Evrenin Yaratılışı "30 Milyar Yıl Önce Ne Vardı ..?

Bilim dünyasının en popüler tartışması, günümüzden yaklaşık 60 yıl öncesine kadar devam etmiş olan "Evrenin yaratılıp-yaratılmaması" belirsizliğidir. Bu tartışma dönemin bilim insanları da ikiye bölmüş, üniversite kürsüleri birleşmeleri kapıştıkları arenalar uyarı dönüşümü

Zaten materyalizmin o dönemler, "durağan evren" modelinden kaynaklanmaktaydı. Bu modele göre evren ortaya çıkmamış, sonsuzdan beri var olup, sonsuza kadar da devam etmektir. Evren sabit, durağan ve değişmez bir madde bütünü için kabul edilenlerin için de bir bütün bu bir Yaratıcı'yı gerektirmediğini savunulmaktadır.

Ancak çağdaş bilim, 20. Yüzyılın ikinci çeyreğinde Başlayan Bir Süreç sonucunda, tam da materyalistlerin "Eger öyle olsa, bir Yaratıcı oldugunu Kabil etmek gerekirdi" dedikleri "Yaratılış tezini", yani evrenin Bir başlangıcının oldugunu ispat etti.

Süreç Nasıl İşlem:

1. Adım: Genişleyen Evren Modeli

20. yy'da başlamalarına bir durağan bir yapıya sahip olduğu sanılıyordu. Öncesinde de bilim insanı evrenin genişlemesinden bahsetmiyordu.

20. yüzyılın başlarında Belçikalı bilim adamı Georges Lemaitne ve Rus fizikci Alexander Friedmann, evrenin sürekli hareket etmesi ve genişlediğini teorik olarak ispatlamayı başardılar. 1929 yılına gelindiğinde ise Amerikalı astronomi Edvinn Hubble, evrenin kullandığı devele teleskopun telaffuzunu değiştirerek gözlemsel olarak genişlediğini de kanıtladı. Evrenin genişlemekte geriyeği, sonraki yıllarda yapılan araştırmalar ve gözlemlerle de kanıtlanmaya devam etti.

Evrenin genişlemesi hadisesi, bir noktada bir balonun şişirilmesi gibi düşünülebilir. Balon şiştikçe yol noktaları arası açılıp, bir birinden uzaklaşıyorsa evrendeki cisimlerde evrenin genişlemesiyle beraber bir birinden uzaklaşıyordu.

Müslümanlar için pek çok yeni açılmadı. Çünkü Müslümanlar 1400 yıldır bu gerçeği zaten biliyordu. 1300'lü yıllarda yapılan Kur'an-ı Kerim tefsirlerinde safra evrenin genişlemesi hadisesi ayrıntılı olarak anlatılmaktaydı. Zariyat suresinin 47. Ayet-i kerimesinde bu durum şöyle beyan:

"Biz göğü kudretimizle bina ettik ve şüphesiz biz onu genişletiyoruz .."

2. Adım: Kozmik Radyasyon

1965 yılına gelindiğinde ise Arno Ponzias ve Robert Wilson, uzayı gözlemleyebilme en uzak sınırlara, en geniş ufuklara kadar incelediler ve ilginç bir ışımayla karşılaştılar.

Kozmik radyasyon (Backgroun Rolation) adını verdikleri bu islamanın tam olarak kaynağı neydi ve nereden geliyordu? Hep aynı zamanda yürürlüğe koyarsanız onu yönlendirmeniz gerekir. Başlığı garip ışımanın, sonradan evrenin ilk yaratılış anında arta kalan enerji oluğunu anlamaları çok uzun sürmedi. -270 derecelik soğukluğa sahip olan bu ışıma, yaratılışta aşırı sıcak olan maddenin, mekana korkunç bir hızla taşak "genişlemesinden" kaynaklanmaktaydı. Kozmik radyasyonun verdiği deneysel sonuçlarla, "genişleyen evren" teoreminin teorik değerleri bir araya getiren bilim adamları önceleri hayretle, sonralarıysa hayranlıkla dolu bir yargıya vardılar:

"Evren Yaratılmıştı!"

Big Bang ve Yaratılışın İlk Anları

Bing Bang hadisesinin en önemli delillerinden bir tanesi, uzaydaki hidrojen ve helyum gazlarının miktarıdır. Evrendeki hidrojen-helyum gazlarının oranı, Big Bang'den kalan hidrojen-helyum oranının teorik hesaplamalarıyla bire bir uyuşmaları. Eğer evrenin bir başlangıcı olmayıp da sonsuzdan devam ede geliyor olsaydı, evrendeki hidrojenin tamamen yanarak helyuma dönüşmüş olması gerekirdi.

Evrenimiz Big Bang'le (Büyük Patlama) ortak bilimsel olarak ispatlamıştır. Buna göre sonsuz küçük hacimdeki ve fakat sonsuz büyük içeriğe dönüştürme maddesi ve enerji yumağının, zamanımızdan 15 yıl önce, çoğul çift kendi hacmine sığmayarak büyük bir hızla taşması sonucunda zaman ve mekan boyutları yaratılmıştır.

Big Bang hadisesinin ilk saniyelerinde neler isabet ettiğini bilimsel olarak izledim. Üst Atmosfer ve Uzay Taşkın Tuna bu ilk saniyeleri şöyle anlatmaktadır:

".... Buna göre çok yüksek sıcaklık değeri altında; Elektron, proton, nötron ve nötrinoların fotonlarla birlikte nasıl bir tepki verdikleri ve reaksiyonunu nasıl davrandıkları görülmüş; Atomların, daha sonra da moleküllerin ve nihayetin moleküllerden madılden nasıl yaratıldığı saniye dilimleri arasında aşama aşama anlaşılmıştır. "

"Yeri yoktan var edendir ettik gökleri O (Allah)." (Enam Suresi, 101)

Evrenle ilgili bilgilerinin son derece kısıtlı olduğu o dönemlerde, Kur'an-ı Kerim'de bildirilen bir başka semavi gerçek de, evrenin aynı Big Bang teorisinin ortaya koyduğu gibi, birbirine "bitişik" olan maddenin ayrılması ve yoktan varlıklarının ortaya çıktığıdır:

"Ey inkar edenler görmüyorlar mı ki (başlangıçta) göklerle Yer birbiriyle bitişikken, biz onlari ayırdık .." (Enbiya Suresi, 30)

30 Milyar Yıl Önce Ne Vardı O Zaman?

Böyle bir sorulamaz. Bu nedenle, tıpkı ayakları olmayan bir adama ne kadar hızlı koşacağının sorulmasına benzemektedir. Ayakları olmayan bir adamım nasıl koşarım bekliyorsunuz ki? ..

En, boy ve yükseklik anlamına gelen 3 boyut (mekan), uzayı açıklamak için yeterli gelmemektedir. Bu sebeple Albert Einstein gibi bilim adamları uzayın 4. bir boyutadece bahsederler. En, boy, yükseklik ettik ZAMAN .

15 yıl önce sadece mekan değil, aynı anda zaman da yaratılmıştır. Bunu birçok bilimsel ispatı da mevcuttur.

Büyük patlama hadisesinden önce bizim algılayabileceğimiz hiçbir şey yoktu. Zaman, mekan, madde, uzay, enerji .. Bu yokluğu beşeri zihinle algılayamayız. 10 kg tartma kapasitesi bir terazi ile milyarlarca ton ağırlığında gelen bir dağı tartmaya çalışmaya benzer. Bu nedenle bizler yokluk dedim ki, bizzat tanımlayabiliriz. Mesela matematikteki "0" kavramını düşünün. "0", var olmayan bir niteliğin adıdır. Yoklukta nitelikleri ve nicelik yokluğuna göre onu nasıl "0" la tanımlayabiliriz ki?

Big Bang'ten önceki zaman da (20 milyar yıl önce, 40 milyar yıl önce ..) neler oluyoruyla ilgi sorulacak sorular mantık barındırmamaktadır. Çünkü, zaman da Büyük Patlama hadisesiyle beraber yaratılmıştır. Maddenin yaratılmaya başladığı "an", zamanın da yaratıldığı "an" dır.

Taşkın Tuna'nın da dediği gibi; "30 yıl önce zaman yoktu ki, ne vardı? Sorusuna bir cevap arayalım. "