Dijital Pazarlama ve İçerik Kabızlığı

Bir marka,ürün ya da hizmet olarak dijital dünyada varlık göstermenin kaçınılmaz olduğu bir devirdeyiz. Haliyle KOBİ’den tutun da, büyük markalara kadar tanıdık tanımadık kim varsa bir Facebook, bir İnstagram sayfası açmayı ihmal etmiyor.

Facebook sayfasını açtınız, arkadaş listenizi davet ettiniz, arkadaşlarınızdan da kendi tanıdıklarını davet etmelerini rica ettiniz. Peki sonra?

“İnanılmaz fiyat! xxx Bayan Hırka Sadece 44,90 TL”.

-Paylaş gitsin!

3 beğeni, 8 beğeni, 18 beğeni ve 2 yorum…

-Satış? Satış yok.

-Neyi yanlış yapıyoruz?

Satış yok, etkileşimler düzensiz, sayfa beğenisi sabit ya da azalıyor.

-Hadi Facebook reklamı verelim!

Son zamanlarda okuduğum en akıcı ve en doğru tespitleri barındıran makaleyi hatırlarsınız belki. “Dijital Pazarlama Türkiye’ye Muz Kabuğunda mı Geldi?” diyordu başlığında. Orada bir noktaya dikkat verelim.

Facebook’ta üç parça ürün görseli paylaşan herkes “dijital pazarlama yapıyoruz” zannediyor diye belirtmiş. Markalara baktığınızda, özellikle çok bilinen, kendi potansiyelini kazanmış markaları es geçerek, ürün görseli paylaşmaktan öteye geçebilen kaç marka var?

İnternet kullanımı ve online alışveriş yaygınlaştıkça, Sosyal Medya mecraaları da doğal olarak marka sayfalarından geçilmez oldu. Tabii bu durum, internet kullanıcılarını büyük oranda olumsuz etkiliyor. Kullanıcılar marka, ürün, fiyat, kampanya görmekten kusacak hale gelmiş, benden söylemesi.

Yeni bir şeyler yapmanın zamanı gelmedi mi (Bazılarımızın bildiği, ancak sizin ısrarla öğrenemediğiniz bir şeyler)?

Kaç zamandır “Content is The King” diyoruz, diyorlar. Hiç merak edip iki satır okumadınız mı “İçerik Kraldır” derken neyin kastedildiğini?

Peş peşe ruj oje, rimel, dudak kalemi paylaşan, fiyatlarla ve ürünlerle sosyal medyayı çöplüğe çeviren o kozmetik markası, neden hedef kitlesinin dilinden anlamamakta bu kadar ısrarcıdır? Amaç, makyaj yapan insanlara hitap etmek ve onları marka etrafında toplamaksa, neden onların ilgisini çekecek birşeyler üretmiyorsunuz?

Günümüzde internet kullanıcıları, kendilerine fayda sağlayan, güldüren, eğlendiren, iyi hissettiren paylaşımların hakkını fazlasıyla veriyor. Ürün satma çabasından vazgeçerek insanlara fayda sağlayan her firma, müşterinin markaya olan sempatisini ve sadakatini kazanıyor. Sonuç itibariyle de ürününü satıyor. Uzun vadede kazanmak ve kalıcı başarılar elde etmek için bu ve benzeri yöntemler artık kaçınılmaz.

Tabii sektörün içinde olanlar, bu yazdıklarımı yıllardır biliyor. Temennim, sektöre yeni gireceklerin ve bir gün marka içeriklerinden sorumlu olacak arkadaşların okuması. Biraz şansımız varsa bizim de duvarımızda gördüğümüz marka/ürün çöplüğünden biraz kurtulabiliriz ne dersiniz?

http://yilmazsercan.blogspot.com.tr/2016/03/dijital-pazarlama-ve-icerik-kabzlg.html

Show your support

Clapping shows how much you appreciated Sercan Yılmaz’s story.