Yeni sezon, yanlış başlangıç, değişen Fenerbahçe

Okan Karacı
Sep 1, 2018 · 4 min read

2018/19 Süper Lig sezonuna her büyük takım gibi “Şampiyonluk” parolası ile başlayan Fenerbahçe de işler istenildiği gibi gitmiyor.

Yeni yönetim, yeni idari kadro, yeni teknik direktör ve sportif direktör ile bambaşka bir yapıda futbol sezonuna giriş yapan Fenerbahçe, beklenilen performansı ilk üç maçta gösteremedi ve sadece taraftarlarının değil, diğer tüm takımlarında dikkatlerini üzerine topladı. Doğru transfer politikası ile telaş transferi yapmayan Comolli ve ekibi, mali yoklukların farkına vararak elde olamayan sebeplerden takımın parçalarını son gün tamamlayabildi. Hatta çoğu kesime göre hala ihtiyaç duyulan bölgelere, özellikle sol beke transfer yapılmadı. Ama genel olarak bakıldığında Ayew haricinde oyuncuların performansı dikkate alınmadığında başarılı bir dönem geçirilmiş gibi gözüküyor. Yaklaşık 25 milyon euro gibi bir parayı kasaya koyup, neredeyse hepsini harcamadan 24 yaş ortalamasına sahip 11 transfer yapıldı. Bu dönem sadece sezonu kurtarmaktan çok kadronun iki üç sezonluk iskeletinin temelini attı diyebiliriz.

Herkesin kafasında kurduğu bir 11 var ve çoğu transfer tahmini kadronun ne olabileceğini gösteriyor. Görsel kullanmadan anlatılacak olursa son zamanlarda formu düşen ve tavırları ile dikkatleri üzerine çeken Volkan Demirel yerine milli kaleci Harun Tekin transfer edildi. Defans hattı için ise beklenen stoper transferi gerçekleşti ve Meksikalı Diego Reyes kadroya katıldı. Dönemin en hareketli bölgesi giden ve gelen oyuncular doğrultusunda orta saha oldu. Giuliano ve Josef gibi takımın en değerli iki oyuncusunu gönderen Fenerbahçe, onlar yerine formda olan ve potansiyelleri yüksek iki oyuncu Jailson ve Benzia’yı kadrosuna kattı. Bana göre bu isimler arasında en çok dikkat çeken parça Benzia oldu. Çünkü Fenerbahçe’nin ve taraftarının bir türlü oluşturamadığı 10 numara yapısına en uygun oyuncu o durumda ama kendisi aslında bir çok pozisyonun adamı. Hatta son takımı Lille de bir nevi 8 bile oynadı diyebiliriz. Onu 10 numara gösteren etken 3.bölgedeki hücum kabiliyeti.

Cocu’nun 4–3–3 hocası olduğu düşünüldüğünde Harun-Isla, Skrtel, Reyes, Hasan Ali-Jailson, Eljif, Benzia- Ayew, Slimani, Barış kadrosu ile oynayacak gibi duruyor. Ayağında çok top tutan Valbuena’nın Cocu için hamle oyuncusu olacağı kesin gibi. Josef’in gidişi ile kendi oyun yapısına benzeyen ön libero pozisyonu için ise Mehmet Topal’dan çok Jailson daha doğru isim. Zaten Eljif’e güvenini sık sık dile getiren Cocu’nun Mehmet Topal yerine Eljif’i kesmesi bir çok soru işaretini beraberinde getirir. Zaten oynattığı oyun için bir çok soru işareti var. Esas bunlara gelelim.

Benfica maçları dışarıda bırakılarak Fenerbahçe Süper Lig’in ilk üç maçında sadece üç puan alabildi. İç sahadaki Bursaspor maçında geri kalan deplasman oyununa göre daha gerçekçi ve doğru oyunu yansıtan Fenerbahçe, Malatya ve özellikle Göztepe de çok farklı bir yapıya büründü. Bu yapıda bana göre bir sürü yanlışlıkla doluydu. Yanlış 11 tercihi ve anlamlandıramadığımız bir oyun yapısıyla çıkıldı sahaya. Malatya maçında düşük ritim ve 4 senedir çözülemeyen 3. bölgedeki ara oyuncunun pas trafiği diye bir şey oluşturamaması, daha doğrusu öyle bir oyuncu görevinin ya verilmemesi ya da yanlış oyuncu tercih edilmesi oyunun kanatlara yıkılmasını sağlıyor. Genç Barış ve kendini kanıtlamak için çok yol alması gereken Ayew’in takımın geri kalanıyla uyumsuzluğu, beklerin adam eksiltmedeki ve pas temposu konusundaki yeteniksizliği Fenerbahçe’nin yıkılan kanat oyunlarında etkisizleşmesini sağlıyor. Buna rağmen skoru düşünmeden Malatya maçında da kopuk oyuna rağmen Slimani’nin ekstra oyunuyla bir şeyler denendi. Bu denenenlerin çok yetersiz olması skor alınmasını da zorlaştırdı ve başarısız olundu.

Göztepe maçı ise tam bir felaket ile sonuçlandı. Malatya maçında görünen eksikler farklı bir yapıyla giderilmeye çalışıldı ve Ayew’i forvet arkasına çekerek bir nevi 4–4–2 denendi. Ama ne seçilen kadro bunun için doğruydu ne de takımın sahada gösterdiği 4–2–4 dizilişi gibi hücum ve savunma dengesi olmayan oyuncular üzerine kurulu oyun bunun için yeterliydi. Doğru pres yapılamadı, yapılan presler de takım geri koşmayı çoğu zaman bıraktı. Bunun sebebi Ayew, Dirar, Alper gibi oyuncuların takip özelliğinin düşük olmasında etkendi. Takımı hem savunmada eksik bıraktılar hem de hücuma çıkışlarda birbirlerinden kopuk oynadılar. Bu kadar kaosun içinde tek doğru şey Slimani oldu. Tek başına mücadele etti ama sahada bazı şeyleri doğru yapan Göztepe vardı.

Hüsran ile geçen iki deplasman maçından sonra iç saha için bile zorlu Kayseri maçına gelindi. Yeni transferlerin çoğu sahada olmayacak. Elinde yetersiz bile olsa aslında oynayabileceği mentaliteyi gösterebilecek oyuncu grubuna sahip olan Cocu için büyük bir sınav olmasa bile önemli bir sözlü.

Fenerbahçe camiasının yapılanlar çerçevesinde tahammülü çok. Çünkü doğru şeyler yapıldığı görülüyor. Aynı emeği artık sistem oturtması gereken, en azından mücadele ettirmeyi bilinçlendirecek Cocu’nun değişen Fenerbahçe’ye ayak uydurması lazım. Yönetimin kazanan ve savaşan Fenerbahçe düşüncesini takımdan önce de kendine işlemeli. Transferler Ayew’i dışarıda bırakarak konuşuyorum çünkü daha kendini kanıtlayamadı. Doğru transferler yapıldı. Yemek için iki mağlubiyet ile çoktan tuz eksildi. Malzemelerin hepsi var. Güven var. Başka tatlar ile doğru lezzet yakalanabilir.

/Trendfutbol.net’de yayınlanacaktır.

    Okan Karacı

    Written by

    Founder @aklimsahada ⚽️/ Assistant Manager @Filmsolucani 🎬/ Editor @Trendfutbolnet ✍️/ Moderatör @boyalialan1 🏀

    Welcome to a place where words matter. On Medium, smart voices and original ideas take center stage - with no ads in sight. Watch
    Follow all the topics you care about, and we’ll deliver the best stories for you to your homepage and inbox. Explore
    Get unlimited access to the best stories on Medium — and support writers while you’re at it. Just $5/month. Upgrade