Mesele hakikaten 3–5 ağaç değil
Evimize 50 metre mesafedeki Koşuyolu Parkı’nın dünkü fırtınadan sonraki hali.

Dün akşam eve ulaşır ulaşmaz Balkız, Miço ve bir süredir misafirimiz olan dört yavrunun iyi olduklarından; mamalarını, sularını tazeleyip güvende olduklarını hissettiklerinden (geldiğimde oldukça gerginlerdi) emin olduktan ve evde hasar tespiti yaptıktan sonra dışarı çıktım. İnsanlar, hayatlarında ilk kez gördükleri “hortum”un şokunu atlatmaya çalışıyordu. Taksi durağındaki arkadaşlar, düzenli alışveriş yaptığımız bakkal ve civardaki diğer esnafla konuştum. Koşuyolu bol ağaçlı bir semt. Sadece park değil, sokaklar da. Artık o canım ağaçların önemli bir bölümü yok ve insanlar sadece o ağaçlar için üzgün.

Gece geç saatlere kadar süren tadilat-tamirat işleri sabahın erken saatlerinde tekrar başladı. Civardaki birçok konutun camı, çerçevesi, çatısı darmaduman. Patlayan cam ve uçan kiremitlerden geriye kalan temizlik sesleri artık sinirlerimizi de epey bozdu. Pek çok araç pert. Fakat insanlar tüm bunlar yerine hâlâ ağaçları konuşuyor.
Diken’in “İBB’nin ‘afet’ bilançosu” başlıklı haberine göre de dünkü fırtına nedeniyle İstanbul’da 228 ağaç devrildi, 88 çatı uçtu.
Dün yaşanan doğal olmayan bir afetti. İnsan aklı ve eliyle hayata geçen yanlış uygulamaların “doğal” sonucu.
Artık çoğumuzun bildiği ve fakat bir şekilde göz ardı ettiği, dolayısıyla itiraz etmediği, sesini yükseltmediği; tüm bu yaşananların esas nedenlerinin neler olduğunu bir kez daha hatırlamak için, hepsi Temmuz ayı içinde (3, 11 ve 16 Temmuz) yayınlanan üç “haber” paylaşacağım aşağıda. Muhakkak birçoğumuz gördük, izledik, okuduk ve muhtemelen unuttuk. Haberleri kronolojik olarak geriye doğru takip ettiğimizde, dün yaşanan fırtına ile birlikte pek çok yanlış uygulamaya da neden olan zihniyetin net bir fotoğrafı çıkıyor ortaya.
İçerikleri, muhalafet boyutunu şakşaklamadan veya sırf bu nedenle itiraz etmeden, salt bir durum tespiti olarak okursak daha anlamlı ve kalıcı bir farkındalığa erişebiliriz diye düşünüyorum. Çünkü mesele hakikaten sadece 3–5 ağaç değil.
16 Temmuz 2017 | Bayburt Medya’nın, University College London Helsinki Öğretim Üyesi Dr. Sinan Küfeoğlu ile gerçekleştirdiği röportaj:
11 Temmuz 2017 | Enerji Analisti Özgür Gürbüz’ün BBC Türkçe için kaleme aldığı değerlendirme yazısı:
3 Temmuz 2017 | Gazete Duvar dış haberler editörü Balkan Talu’nun, Nature dergisinde yayımlanan ve altmıştan fazla bilim insanı tarafından imzalanan makaleye ilişkin haberi:
Sonra samimiyetle kendimize şu soruyu soralım:
Enerji politikaları konusunda, Türkiye’nin geleceğini gören adımlar atılması için, sade bir vatandaş olarak ben neler yapabilirim?
