Renkli koltukları aldık hadi ajans kuralım.

Hemen hemen memleketteki tüm ajanslara gidin şu yukarıdaki koltukların benzerlerini göreceksiniz. Vakti zamanında bu işin ilk yapılmaya başlandığı yerleri görüp, sermayesini ya da bel yastığı desteğini alıp nice ajans kuruldu bu topraklarda. Duvara havalı bir iki silikon vadisi adamının sözünü yazalım zaten bu diplomalı hevesliler iki ‘’creative’’ kelimeyi görünce gaza gelirler biz de kar sağlarız!

Ben yıllar önce çalıştığım ve Cv’me bile eklemediğim bir ajansın patronunun buradaki imkanlar hiçbir yerde yok, burayı iyi değerlendirmelisin’’ dediğini hatırlıyorum. Bahsettiği imkanlara gelecek olursak.

1 adet Espresso Makinası

1 adet her daim kapalı duran LCD ekran televizyon.

Renkli koltuklar

5–6 adet patronun evinden getirdiği ingilizce reklam nedir kitapları

Asgari ücret

210 liralık Sodexho

Isınınca duran laptoplar (Hp marka)

Sen bi şey anlatırken telefonuyla oynayan sana bok gibi hissettiren yöneticiler

Ben bu adamların nasıl bir kafada bu cürreti gösterdiğinden ziyade bu cürreti güçlendiren ‘’Happy Hour iyi yaa’’ ‘’Mesaideyim’’ insanlarını anlamadım bunca yıl.

Bu adamlar ve bunun gibilerin tekelindeki aslında ne halt yediği belli olmayan sürekli ofis düzeni, ekip düzeni hatta iş alanlarını değiştiren ajansların kuklası olmadığınızı söyleyemezsiniz. Hepimiz aynı hevesle, aynı fikr-i alemlerimizle başladık bu işlere. Mastürbasyon olsun diye aldığımız ödüller bile bize ait değil. Seni o renkli koltuklara bağladığı maaşıyla, MacBook’uyla , her daim meşgul ve soğuk (mesafeli) duruşuyla hayata soğuttu bu ve bunun gibi adamlar.

BİZ ARTIK YEMİYORUZ MÜDÜRÜM

Çalışan azarlamanın, motivasyon düşürmenin yöneticilik olduğunu düşünenler. Tazminatını vermeden nasıl paketleriz diyen omurgasızların önüne tabaktaki sushiler gibi renkli renkli yatmaya devam ettikçe bir şeyin değişeceği yok. Tuvalette ağlama krizine girenler, her gün lanet ede ede metrobüsüne atlayıp ofisine gidenler sahip oldukları hakları göz ardı ettikçe yemeye ve yedirmeye devam edecekler.

İki renkli koltuk ve bir kahve makinasının gereken motivasyonu sağlamadığını, sözüm ona performans değerlendirmelerinde niyetinin aslında öyle olmadığını ama inatla, usulca bir mobbingle çalışana yetersiz olduğunu ve daha çok çabalamasını söylemeleriyle gitgide yatacak yerleri kalmıyor bu ve bunun gibi adamların (kadın da olabilir)

Yahu aga sen Steve Jobs değilsin, ne ürettin bu dünyaya ne bırakıcan? Her şeyden önce ne bu hava? Tek işin istihdam ettiğin insanlarla geçinmek ve iş üretmek. E bunu yapmak yerine sen bütün gün havalı laptopunla ortada ayar vermeye kalkarsan sonra da ağlama neden istikrar olmuyor diye. Ya da ağla beter ol bana ne.

Sevgili yurttaşlarım, sıra arkadaşlarım. Martin Luther King değilim sizi arkama alıp da meydanlara yürüyeyim ama biraz kendinize gelin. Haklarınızı bilin. Renkli koltuklarda uyuya kalmayın.