Linkedin Learning Bizlere Neler Getiriyor?

Linkedin şu anda dünyanın 3. en büyük, iş dünyasının ise en büyük sosyal ağı konumunda. Milyonlarca kurum ve çalışan bu platform üzerinden birbirine bağlanıyor. Hatta birçok şirket işe alım süreçlerini bile artık yoğun olarak bu platform üzerinden yürütüyor. Dolayısıyla bu kadar ciddi ve önemli bir platformun son 2 yıl içerisinde yaptığı anlaşmalar da oldukça ses getirdi. Önce 2015'in başında Linkedin teknik ve profesyonel gelişim eğitimleri konusunda çok uzman bir platform olan Lynda.com’u bünyesine kattı. Daha sonra 2016 başında bu sefer Microsoft, Linkedin’i bünyesine kattı. Sonrasında Linkedin kendi içerisinden ulaşılabilen bireysel eğitim platformu Linkedin Learning’i kullanıma açtı.

Peki tüm bunlar bize ne anlatıyor? İlk cevap açık bir şekilde Linkedin’in çok güçlü bir şekilde e-learning dünyasına adım attığı tabii ki. Kendi başına zaten bu kadar güçlü olan bu sosyal ağ, bir de Lynda.com’un sektördeki uzmanlığı ve Microsoft markasının arkasında olmasıyla bir anda uluslararası bireysel öğrenme piyasasına çok güçlü bir giriş yaptı. Fakat Linkedin Learning platformu beklentileri karşılayabilecek mi, bizlere neler sunuyor? Uzun süredir benim de aklımda olan bu sorulara, Linkedin’in 24–30 Ekim haftasında eğitimlerini ücretsiz sunma kampanyası üzerine cevap bulma fırsatı buldum. Gelin bu soruların cevaplarına biraz daha detaylı bakalım.

Çok basit ve kolay kullanılabilir bir platform

Linkedin Learning’e ilk girdiğinizde hemen gözünüze çarpan platformun ne kadar basit ve kolay kullanılabilir olduğu oluyor. Eğitimler çeşitli kategorilere göre listeler halinde ana sayfada yer alıyor. Linkedin hesabınızdaki skillerle de eşleşerek ilginizi çekebilecek eğitimleri size üst sıralarda sunuyor. Dolayısıyla daha sayfanın başında, aşağı doğru çok fazla gitmeye ihtiyaç duymadan size uygun bir eğitimi hemen bulabiliyorsunuz. Diyelim ki sayfadaki listelerde tam da ihtiyacınız olan bir eğitimi bulamadınız, arama seçenekleri de yeterli seviyede. İş Dünyası, Yaratıcılık ve Teknoloji ana kırılımındaki kategoriler arasından, geliştirmek istediğiniz yetkinlikler arasından ya da metin aramasıyla istediğiniz eğitime ulaşabiliyorsunuz.

Linkedin Learning platformundaki eğitimler çeşitli bölümlere ayrılmış videolardan oluşmakta. Dolayısıyla bir eğitimin içine girdiğiniz zaman nasıl ilerleyeceğinizi bulmanız da çok kolay. Ayrıca eğitimin başında yer alan tanıtıcı bir video da eğitimin gerçekten sizin için faydalı olup olmayacağına yönelik size fikir veriyor. Sonuç olarak baktığınızda Linkedin Learning platformuna girdiğinizde nasıl kullanacağınız anlamanız sadece birkaç saniyenizi alıyor.

Teknik ve Profesyonel Gelişime yönelik eğitimler

Linkedin Learning’in en güçlü yönü Lynda.com’u bünyesine katmasıyla eline geçen sağlam bir teknik ve profesyonel gelişim kataloğu. Linkedin’in sosyal ağında yer alan milyonlarca profesyonel beyaz yakalı çalışanı düşündüğünüzde, bu tip bir kataloğun ne kadar önemli olduğunu kavrayabiliyorsunuz. Katalogda Visual Studio 2015'in Yeni Özelliklerinden, Liderler İçin Değişim Yönetimine kadar çok farklı eğitimleri bulabiliyorsunuz. Ve bunlar da videolar halinde tanınmış konu uzmanları tarafından veriliyorlar. Ayrıca eğitimin içindeki bölümlerin sonlarında quizler de yer alabiliyor ve eğitimler zaman zaman ek materyallerle de desteklenebiliyorlar. Eğitimlerin her biri aslında 1–2 saati bulabiliyor olsa da, bölümler halinde 3–5 dakikalık videolara bölündüğü için takip edilmesinde sıkıntı çekmiyorsunuz.

Ayrıca tek tek eğitimler haricinde çok daha kapsamlı Learning Path’ler de platform içerisinde sunuluyor. Böylece Proje Yönetimi ile ya da Windows System Administrator olmakla ilgili herşeyi tek bir learning path’te bulabiliyorsunuz. Aslında bu learning pathler de arka arkaya gelmiş 8–10 eğitimi içeriyorlar, dolayısıyla çok karmaşık yapılar değiller. Ama daha geniş bir konu ile ilgilenen bir kullanıcının ihtiyacını gidermiş oluyorlar. Bu arada learning pathlerin çok çok uzun olabildiği konusunda sizi uyarmak isterim, mesela Windows System Administrator 45 saatten fazla bir eğitimi kapsıyor.

Eğitimlerin niteliği, kalitesi ve hedef kitlesine baktığımızda mükemmel bir uyum olduğu söylenebilir. Linkedin’in hedef kitlesinin talep edeceği ve para harcayacağı eğitimleri Linkedin Learning’de bulabileceğini söylemek hatalı olmaz.

Linkedin’in sosyal ağ gücü

Önceki 2 bölümde de birkaç kez tekrar etmiş olsam da Linkedin’in gücünü arkasına almış olması Linkedin Learning platformunu ciddi anlamda ön plana çıkarıyor. Bu kadar kalabalık bir sosyal ağa, başka hiç bir platforma giriş yapmadan, kendi içerisinde e-learning ulaştırabiliyor olmak müthiş bir şey. Ayrıca kendi kendini de pazarlayabilen bir platform. Kullanıcılar Learning kısmında eğitimleri Linkedin içinde paylaşabiliyor. Dolayısıyla Linkedin Learning’i hiç duymamış ama Linkedin kullanan birisi bu platformu kolaylıkla fark edebilir.

Peki ya eksikler…

Müthiş artıları olsa da Linkedin Learning yine de mükemmel ve eksiksiz bir platform değil. Bunlardan ilk göze çarpanı sosyal özelliklerinin yetersiz oluşu. Linkedin’de paylaşma ve kaydetme gibi çeşitli özellikleri olsa da eğitimlerin beğenilmesi ve yorum yapılabilmesi gibi çok temel özellikleri platformda göremedim. 1–2 saatlik bir eğitimi satın alacaksam, ne kadar iyi profesyoneller tarafından hazırlanmış olursa olsun, başkalarının ne düşündüğünü de görmek isterdim açıkçası.

Eğitim tüketimini arttırabilecek basit bir oyunlaştırma modülüyle çok daha eğlenceli hale gelebilirdi. Belki daha ciddi bir hava katmak istedikleri için özellikle eklememiş olabilirler. Ama yine de çok da karmaşık olmayan, basit bir oyunlaştırma modülüyle çok daha etkili bir platform olabileceğini düşünüyorum.

Güçlü yan olarak gözüken eğitimlerin bazıları çok uzun ve kendi içinde tekrar eden bir seviyede olabiliyor. Eğitimler video şeklinde sunulsa bile, bu tip tekrarlar sizin odağınız kaybetmenize yol açabiliyor. Ek olarak bazı teknoloji eğitimleri de eski kalmış gibi gözüküyor. Teknoloji sektöründe yer alan bir profesyonelin 2009 yılından kalma bir eğitime rağbet göstereceğini çok zannetmiyorum.

Yerelleşme gibi bir hedefi olmadığı için Linkedin Learning’in Türkiye’de belli noktaya kadar etkili olabileceğini düşünüyorum. İngilizce eğitim takibi ne kadar her geçen yıl çok hızlı bir şekilde büyüse de, Türkçe eğitim talebi hala bunun çok ciddi şekilde önünde.

Son olarak Coursera ve Udemy’ye göre eğitim çeşitliliği açısından biraz daha geride kalan bir platform gibi gözüküyor.

Sonuç

Linkedin Learning ile ilgili tüm artıları ve eksileri bir araya getirdiğimizde bireysel eğitim açısından çok heyecan verici bir platformun önümüzde olduğu aşikar. Çok basit ve kolay kullanılabilir ama bir yandan da hedef kitlesinin talep göstereceği teknik ve kaliteli eğitimleri bünyesinde barındıran bir platform. Linkedin’le birlikte çok hızlı bir büyüme ve kullanım vaat ediyor. Ama rakipleri karşısında nasıl ilerleyeceğini ve Türkiye’de ne ölçüde kullanacağını önümüzdeki dönemlerde daha yakından göreceğiz. Lütfen sizler de hem Linkedin Learning hem de e-learning ile ilgili tüm fikirlerinizi yorumlarınızda paylaşmaktan çekinmeyin.