“Dün akşam ülkemiz yine alçak ve menfur bir saldırıyla, medeniyetimizin incisi olan ve memleketimizin çok güzel tarihin bize bıraktığı bir medeniyet merkezi olan Gaziantep’in böyle bir saldırıyla karşı karşıya kalması hem ülkemiz insanını derin bir yasa terk etmiştir, hem de üzüntüyle karşı karşıya bırakmıştır. Özellikle orada rahmeti rahmana kavuşan bütün vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyoruz. Ailelerine, yakınlarına ve ülkemize başsağlığı temenni ediyoruz. Aynı zamanda bu hain saldırıda insanlık dışı saldırıda yaralananlara da acil şifalar temenni ediyorum.

Uzun zamandır Türkiye’nin üzerine oynanan oyunlar, şeytani planlar, kurgular ve gerek Ortadoğu’ya gerekse içinde bulunduğumuz Anadolu coğrafyasına yönelik mühendislikler hep aynı kaynaktan beslenmektedir. Türkiye ile bir güç denemesi ortaya konulmaktadır ama bunu masum insanlar üzerinden gerçekleştiriyorlar. Bu hainliktir. Yıllarca Balkanlar’da, Bosna’da, Sereprenica’da insanların katledilmesine seyirci kalanların timsah gözyaşlarını biz bugün unutmadık. Bugün ülkemize yönelik girişilen her saldırıdan sonra o sahte gözyaşlarını, taziye mesajlarını ortaya koyunların aslında bu olaylarla ne kadar bağlantılı olduklarını da biliyoruz.

Bizim özellikle milletimizden beklentilerimiz şunlardır. Bu güne kadar nasıl metanetle, sabırla ve büyük bir verasetle bu meselelere yaklaşılmışsa bugünden sonra da ortak acımızı yine aynı anlayışla kavramaktır. Böyle olacağına da inanıyorum.

Gaziantep büyük mücadele şehrimizdir. Bağımsızlık şehrimizdir ama aynı zamanda bulunduğu coğrafya ve ekonomik gücü itibariyle de Türkiyemiz için ülkemizin önemli bir şehridir. Gaziantep’deki vatandaşlarımıza buradan hem geçmiş olsun dileklerimizi iletiyorum. Özellikle sabırlı olmalarını, birbirlerini daha fazla kucaklamalarını, birbirlerini anlamalarını, bu terörün hedefi olan aramızda çıkarmaya çalıştıkları bu kirli planlara hiçbir şekilde ve hiçbir surette bu provokasyonları gelmemelerini istirham ediyoruz. Onun için bir düğün gecesi bir mutluluk anında bu davranışın, yapılanın bu büyük caniliğin ne anlama geldiğini hepimiz net bir şekilde biliyoruz. Hayatın olağan akışını bertaraf etmek istiyorlar. İnsanlarımızı sürekli tereddüt halinde bırakmak istiyorlar ama buna yönelik olarak bu coğrafyanın var olduğu günden itibaren bu coğrafyada bu mücadelelerin bu miletin kudreti ve kuvveti ile devam ettiğini de biliyoruz. Allah milletimizin yardımcısı olsun.”

One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.