İş hayatında bize nefes aldıran 7 neden
- Kredilerin bitme olasılığı ( bir gün kurtalacağız düşüncesi)
- Attığın taşın kurbağayı ürkütmesi
- Sabah günaydınları
- İş arkadaşlarınızla birlikte attığınız kahkahalar
- Arada bir yöneticiniz tarafından başınızın okşanması
- Mesai sonuna kala 10 dakika
- Yatağa yattığınızda işe yarıyorum demeniz.
Anlam veremediğimiz ve hep daha iyisini hakettiğimiz bir çemberin içine giriyoruz her sabah 8'de! Hepimizi Ali ata bak ile başladık zorlamaya. Kuşkusuz hepimizin bir kaçış planı var. Kimimiz bahçesinde domates yetiştirecek kimimiz de sahilde balık tutacak. Belki de dedelerimiz gibi evde torun bekleyecek.
Öyle bir zamanda yaşıyoruz ki zaman ayağımızın altından sabun gibi kayıp gidiyor ve biz o kayganlığı arada hatırlıyor ve kendimize acıyoruz.
İş hayatı aynı altınızda bez varken ailenize yaptığınız ‘’Ben Buradayım’’ çağrılarına benziyor. Arada bozulup arada gaza geliyoruz ve Öss zamanımıza geri dönüp neden memur olmadık diye hayıflanıyoruz.
Empatisini kaybetmiş bir jenerasyon ve varoluş çabaları
Sen hiç Metrobüs’te yer kapmaya çalıştın mı Abidin? Peki oturupta mutluluğu azımsadın mı?
Ne için yoruluyoruz geyiğine hiç girmeyeceğim. Herkesin nedeni kendine. Kafamı taktığım aslında tek bir konu var o da ‘’Empati’’
Empati büyük bir yastık. Karşındakini, hatalarını temize çıkarmaya çalışma çaban. Neden beceremiyoruz , neden görmezden geliyoruz yanımızdakinin ve karşımızdakinin nedenlerini?
Empati bir çukur gibi.. Düşersen merhametin seni ele geçirecek.
İstifalara neden olan yöneticiler, müşteriler ve iş insanları… Bu ara o kadar çok benzer nedenlerle bırakış hikayeleri dinliyorum ki. Aklım almıyor bir insanoğlu neden bir diğerinin göğsüne taş koysun?
Hadi geri dönün yıldızlarla,aferinlerle dolu ilkokul defterinize.. Hatırlayın o anları… Değerli hissetmek bir amaç değil neden olsun..