ICO’m Geldi Anne

Son 2–3 aydır çevremde girişimci olsun olmasın çok fazla insandan şu fikri ICO yapsak sence tutar mı tarzı sorulara maruz kalmaya başladığımdan mütevellit birşeyler paylaşmak istedim.

Bence ICO = VC’den veya melek yatırımcıdan yatırım almak yerine projene inanan daha geniş bir kitleden yatırım almaktır. Hepsi bu.

Blockchain tabi lan manyak mısıncılar, %x’ini ICO yaparımcılar, %y’sini madencilere ayırımcılar, %z’ini pazarlama bütçesi için baştan dağıtırımcılar, % bir milyonunu da kurucu ekiplere ayırımcılar, tüm white paper’in yarısını buna ayıranlar, hepiniz ICO çöpülüğünün dehlizlerinde metan gazı olmaya hazır mısınız dedi beş bitcoinsiz Zerdüşt.

Benim gözümde, insanlardan jetonları toplayınca başarılı olacağını sanrılarına kapılanlar ile yatırım alınca bu olay bitti, başarılı olduk hayalperestleri aynı kefede. Eski bir projemizde yatırım aldığımızda gündüz vakti hayal görmüşlüğüm vardır. Sonrası malum. Fena batırdık.

ICO’mu yapmak istiyorsun önce gerçek bir soruna gerçek bir çözüm bulduğundan emin ol, iyi bir hikaye anlatıcısı ol, insanlara projen için önümüzdeki en az 7 yılını belki de bir hiç uğruna harcayabilecek Abdal’lığa veya aptallığa sahip bir ekip olduğunuza inandır.

Ve durmadan çalış. Boş ver ICO’yu falan sen inandığın fikrin peşinden git. ICO’ymuş, yatırımmış, melekmiş bunlar sadece bir araç. Sen amacından sapmadığın sürece kar yağmış yollar kapanmış, bahar gelmiş çiçekler açmış, yaz gelmiş susuz kalmışsın bir önemi yok. Önemli olan yola çıkmak, yolda olmak. Yol çok güzel.