Tık Avcılığı, Tık Dilenciliği, Tıktıkçılık Ne Dersen Artık

“Memura 200 TL Ek Zam!”

“Yıllar Sonra İtiraf Etti”

“Ünlü Sanatçıdan Şok Haber! Hastaneye Kaldırıldı”

Bu ve benzer bir çok haber başlığı ile karşılaşmışınızdır. Başlığa bakınca oldukça meraklanıyor insan. Tıkladıktan sonra ise sonu çoğu kez hüsran. Prestij sahibi bazı basın organlarının bile yaptığı bu olayda amaç ne! Tabiki habere tıklatmak. Sen tıkla da gelir artsın. Sen bi tıkla, detayda ne yazdığı çok önemli değil zaten.

Cep telefonu aldığını zannedip salatalıkla karşılaşan adamın durumuna düşüyor insan.

Mesela üstteki resme konu olan haberi anlatayım. Haberin başlığı şu: “Memura 200 TL derece zammı.” Haberi görüp tıklayan bir memur ya da yakını, haberi okudukça, önce her ünvandaki memura 200 TL verilmediğini, daha sonra kendisinin ek zam alan topluluğa dahil olmadığını, öğrenir. Okudukça konunun kendisiyle alakalı olmadığını öğrenir. Hiç aklında olmayan bir konu ile önce sevinip sonra hayal kırıklığına uğramış olur.

Peki sadece “başlığı okuma” alışkanlığına sahip yurdum insanı ne düşünür? Cevap için başlığa tekrar bakmak yeterli. “Memura 200 TL derece zammı.

Bir de başka bir haberi tıklatmak için yanlış bağlantı verme olayı da var. Ne yazık ki, bununla da karşılaştım. Son dakika olarak geçtikleri bir habere tıkladığımda saçma bir magazin haberi çıktı karşıma. Önce hatayı kendimde aradım ve geri gelip sitenin üstündeki o sarı siyah renklerle sunulmuş son dakika haberine tekrar tıkladım. Yine magazin haberi! Böylece bir yerine iki kez tıklamış oldum alakasız bir habere, hem de en gereksizlerden birine. Bravo internet haberciliğinin dilencileri, tık peşinde koşan tıktıkçılar. Yine kazandınız. Olur ya insanlık hali, hata yapmışlardır demek isterdim ama son dakika diye geçilen haberde de böyle bir yanlışlık yapılmaz herhalde. Sormazlar mı adama yazdığın habere hiç tıklamadın mı diye?

Daha çok örnek yazılabilir. “Hastaneye kaldırılan ünlünün” soğuk algınlığı geçirmesi, “Bir ünlünün itirafının” tatlıyı çok seviyor olması, “Tanınmaz halde” diye haber edilen kişinin saçlarını kestirmiş olması… En gereksiz haberden en önemli habere kadar hepsi aynı yöntemle sunuluyor. Ölmemiş bir kişiyi ölmüş gibi servis edenlerin yalan haberciliğine hiç girmiyorum bile.

Bunda sadece başlık okuyarak gündemi takip eden (etmeye çalışan) bir kesimin de payı var tabi. Bu kesime başlıkta ana unsuru versen sittinsene tıklamaz o başlığa, çünkü başlığı okuduğu an detayına da vakıftır artık o. Tabi bu, böyle habercilik için geçerli bir sebep olamaz.

Sonuçta her ne şekilde olursa olsun gittikçe bayağılaşan bu olaya artık bir son verilmesi lazım. Lazım da nasıl değil mi? Yeni bir yasa mı bekleyelim, yoksa haberi düzgün vermeye başlayacakları günleri mi bekleyelim?

Ben düzgün haber yapan bir websitesi buldum. Haberi dolandırmadan sunan, alışılmışın dışında yayın yapan, hatta çoğu kez sosyal medyada paylaştığı haberi detayına kadar yazıp hiç sitesine gitmeye bile gerek bırakmayan bir haber sitesi. Bir süredir onu takip ediyorum. Haberin detayına da bakıyorum, sosyal medyada da paylaşıyorum…

Kafam rahat. Çünkü kutudan artık salatalık çıkmıyor :)