Duyarlı (responsive)
Markalaşmaya
Hazır mıyız?


Kaliteli bir içeriğin her ne kadar kaliteli olursa olsun sunulma şekli, biçimi ve kullanıcı deneyiminin iyiliği içeriği kullanıcıya tanıtan ve gösteren asıl özelliktir. Responsive dediğimiz Duyarlı internet siteleri artık çevrim-içi alemde olmazsa olmaz bir özellik haline geldi. Bunun en önemli nedeni ise internet sitelerine girilen cihaz çeşitliliğinin çoğalması ve farklı cihaz özelliklerine göre internet sitelerinin içeriğinde bulunan objelerin cihaza uyum sağlama/adapte olma zorunluluğudur.

Belki de duyarlılık kavramının sadece internet sitesinin giriş yaptığı cihazın çözünürlüğüne göre aldığı şekil olarak basite indirgeyebilirsiniz ancak duyarlılık kavramı aslında bundan çoğunu kapsayan önemli bir kavramdır. Bu bağlamda markaların da bu konuda bir takım değişiklikler yapması ve marka kullanım alanlarına göre tasarımlarını ayarlamaları da bu kavrama gelen ek bir yapı taşı olabilir.

Beynimizin renge, şekle ve diğer duyu organlarının verdiği tepkilere göre oluşturduğu değeri, markaların iyi şekilde analiz ederek kendi marka değerlerine adapte etmesi de duyarlı bir yaklaşım olarak değerlendirilebilir. Bu durumda akılda kalıcılık ve markaların adapte sürecinde yaptığı farklı tasarım yaklaşımlarının müşterileri üzerindeki etkisi çok önem arz ediyor. Bu yaklaşımın anahtar noktalarından biriside her bir ürün yelpazesi için farklı varyasyon oluşturulmasıdır.


Aşağıda gördüğümüz kola markasını ele aldığımızda kişi life etiketli ve yeşil renkli ürünü gördüğünde orjinal kola ile o ürün arasındaki farkı anlayacak konumda oluyor ve bu da bu markanın bir bütünü olarak tanınmasını arttırıyor.


Advertising Association firmasının yeni kurumsal kimlik çalışması, iç içe geçmiş “A” harfleri şeklindeki yeni logosunun, reklam çalışmalarındaki anlattığı değere göre 3 boyutlu hale gelerek renklendirilmesi ve bazı eğlenceli grafiklerle güçlendirilmesini de duyarlılık kavramına güzel bir örnek olabilir.


Tüm bu uyumluluk ve adaptasyon olayları dışında aslında bu konuya en güzel örnekleme Joe Harrison’un hazırladığı “Responsive Logos” Duyarlı Logolar projesinde açıklanmış görünüyor. Bazı tanınmış markaların logolarını ele alan Joe tarayıcının çözünürlük değişimine göre logo görüntüleme detayı azalıyor yada artıyor. Bu sayede küçük çalışmalar için bir markanın minimal logoya sahip olması o markanın hem kullanıcı deneyimi konusunda karmaşıklığını ortadan kaldırır hem de akılda kalıcılığı konusunda markaya ciddi avantaj sağlar. Duyarlılığın markalara yansıması konusunda en güzel örnekleme olarak bu projeyi değerlendirilebilirsiniz.

Farklı cihazların belli limitleri ve avantajları olması, internet sitelerimizi hazırlarken farklı cihazlara uygun şekilde tasarlamamızı gerektiriyor. Masaüstü bilgisayarlarda ki içeriği sunma konusunda kullanıcıya gereken kolaylığın sağlanmasının önemli olduğu gibi, mobil cihazlarda sitemizdeki bazı obje ve alanların gizli kalmasını yada opsiyonel olmasını isteyebiliriz. Bunun nedeni hem kullanıcının mobil cihazı ile içeriğe rahat ulaşmasını sağlamak hem de marka değerini kullanıcı gözünde daha da arttırmayı hedeflemektir.

Markalar adaptif, hatta duyarlı yaklaşımı benimseyerek tipografiden renge, logoya marka bilinirliğini maksimuma çıkarmalıdırlar. Bunlar akılda kalıcılık açısından değerli ögelerdir.


Show your support

Clapping shows how much you appreciated Safa Paksu’s story.