeniniz içinde oluşturacağınız küçük rutinler sizi çalışma moduna girmeden önce mutlu eden ritüeller haline gelebilir.
Not: Bu yazıdaki maddeler sadece kendi tecrübelerim ve uyguladıklarımdan oluşacaktır.
Freelance içerik yazarı olarak, zamanımızın bol olduğunu düşünüp ipin ucunu kaçırabiliyor, mekan kaygısı olmadan her yere iş götürebildiğimiz için ise bir hayli rahat olabiliyoruz çoğu zaman. Ben de bir süredir içinde bulunduğum bu aşırı ‘’rehavet’’ içeren olaylar zincirine bir dur demek istedim.
Yaklaşık 5 aydır sabah ve akşam rutinlerimi, üzerinde çalıştığım işlere devam edebilmek için bir hayat iksiri olarak kullanıyorum.
Bu iksirden sabah ve akşam aldığım birer yudum beni daha motive ve minnettar biri yapıyor.
O halde gece rutinlerinden başlayalım…
Geceden sabaha sağlıklı bir köprü
Sabah verimimizi ve ruh halimizi en çok etkileyen gece yatmadan önceki alışkanlıklarımızdır.
Şöyle bir düşününce, geç saatlere kadar bilgisayar karşısında çalışıp zihninizi, bedeninizi, ve gözlerinizi yoruyorsanız, geç saatlerde kahve, çay tüketiyorsanız ve uyumadan önce son gördüğünüz şey telefonun ekranı oluyorsa, bedeninizin size sabah ‘’neşeli bir şekilde’’ günaydın demesini bekleyemezsiniz.
Ben de bunu yapıyordum. Ama sonra sabahları geç bir saatte uyanıp, üstelik kilometrelerce koşmuş gibi yorgun hissetmeye başlayınca kendime bir dur dedim.
‘’Önce kendimi yanlış olduğunu bile bile yaptığım alışkanlıklardan kurtarmam gerekiyordu’’
Benim gece rutinim oldukça basit;
-Gece çay içip bir şeyler izleme ritüelini sevdiğimden dolayı bu keyfimden vazgeçmiyor , siyah çay yerine Saat 8’den sonra bitki çayı içiyorum.
- Zihnimi dağıtmak için güncel takip ettiğim diziden 1 bölüm izliyorum
- Diziden sonra saat 22:00 gibi sosyal medyayı son kez tarayıp, analog moduma geçiyorum. ( analog mod benim kendimi büyük ,küçük ekranlardan uzaklaştırmaya çalışmam)
Analog modumda ya not defterime o anki hislerimi aktarıyorum ya da ertesi günün en hızlı yapılması gerekenlerini yazıyorum, ardından 5–10 sayfa kitap okuyorum. - Baş ucuma kitaplarımı telefondan daha yakın mesafeye koyuyorum

Bir gece rutininin size kazandıracağı 3 şeyi listelemem gerekirse;
- Sabahları hangi saatte uyanacağınıza siz karar verirsiniz.
- Zihniniz güne yorgun değil berrak ve zinde başlar.
- Daha üretken ve yaratıcı olursunuz
Sabah rutinlerinin gün üzerindeki hakimiyeti.
Bu noktada hazırladığımız gece rutiniyle sabaha daha pozitif ve dinç uyandığımızı varsayıyorum.
Tabii sabah ki memnuniyetimizi gün boyu sürdürebilmemiz için yapacaklarımız bitmedi. Yeni bir güne adım atmamızla birlikte sağlıklı bir sabah rutininin bütün bir güne etkisi azımsanamayacak kadar fazla.
Bir sabah rutinine sahip olmadığım zamanlarda, gün içinde zihnimde şu sorular kendine cevap bulmaya çalışıyordu.
1.Neden bu kadar yorgun ve isteksiz hissediyorum?
2.Şu anki açlığım duygusal mı yoksa yoksa fiziksel mi?
3.Çalışmaya neden bir türlü başlayamıyorum?
4. Üretkenlik için ideal saat diye bir şey var mıdır?
Bu 4 sorunun cevabını da kendime 4 adımlık bir sabah rutini oluşturarak bulmayı başardım.
Aşağıda sizinle sabah rutinimi paylaşıyor olacağım
Erken uyanmak
Herkesin biyolojik saati farklıdır. Uyanma saatlerimiz çevresel, ruhsal ve bazı nedenlerden dolayı bazen düzenini kaybetse de genellikle aynı saatlerle birbirini takip eder. Benim ideal saatim 8:30- 9.00 arası. Yeni bir güne uyandığımda gözlerim açılsa bile zihnim bunu ilk etapta reddediyor. Onu uyku modundan çıkarmak için ilk iş telefonumun ekranına bakmamam gerektiğini artık biliyorum.
Sadece 10 dakika daha veriyorum kendime ve o zaman zarfında herhangi bir rüya görmüş müyüm diye hatırlamaya çalışıyorum ( inanın bu zihninizi telefondan daha çabuk uyandırıyor)
Kahvaltı şart!
Kahvaltı sabah rutini zincirinin en önemli parçası olduğu için atlamamaya çalışıyorum. Zaten kahvaltı etmediğim zamanlarda gün benim için başlayamıyor. Öğlen saatlerine sarkan, planlanmamış bir günün verimi de bir hayli düşük oluyor haliyle. O yüzden bir yere yetişmeye çalışıyor olsam dahi boş mideyle evden çıkmamaya çalışıyorum.
Kahve ile güne kısa bir bakış.
Kahvaltıdan sonra,yegane çalışma arkadaşım bir fincan kahvem ile 20 dakika bir haber turu yapıyorum. Bored Panda, Huffpost, Japan Times gibi sık takip ettiğim sitelerdeki konu başlıklarını hızlıca okuyup, Pinterest’ten pozitif görsel yüklememi de aldıktan sonra sıra geliyor artık günü gerçekten planlamaya. Ben defterime günün öne çıkan aktivitelerini, yazı ve çeviri konularını yazarken saat 10:30’u biraz geçmiş oluyor
Yapılacaklar listesi
Arka fona hüzünlü olmayan ama çok da harekete geçirtmeyecek orta karar bir şarkı açıp başlıyorum günün yapılacaklarını planlamaya… Okunacaklardan, yazılacaklara, arada dışarı çıkıp iki tur atıp bir şeyler içmeye, en önemliden, keyfi olanlara kadar hepsini saat belirlemeksizin yazıyorum. O gün önümde neler olduğunu bilmenin rahatlığıyla ajandamı kapatıp günü yaşamaya koyuluyorum.
- Sabah rutini günün geri kalan merdivenlerini daha rahat çıkmanızı sağlarken, ayrıca daha planlı ilerlemenize de yardımcı olur.
Yazımın bu kısmına kadar okuduysanız teşekkür ederim. Fikirlerin ve önerilerin yayılmasına yardımcı olmak için paylaşırsanız çok mutlu olurum.
Bol keşifli günler dilerim.

