Umut

“Ya bir daha hiç anne olma şansını yakalayamazsam?”
Yanağına kondurulan samimi, içten, sıcak bir öpücükle araladı gözlerini Hazal.
"Her şey çok güzel olacak, üzülme" diye fısıldadı bir ses.
Onu operasyon öncesi sakinleştirmeye çalışan anaç yapılı anestezi uzmanıydı bu.
"Arkadaşın dışarıda seni bekliyor, şimdi yanına gelecek merak etme."
Ne olmuştu?
Bitmiş miydi her şey?
Ne ara uykuya dalmıştı?
Hafızasını yokladığında sadece anestezi uzmanının "Şimdi başın dönmeye ve yüzün karıncalanmaya başlayacak. Sakın korkma! Çok güzel bir uyku çekiceksin. Ben seni uyandıracağım." dediğini ve kendisinin ağlamaklı bir ses tonuyla "Tamam!" dediğini hatırlıyordu.
Eli istemsizce karnına gitti.
Bitmişti demek...
Yıllarca anne olmanın hayalini kurarken şimdi bebeğini kendi isteğiyle aldırmıştı. Daha doğrusu aldırmak zorunda kalmıştı.
Arkadaşı yanına gelince göz yaşlarına hakim olamadı.
Ilk defa birisinin önünde göz yaşı döküyordu. Yıllarca oynadığı güçlü rolü buraya kadardı demek.
-Özür dilerim dedi gülmeye çalışarak.Tutamadım kendimi.
-Saçmalama Hazal. Tutma da zaten artık.
Saati sordu. 10 buçuktu.
Bir bebeği aldırmak bu kadar kısa sürüyordu demek. 30 dakika.
Sanki hala ordaymış gibi okşadı karnını bebeğini severcesine.
-Özür dilerim dedi.
-Sana yaşama şansı vermediğim için, 25’imde bu kadar sorumsuz davrandığım için özür dilerim.
Yavaşça doğruldu yataktan göz yaşlarını silerken. Üstünü giydi; yürümek için arkadaşından destek istedi. Narkozun etkisi tam geçmemisti ve hala başı dönüyordu. Hemşirelerin ve doktorunun "Geçmis olsun" dilekleri kulağında bir uğultu halinde kapıdan dışarı adımını atarken aklında sadece tek bir şey vardı Hazal’ın:
-Ya bir daha anne olma şansını hiç yakalayamazsam?
https://www.papiroom.com/Article-494852514957
Like what you read? Give MuratK a round of applause.

From a quick cheer to a standing ovation, clap to show how much you enjoyed this story.