Niye ölüyoruz biz?

4 sene Uluslararasi Iliskiler okudum. Nasil karar verdim ben bile bilmiyorum. Sinava girdim, YGS dediler LYS dediler, hazirlan dediler, hazirlandim. YGS eh iste diyecek gibi gecti, sonrasinda LYS’de batirdim. Sayisal mezunuyum. Esit agirliktan tercih yaptim ve tamamen Ingilizce egitim aldim. Ilk iki sene orta halli bir ogrenciydim. Herhalde alisma donemi, bolumun ne oldugunu anlama derken, iki sene gecti. Ucuncu seneye basladigimda, okuldan burs aldim, baktim aslinda erken de bitirebiliyorum. Ama universite yonetmeligine gore erken bitirsem de son sene icin beni odeme yapmaya zorlayacaklardi, hadi dedim Iktisatla cift anadal yapayim. Ciddi motivasyon bu, saka yok. Bir de Erasmus yapma engelim vardi, nedenine hic girmeyelim. Ben de dedim hadi cift anadal yapayim, dunya kadar bosluk var. Sevdim Iktisati. Daha anlamli geldi numaralarla ugrasmak. Sene 2011’di ben Istanbul’a tasindigimda, okuyacagim diye. 3. Seneye girdigimde de baktim ben baya seviyorum yaptigim seyi. Anlamli geliyor icinde bulundugum ortam. Gozumu actim siyasete. Babadan gelme bir sey bir de, bizimki baya ilgilidir, icinde de bulunmuslugu vardir. Sonra baktim kendimi Londra’da buldum. Dunyanin en iyi uluslararasi iliskiler yuksek lisans programi veren okullardan biri. London School of Economics.

12 Eylul, 2015. Londra’ya tasindim. Uc asagi bes yukari 1 senedir Londra’dayim. Okudum, yazdim, ogrendim, ogrettim, calistim, gezdim, gordum, daha da ogrendim. Bu kadar yeter benden bahsettigimiz, nedenine gelecegim.

10 Ekim. Patladi Ankara. 100den fazla kisi öldü. Sonrasinda zaten corap sokugu gibi geldi arkasi. Ankara, Istanbul, Gaziantep, nice sehirler de nice insanlar öldü. Ben oturmus kendimi her gununu medyayi takip ederek geciren bir insan olarak buldum. Yururum ben her yere, yururken cevreme bakacagima, ya haber okur ya kitap okurum. Hayal etmesi zor geliyor insana, onune bak hayvan bakislari aldigim cok oldu. Ama cok ogrendim. Yurudum, okudum. Cok ogrendim.

Benim tek derdim ulkede olanlar olmaya basladi. Ne zaman uc bes kisi bir araya gelsek, basliyoruz konusmaya dunyadan. Ha bak, LSE’nin en guzel yani buydu. Egitim, kalite, hoca, ders icerigi falan degil. Sana yemin ediyorum. Etrafindaki insanlardi en guzeli. Kaliteli insanlar oldugu gibi bir boka sap olamayacak insanlar da vardi. Her yerde oldugu gibi. Cahiliyetin pacadan aktigi, irkciligin sakaya vuruldugu, dusuncesizce yorumlarin yapildigi ortamlarda da bulundum; her dile dine kulture insana saygisi olan, yargilamadan yaklasim sergileyen, iki dusunup bir konusan insanlarla da muhabbet ettim. Hepsinden de cok sey ogrendim.

Bir gun bomba haberi duyup, ertesi gun karisini olduren adam haberini gordum. Bir gun escinsel bir insan evladinin kafasinin kesilip ormana atildigini, ertesi gun havaalaninda patlayan bombayi duydum. Bir gun kisa etek giydi diye tecavuze ugradigi gorusunun arttigi haberler, ertesi gun Suriye sinira dusen roketin 2 ailenin ocagina yangin dusurdugunu okudum. Bir gun bir gazetecinin yazdigi elestirel yazidan dolayi goz altina alindigini, ertesi gun ulkede askeri darbe girisimi oldugunu okudum.

Yani kisacasi, 1 sene icinde Turkiye’de bin bir cesit nedenden olen, bin bir cesit aciya sahit olan insanlarin hayatlarina tanik oldum. Bir yerden sonra hepsi birer numara olmaya basladi. Herkes icin. Surada 10 kisi oldu, burada 100, surada 50, oteki yerde 15. Boyle surdu gitti.

Sonra baktim, ee niye kimse bir sey yapmiyor? Neden bu ulke boyle boka batmisken bir Allah’in kulunun sesi niye cikmiyor? Niye herkes birbirinden nefret ediyor? Kimlik siyaseti neden gunluk hayat gelenegi oluyor? Neden elestirdi diye insanlar hapse atiliyor? Neden en ufak bir elestiri yapan insan vatan haini ilan ediliyor? Neden kimse sesini haksizliga cikarmiyor? Neden Kurt olmak ayip? Neden Hristiyan olmak ayip? Neden Ermeni demek hakaret? Neden kisa etek giyemiyoruz? Neden her gun en az bir ailenin ocagina ates dusuyor? Neden herkes vatan haini?

Bak Allah seni inandirsin, demokrasi, laiklik, ozgurluk, kadin cocuk escincel hakki, egitim, iyi yasam sarti, sosyal refah, mutluluk, saygi, sevgi, ask bunlari istemeye utaniyorum. Fazla luks geliyor.

Ama durup bir dusun. Tek bir soru var benim aklimda. Lan, biz ne sike ölüyoruz? Niye ölüyoruz?

Bir kere dur dusun, sor bir kere, biz neden olmeye basladik de. Biliyorum, belki senin ocagina ates dusmedi. Komsununkine de dusmedi belki. Ama onun ocagina ates dustu. Turkun, Kurdun, Ermeninin, Muslumanin, Alevinin, herkesin ocagina ates dustu. Alev alev yakti cigerlerini.

Kavga degil. Otekilestirme degil. Kutuplastirma degil. Nefret hic degil. Hedef gostermek hic degil. Tolere edememek hic degil. Cozum degil be guzel kardesim. Anam avradim olsun degil.

Sen ölüyorsun, ben ölüyorum, o da ölüyor. Ama niye sormuyorsun be gozunu sevdigim? Niye ölüyoruz lan biz? Niye demiyorsun…

Yandi yuregim yandi, 12 yasindaki cocuk, 50 kisiyi oldurdu. Yuva kuracagiz diye esiyle dostuyla dunya evine girmek isteyen, iki insan evladinin, yurekleri yandi. Hepimizin yaniyor.

Ben istemiyorum lan. Istemiyorum, kendi icin butun ulkeyi yakan insanlari istemiyorum. Kendi icin olumu mesrulastiran insan istemiyorum. Kendi icin beni baskasi yapan, beni otekelestiren, benim umutlarimi sondurenleri istemiyorum. Ben gelecegimin baska ellerde harcanmasini istemiyorum. Ben bana, benden sonrasi gelecek nesile birakilacak yukun bu kadar agir olmasini istemiyorum. Ben olumun yeni normal oldugu bir ulkede yasamak istemiyorum.

Cicek, bocek, mutluluk, huzur, muzur demiyorum. Luks. Allah inandirsin, naif.

Tek dedim, azicik umut. Azicik insanlik. Azicik onur. Azicik saygi.

Ve.

Sorun bir kere. Niye ölüyoruz biz?

r.

22.8.16 | Londra

ruyakaya.blogspot.co.uk