olumlu tavır yenilmez bir güçtür

aslında -ne yazık ki- bir çok insan için artık “geyik” kategorisinde görülen bir konu olumlu tavır. bunu anlayabiliyorum, çünkü olumlu düşünmek ve olumlu bir tavra sahip olmak için gerçekten çabalamak gerekiyor. olumsuz düşünce ve tavır, ne yazık ki vücudu da çok yıpratan bir durum.

kendimize yaptığımız yatırımın geri dönüşü zaman alıyor.

biraz dikkat ettiğinizde, olumsuz düşünen insanların sürekli fiziksel rahatsızlık çektiğini gözlemleyebilirsiniz. olumlu düşünce yapısı ise insanın sağlığını geliştiriyor, ilişkileri güçlendiriyor, başarı şansını ve yaşam süresini arttırıyor. peki siz olumlu bir insan olduğunuzu düşünüyor musunuz?

aslında, bir çoğumuz gün içinde olumsuzluk bombardımanına maruz kalıyoruz. tabi ki çevremizi olumsuz insanlarla sarılmış olmasını suçlamak en kolayı. gerçek şu ki; olumsuzluğun büyük kısmı içten geliyor… iletişimde olduğunuz kişilerden ve hayatınızda edindiğiniz tecrübelerin oluşturduğu bakış açısından etkilenerek.

gün içinde para konusunda tartışan, başarısızlık ihtimalleri hakkında endişelenen, birilerinin hareketlerinden şikayetçi olan, insanlara güvenmeyen, ayıplanma korkusuyla başkalarını suçlayan, hataları eleştiren, başkalarının başarılarını kıskanan ve dedikodu yapan insanlar tarafından nasıl kuşatıldığımızı bir düşünün. (bunun ne kadar yorucu olduğundan bahsetmeye bile gerek yok)

sürekli ‘tartışma, endişe, korku, suçlama, şikayet, eleştiri, güvensizlik, kıskançlık ve dedikodu’dan oluşan bir olumsuzluk kokteyliyle karşı karşıya kalıyoruz. beyin, bu bombardımanı artık kanıksadığı için bir çoğumuz bu kokteyli garipsemiyor. bundan dolayı, stres, endişe, başarısızlık ve gelecek korkusu sonraki kuşaklara aktarılacak bir bilgi haline gelmiş durumda.

ancak, olumlu tavır ile daha iyi iletişim, daha sağlıklı olma ve başarı arasında direkt ilişki var. olumlu tavır, enerjinizi arttırır, içsel gücünüzü yükseltir, başkalarına ilham verir ve zorlu işler için metanet depolanmasını sağlar. mayo kliniği‘nin yaptığı biraraştırmaya göre olumlu düşünce biçimi hayatı uzatıyor, stresi azaltıyor, vücudun direncini arttırıyor, daha iyi psikolojik ve fiziksel sağlık sağlıyor, kalp ve damar hastalıkları riskini azaltıyor ve size zor zamanlarda ve stresli durumlarla daha iyi başa çıkabilme yeteneği kazandırıyor.

olumlu düşünce yapısı için uzmanlar bir kaç yol öneriyorlar. ilk başlarda insan nasıl hayata geçireceği konusunda zorluk yaşıyorsa da zaman içinde üzerinde düşündükçe bir yolu bulunuyor. dolayısıyla, naçizane önerim: kendinize zaman verin.

öneriler şöyle;

çevrenizde olumlu insanlar olsun. olumlu, destekleyici ve size enerji veren insanlarla vakit geçirin. kiminle etkileşim içinde olursanız o kişinin ruh halinden etkileneceksiniz. o yüzden olumlu insanlarla birlikte olmak daha akılcı olabilir.

kendinize karşı olumlu olun. eğer çevrenizde olumsuz insanlar olmasını istemiyorsanız, değişime kendinizden başlamanız gerekiyor. olumlu düşünce biçimi üzerinde çalışmak gerekiyor. örneğin;

  • bir hedefi gözünüzde canlandırdığınızda, sizi çoğunlukla ulaşmak için yapmanız gerekenleri düşünmeye yönlendirir. kazandığınızı, hedefinize ulaştığınızı gözünüzde canlandırın.
  • olumsuz düşüncelerinizi kontrol edin. bunu şu şekilde yapabilirsiniz;
  • olayların olumsuz yanlarını düşünürken kendinizi yakaladığınızı farkedin ve iyi taraflarını düşünün.
  • beklentilerinizi olumlu tutun.
  • (süper olacak ya da felaketle sonuçlanacak şeklinde) uç noktaları düşünmeyin. ortada kalın. bu duygusal olarak sizi dengede kalmanıza yardım eder.
  • hatalar hep olur. olumsuz insanlar kötü durumlar için kendi hataları olsun ya da olmasın kendilerini suçlarlar. kendinizin böyle olmasına izin vermeyin.

bilinçli olarak olumsuz düşünceye direnin. düşüncelerinizin farkında olun ve bilinçli olarak olumsuz düşüncede uzak durun. bu, tavrınızı değiştirmenizde yardımcı olur.

kendinize iyi davranın. ne yazık ki bazı insanların iç sesleri kendilerine karşı çok acımasız olabiliyor. eğer kendinizi yeterince uzun süre eleştirirseniz, ona inanmaya başlarsınız. bu olumsuzluk zaman içinde sizi alaşağı eder. kendinizin karşısında olmak yerine kendinizin yanında olun.

gerçekçi ve başarılabilir hedeflerle ilerleyin. başaramadığınız için kendinizi suçlamadığınız sürece çıtayı yüksek tutmanın bir sakıncası yok. özgüveni arttırmanın anahtarı, gerçekçi hedefler koyarak, birer birer gerçekleştirmektir.

bakış açısı içinde tutun. hayat, sizin için anlamı olan ve üzerinde odaklanmayı önemli bulduğunuz önceliklerden oluşuyor aslında. bunun anlamı şu; gün içinde olumsuz giden önemsiz şeylere kapılıp moralinizi bozmayın. küçük dertleri görmezden gelin ve devam edin. önemli şeyler için ter dökme zamanı.

zorlukları fırsatlara çevirin. zorlukların sizi bunaltmasına izin vermek yerine, onları fırsatlara çevirin. (yani duvara toslamak yerine, üstünden tırmanın veya çevresinden dolanın)

şükredin. hayatınızda başınıza gelen iyi şeyler için şükredin. bunların illa maddi olması gerekmez. dolayısıyla, bu anlamda her fırsatı güzel bir anıya döndürmek için kullanın.

mutlu insanlar, ille de her şeyin en iyisine sahip değiller, sadece sahip oldukları her şeyi güzelleştiriyorlar
olayların iyi tarafını görmek bir seçimdir

mutluluğu yakalamak, daha sağlıklı olmak, daha güçlü ilişkiler kurmak ve başarınızı devamlı kılmak istiyorsanız aynadan başka bir yere bakmanız gerekmiyor olabilir. “mutlu insanlar, ille de her şeyin en iyisine sahip değiller, sadece sahip oldukları her şeyi güzelleştiriyorlar.” çok klişe gibi gelebilir ama bu bardağın yarısının dolu mu boş mu olduğunu görmekle ilgili. gerçek mutluluk dünyayı nasıl gördüğümüzle ve kimlerden ilham aldığımızla yakından ilgili. bardağın yarısı sizin için doluysa, susuzluğunuzu (az da olsa) giderecek suyunuz var demektir. bu da size daha çok su bulmak için güç kazandırır. olumlu ve yapıcı bakış açısının getirisi azımsanmayacak denli güçlüdür.

hepimizin bir hayatı, bir hikayesi var… ve her birimizin ayrı ayrı sorunları. sorunları görmeye devam ettiğimiz sürece çözümlerini düşünmeyeceğiz. çözüme odaklı olmadığımız sürece de o sorunlar, katlanarak ve bizi hayatın zor ve sorunlu olduğuna inandırarak büyümeye devam edecekler.

bakış açısı, hayatımızın gidişatına etki edecek olan en önemli şeylerden biri… ve hayatımız da ıskalanacak kadar uzun değil.

tugrulakin.com