AGH’yi TOG’lu Gençlerden Dinleyelim

Toplum Gönüllüleri Vakfı (TOG) 2015 yılında uzun dönemli değişimlerde gönderen kuruluş olarak Avrupa Gönüllü Hizmeti (AGH) kapsamında 18 gencin yurt dışındaki sivil toplum kuruluşlarında uzun dönem gönüllülük yapmasını destekledi. Almanya, Fransa, Ermenistan, Polonya’dan gelen beş gence AGH kapsamında; İtalya’dan gelen iki, Makedonya’dan gelen bir ve Polonya’dan gelen birgence staj kapsamında ev sahipliği yaptı.

AGH projelerine katılan bir kaç gencin deneyimini sizlerle de paylaşıyoruz:

Meltem Kaya, Portekiz’de MOJU isimli kuruluşta 1 yıl sürecek bir proje katılıyor. Çocuklar ile ilgili projesindeki deneyimi için Meltem'e kulak verelim:

“Bugün itibariyle Portekiz’deki 4. ayımı bitiriyorum. 18–23 Ocak’ta ayrılış sonrası eğitime katıldık. Toplantı benim için epey verimliydi. Diğer kurumların gönüllüleri ile tanışmak ve değerlendirme yapmak çok iyi geldi. Tog’da gönüllü olmak en güzel deneyimlerimden biri ve buna inancımla MOJU’ya gelmiş olmam da çok güzel bir diğer deneyim oluyor. Moju’da Nuno ile kurduğumuz iletişim, çalışmamız her şey çok yolunda. İki güzel kurumda yer almanın haklı keyfini sürüyorum diyebilirim. AGH özelinde ise blogumuzda yazılarımız artıyor ve facebook hesabımızı oldukça aktif kullanmaya çalışıyoruz.
Bu sayfamız: https://www.facebook.com/evsinmoju/?fref=ts
Blog: http://mojuevs15-16.blogspot.pt/
Bu hafta karnaval hazırlıkları yapıyoruz. Önümüzdeki hafta Moju EVS olarak kültürler arası gece etkinliğimiz var. Portekizce güzel gidiyor, dili öğrendikçe çocuklarla iletişimim epey arttı. Havalar çok güzel gün içinde 16–17 derece. Tek olumsuz şey zamanın çabuk geçiyor oluşu. Olhão`dan sevgiler.”

Mustafa Alkaç, İspanya’da engellilerle ilgili, 6 ay süren bir projede gönüllülük yaptı. Mustafa’nın izlenimlerini ondan dinleyelim:

“6 ay boyunca size yalnızca iki defa e-mail yollayabildim. Öncelikle söylemeliyim ki “nasıl geçecek?” dediğim günler bitti, şimdi burada kalan günlerim bir elin parmaklarından bile az. Bir sene önce 6 ay İspanya’da yaşamış, 4 ülke 15 şehir gezmiş, Avrupa’da her milletten arkadaşı olan biriyle tanışsaydım, gözümde Yunan Mitolojisi’nden bir tanrı gibi olurdu. Ben bütün bunları yaptım ama yarı tanrı bile sayılmam, bildiğimiz insanım işte. Bu hizmet için işimden ayrıldım, ailemden, arkadaşlarımdan ayrı kaldım, oysa şimdi buradan gitmekte zorlandığımı itiraf etmeliyim.
Geriye dönüp bakıyorum da, İspanyolca bilmeden, B1 seviyesi ingilizcemle İspanya’ya gelme cesaretini göstermek, burada hiç eğitimini almadığım konuda engelli insanlarla çalışmak; 25 senedir olmadığı kadar kendimle baş başa kalma fırsatı; bunun yanında hiç olmadığı kadar sosyalleşmek; yol arkadaşı bulmak, yola çıkmak… O kadar çok şey var ki cümleleri toplamakta zorlanıyorum. Kurumum için kendi projem özelinde 6 ay boyunca çeşitli fotoğraflar çektim, bunun yanında onlar için 1 aylık fotoğraf kursu planı hazırladım; konu başlıkları, eğitim süreleri, uygulama kısmı dahil olmak üzere. Youth Pass sertifikamı hazırladım. Dönüş biletim 31 Temmuz öğleden sonrası için alındı. Sanıyorum sadece öpüşüp vedalaşmak kaldı.”

Ezgi Güllü Romanya’da 10 ay süren bir projede Roman çocuklarla ilgili bir projede gönüllülük yaptı. Ezgi’nin projesi sürerken düşündükleri şöyle:

“Buraya geldiğim için çok mutlu olduğumu sizinle projemdeki çocuklarla çekildiğim birkaç fotoğrafla birlikte paylaşmak istedim. Şuana kadar, çocuklarla dil konusunda ilk zamanlar zorlanmak dışında, bir problem yaşamadım diyebilirim. Kısacası benim tarafımdan her şey güzel ilerliyor. Böyle de devam edeceğini umuyorum.”
One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.