Uzaktan Çalışma Serisi 1 — Nasıl Uzaktan Çalışmaya Geçtik?

İnsanlık olarak kendimize sanal kalıplar / desenler oluşturup yaşayarak, kollektif olarak çok daha iyi sonuçlar ortaya koyduğumuz bir gerçek. 7 günü birleştirerek hafta haline getirmemiz 4.000 yıl öncesindeki Babylon dönemine kadar dayanmaktadır. Hafta sonu kelimesi ise literatürde ilk kez 1879 yılından İngiltere’de yayınlanan bir dergide kullanılmıştır. 19. yüzyılda işçiler cumartesi günleri de tam gün çalışıyordu. Fakat pazar günü eğlenen ve arkadaşlarıyla vakit geçiren işçi sınıfı pazartesi günü ya iş başı yapamıyor ya da verimsiz çalışıyordu. Pazartesiyi tamamen heba etmek istemeyen işverenler, cumartesi öğleden sonrayı da tatil ilan etmeye başladılar. Cumartesi gününün tamamen hafta sonu tatiline dahil olması ise 100 yıl kadar sürdü.

Haftada 5 gün / 40 saat çalışma şekli şu anki iş kültüründe geçerli bir kavram olarak yerleşmiş gözüküyor. Fakat teknolojinin hızlı bir şekilde gelişmesi, insanların çalışma şeklinde de yeniden köklü değişimlere neden oluyor.

Bu değişiklikleri yakından takip etmeye çalışan biri olarak 2016 yılının başlarından itibaren uzaktan çalışan şirketleri imrenerek takip etmeye başlamıştım. Özellikle Wordpress, Buffer ve Todoist uzaktan çalışma kültürünü şekillendiren öncü şirketler arasında yerleri almıştı.

2035 yılında dijital göçebe / digital nomad sayısının 1 milyar olacağına dair tahminler bulunmaktadır.

Kendi şirketimizde de (Sociality.io) uzaktan çalışabilmek adına aşağıdaki adımları takip ettik.

Karar Verme

Takım içerisindeki herkesin uzaktan çalışma kültürünü benimsemesi ve bu konuda istekli olması önemli. Bu nedenle kendi aramızda bu konuyu detaylı olarak değerlendirdik. Uzaktan çalışmaya ya hep beraber geçecektik ya da bu rüyadan vazgeçecektik. Bu noktada takımımızdaki herkes uzaktan çalışma konusunda hemfikirdi.

Ayda 1 Hafta Uzaktan Çalışma

Takım arkadaşlarımıza uzaktan çalışmayı zorunluluk haline getirdik. İlk 2 ay, ayda 1 hafta herkes uzaktan çalıştı. Tüm çalışanların İstanbul içerisinde olması ve iş saatleri içerisinde normal işe gidiyormuş gibi evlerinden internete bağlanması da diğer bir zorunluluktu. Bu adımdaki en önemli metrik, işlerin aksamamadan devam etmesi ve müşterilerimizin bu geçişin farkına varmadığından emin olmaktı.

Ayda 2 Hafta Uzaktan Çalışma

Bu sefer 2 ay boyunca 2'şer haftalık uzaktan çalışma sürecini devreye aldık. İstanbul içerisinde yer alma zorunluğunu yazılımcılar için kaldırdık. Müşteri ile irtibatta olan takım arkadaşlarımız ise İstanbul’da kaldılar.

Tüm Ay Uzaktan Çalışma

Yazılımcılar için iş saatleri içerisinde çevrimiçi olma zorunluğunu kaldırdık. Müşteri ile irtibatta olan arkadaşlarımız ise toplantı zamanlarında İstanbul’da olmaları haricinde mekandan bağımsız hale geldiler.

Uzaktan Çalışmaya Geçiş

Tüm bu adımlardan sonra ise tekrar hep beraber bir araya gelip bu çalışma yönteminin herkes için uygun olup olmadığını değerlendirdik. Bu yöntemin olumlu ve olumsuz yanlarını masaya yatırdık ve sene sonunda tamamen uzaktan çalışmaya geçme kararı aldık.

Sonuç olarak 2017 yılının başı itibari ile uzaktan çalışmaya tamamen geçtik. Taksim’deki ofisimizi kapattık, İstanbul Teknik içerisinde yer alan ortak çalışma alanı İTÜ Magnet’ten bir yer kiraladık. Bu sayede işe yeni başlayan arkadaşlarla bir süreliğine burada birlikte çalışarak şirket kültürüne ve işe adapte olmalarını sağlıyoruz.

Şu an Tokat’tan, Paris’ten ve İstanbul’dan, farklı zaman dilimlerinde, farklı çalışma saatlerinde çalışan bir ekibiz.

Yine de, şirket olarak uzaktan çalışma sürecimizin henüz başında olduğumuzu düşünüyorum. Umarım bu kültürü şirketin yapı taşlarından biri haline getirebiliriz.

Uzaktan çalışmanın artılarını, eksilerini, çalışma ortamımızda kullandığımız teknolojileri ve diğer merak edilen soruları serinin devamında anlatıyor olacağım.

Hamiş: Siz de ekibimizin bir parçası olmak isterseniz açık pozisyonlarımız için kariyer sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.